
KARARSIZLAR NİÇİN ÇOĞALIYOR ?
04 Subat 2026 00:08:06
Toplum ileriye taşıyacak köklü değişimler için aydınlanmış kitle gücüne ihtiyaç vardır.
Aydınlanma sözcüğünü sınıf bilincine sahip olma karşılığı kullanıyorum.
Marksist literatürde spontane bilinç ve sınıfsal bilinç ayrımı yapılır.
Spontane ya da kendiliğinden gelme bilinç kavramı, ekonomik bilinç karşılığı kullanılır.
İnsanın beyinsel kapasitesi ekonomik bilinçle sınırlıdır. Ekonomik bilincin toplumsal/sınıfsal ya da siyasal bilince kavuşabilmesi için onun insanlara dışardan verilmesi gerekir.
Geçim zorluğu çeken kitleler durumlarının düzelmesi için değişik forumlarda tepki gösterir. Tepki kitlesel ise ya doğal önderleri vardır ya da siyaset dışı örgütleri...
Ekonomik taleplerin muhatabı bir işveren de olabilir, iktidar da.
Bu tür etkinliklerde iktidar değişikliği gibi radikal talepler yoktur. Ekonomik sorunların çözümüyle sınırlıdır tepkiler.
Ekonomik bilincin siyasal bilince kavuşması bir kitlevi eğitim sorunudur. Buna eğer ileriye dönük bir siyasal eğitimden sözduyarsak aydınlanma da denilir.
Siyasal/sosyal bilinç kitlelere işi o olan siyasi örgütler tarafından verilir.
**
Dün öyle saatlerinde Sözcü TV’yi izlerken bir halk röportajı ile karşılaştık Zehra ile. Muhabir emeklilerle konuşuyordu.
Mikrofon uzatılan tüm emekliler durumlarından yakınıyorlar ve düzeltilmesini istiyorlardı… Muhabir, benzeri röportajlara göre ezber bozan sorular da yöneltmeye başladı emeklilere. Durumlarından yakınıyorlardı, peki gelecek seçimde oylarını kime vereceklerdi ?
Mikrofon uzatılan emeklilerin çoğu AKP’yi işaret etti. Onlara göre geçim derdi başka bir şeydi, oy başka bir şeydi !..
Ekonomik bilincin en sığ biçimi budur işte. Açtır, bitiktir, geleceği yoktur ama, bunun nedenini mevcut iktidara bitiştirecek bilinçten Yoksunudur. Siyaseten kördür !..
Başarısız iktidarların uzun süre işbaşında kalmasının sırrı burada gizlidir işte !
Aydınlanamamış kitlelerin siyaset tercihlerini genelde yanlış kullanmalarının nedeni, siyasi/sosyal bilinçten yoksun olmalarıyla ilgilidir.
Düpedüz açılık çeken milyonlarca emeklinin hâlâ iktidara oy vermelerinin nedeni, açlık çekmesine yolaçan doğru/esas hedefi görememesiyle ilgilidir.
Bu söylediklerim daha çok mütedeyyin kitlelere özgü bir tercihtir.
Sağ partiler genelde bu ekonomik-siyasal bilinç kopukluğundan beslenirler. Bunda sol hareketleri, siyasal değil, etik açıdan sorgulayan sağ retoriğin de büyük etkisi vardır.
Şu sorulabilir belki:
Peki öyle de CHP yerel seçimlerde nasıl başarılı oldu ? Yerel seçim sonuçlarının iktidar değişikliğine yolaçma olasılığı bulunmadığı için mi ?
Ben öyle düşünüyorum. Son yerel seçim sonuçları spontane bir kitlesel patlamaydı.
Buradan şöyle bir sonuç çıkıyor:
Ekonomik bilincin siyasi bilince dönüştürülmesinde siyasi partilerin rolü belirleyici oluyor.
CHP üstyönetimi bu açıdan başarılı bir grafik çiziyor, CHP’nin 80’e dayanan mitinglerinin kitlelerin belirlenmesinde çok önemli rolünün olduğunu düşünüyorum.
Son bir not:
Son yapılan seçim anketlerinde kararsızların oranının gitgide büyümesi (% 33) kitlelerdeki siyasal tercih sıkıntının dışavurumudur. Bu da toplumsal aydınlanmanın yeterli düzeyde olmadığını gösteriyor.
ETİKETLER : Yazdır







