
GÜRLEK SÜRPRİZİ !
12 Subat 2026 00:06:41
Yeni Ufuk’un ofisindeki odamı eve taşımamdan bu yana, evdeki TV’lerin kanal sayısı da çoğaldı. Dört-beş kanaldan TV izleyebiliyorum. Bunların içinde haber kanallarının yanısıra film kanalları ve Djitürk gibi spor kanalları da var. Bunları Zehra ayarladı. Herhalde, “sıkılmasın” filan diye…
Bunun dışında bilgisayar, yazıcı gibi yazı-çizi işlerinin aksesuarları da var. Elle yazdığım yazılar oralardan geçip bilgisayara yükleniyor.
Şimdi belki inanmayacaksınız ama, özellikle TV’den çok az yararlanıyorum. Spor kanallarında haftada çok çok iki maç izliyorum o kadar ! Haber kanallarına belirli saatlerde göz atıp kapatıyorum. Belgesel, film ve dizilere ancak akşamın ileri saatlerinde sıra geliyor. Çünkü gündüz saatlerim hep dolu oluyor. Yazmak ve okumak zamanımın büyük bölümünü alıyor…
Önceki akşam TV’de bir Nazi belgeseli izlerken Zehra yanıma geldi ve İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanının değiştiğini söyledi. ileri bir saatte verilen “son dakika” haberi imiş…
İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın değişmesini herkes gibi ben de bekliyordum. Ama, Adalet Bakanının değişmesi sürpriz oldu benim için. Hele hele Adalet Bakanlığına CHP/İBB operasyonlarını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in atanması ! Doğrusunu söylemem gerekirse, beklemiyordum.
Bu bir ödüllendirme miydi, muhalefete meydan okuma mıydı, yoksa ikisi de değil de bir başka siyasi hesap mıydı ? Örneğin bir erken seçim kabinesi’mi kuruluyordu ?
CHP Genel Başkanı Özel, Gürlek’in Adalet Bakanlığına atanmasını, CHP/İmamoğlu operasyonunun siyasi bir operasyon olduğunu doğruladığı şeklinde değerlendirdi.
Bizim Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimizin bir özelliği var. Hükümet üyeleri seçilmişlerden değil, atanmışlardan oluşuyor. Yani hükümet meclisin içinden çıkamıyor, bu yüzden meclise karşı sorumlu değiller, doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına bağlılar.
Ancak Cumhurbaşkanı aynı zamanda iktidar partisinin de Genel Başkanı olduğu için, aslında teknokrat kimliğindeki bakanlar siyasi iktidarın bakanı olarak “siyasetçi” kimliği kazanıyorlar.
Buna göre Adalet Bakanlığına yeni atanan Akın Gürlek artık yargısının değil, hükümetin ve dolayısıyla siyasi iradenin bir parçası.
Gürlek bir yargı mensubu iken muhalefetin sınırlı eleştirilerine muhatap oluyordu, şimdi ise siyasi vitrine taşındığı için çok daha yoğun eleştirilere muhatap olacak...
Buradan bakıldığında, Gürlek, Adalet Bakanlığına atanarak ödüllendirilmiş ve onere edilmiş oluyor, ama aynı zamanda muhalefetin ana hedeflerinden birisi haline de geliyor. Ayrıç muhalif basının kadrajına da girmiş oluyor. Meclisteki yemin töreninde çıkan olaylar bunun üvertürü gibiydi !..
Sanıyorum muhalif basın ile genel olarak siyasi muhalefetin en çok ilgileneceği Bakanlık bundan böyle Adalet Bakanlığı olacaktır.
Ben şunu merak ediyorum:
Gürlek, siyasi atmosfer ile muhalefetin şimdiden belli olan eleştirel tavrına kolay adapte olabilecek mi, yoksa zorlanacak mı ?
Bunu elbette zaman gösterecek. Sayın Bakan belki de ezber bozan icraatlarıyla bu kez muhalefetin de olumlu yaklaşacağı bir dönemin kapısını aralayacak.
Ben önyargılı birisi değilimdir; her başlangıca olumlu yaklaşan birisiyimdir. Gürlek’i Adalet Bakanlığına atayan Erdoğan’ın bir bildiği olmalı; sıradan bir atama değil bu !..
Bekleyelim, göreceğiz…
ETİKETLER : Yazdır







