
BU PAYLAŞIM SAVAŞI DEĞİL Mİ ?
31 Ocak 2026 01:03:32
PKK’nin Suriye kolu (SDG/YPG/KCK) Şam yönetimine karşı ayaklanmayı göze alamadı, çünkü Şam’ın arkasında İsrail ile ABD var.
SDG lideri Abdi’nin ifadesiyle 30 bini “polis”, 70 bini “savaşçı” olmak üzere 100 bin kişilik bir silahlı güç, ana gücünü 30 bin HTŞ’li teröristin oluşturduğu derme çatma Suriye ordusuna teslim oldu. PKK’nın elindeki Haseke ve Kamışlı rejime bırakılıyor…
Rejim ile SDG arasındaki son mutabakat böyle…
Eğer bu yeni bir oyalama taktiği değilse PKK Suriye’de havlu atmış görünüyor. Blöfleri işe yaramadı…
Bunlar sahnedeki görüntüler. Oyunu sahne gerisinde İsrail ile ABD yönetiyor. Anlaşıldığı kadarıyla ABD, Esad’ı devirmek için kullandığı tüm terör örgütlerini rejime entegre edecek. Bu şekilde Suriye’yi bir bütün olarak kontrol edecek.
Daha açık bir ifadeyle Suriye ABD’nin Ortadoğu’daki yeni yarı sömürgesi olacak.
ABD, bu koşullar oluşmuşken niçin tek tek terör örgütleriyle uğraşsın !
PKK’nın rejime entegre edilmesinin nedeni bu anlaşılan… Bunların eli silah tutanları ordu içinde eritilecek, tutmayanları memur olacak…
Kuzey Irak’a bakıyoruz... PKK’nın dinazorları son umutları olan SDG/YPG’nin de elden çıkmak üzere olduğu görüp adeta ağlaşıyorlar. ABD’yi kendilerine ihanet etmekle suçluyorlar…
Terör örgütleri onları besleyenler için kağıt havlu gibidir, kullanılır ve atılırlar… ABD’nin ne Suriye’de , ne Irak’ta ve ne de Türkiye’de PKK’ya ihtiyacı kalmadı. Bu çok uluslu terör örgütünden elini çekmesinin nedeni bu…
**
Ben bu satırları yazarken TV’lerde İran dışişleri bakanı ile Hakan Fidan’ın ortak basın toplantısının görüntüleri dönüyordu.
Fidan net şekilde, ABD’nin İran’a müdahalesine karşı olduklarını söyledi, noktayı koydu.
ABD’nin donanması İran açıklarında volta atarken böyle bir açıklama yapmak kolay değildir. Türk hükümeti doğru, yerinde ve cesur bir karar aldı, kararını açıkça deklare etmesi de bir tür meydan okuma gibiydi.
Erdoğan uzun iktidarı döneminde şunu gördü:
Büyük devletlere karşı eyyamcı/oportünist tavırlar takınmak işe yaramıyor. Safınızı net şekilde belirtmeniz gerekiyor… İran komşumuz, orada çıkacak yeni bir savaş elbette bizi de etkileyecektir. Kaldı ki ABD’nin İran’da işi ne !
Trump’ın Gazze’den Venezuela’ya, oradan Grönlandı’a ve son olarak da İran’a uzanan saldırganlığına bir yerde dur demek gerekiyordu. Türkiye’nin Fidan’ın ağzından dile getirdiği net tavrını Trump nasıl karşılayacak acaba ? Fidan’ın açıklamasını, duymazdan gelip bildiğini mi okuyacak, yoksa Sam Amca’nın çirkin yüzünü bize de gösterecek mi ?
Bir şey söyleyemiyorum. Ama bilindiği kadarıyla kimilerinin Hitler’e, ABD’li aydınların da Mao’ya benzettikleri Trump, son zamanlarda iyice yağlayıp balladığı Erdoğan’ın İran konusunda kendisini terköşe yapmasına bir tepki verecektir sanıyorum. Trump gibi geveze birisinin bu açık tavrı sessiz geçiştirmesi beklenemez…
ABD-Trump, elini Ortadoğu’nun yakasından çekmeli diyeceğim ama, bunun boş bir söz olacağı da ortadadır. Canavarı bu saatten sonra ancak ABD halkı durdurabilir !..
**
Başa sarıyorum…
ABD’nin gözü yeteri kadar gelişememiş ülkelerin doğal zenginliklerinde. Bu zaten klasik bir emperyalist tavırdır.
Dünya şu sıralar gelişmiş ül
keler tarafından güçleri oranında yeniden paylaşılıyor. Çok da sesi çıkmayan bir yeniden paylaşım savaşıdır bu. Doğal zenginliklere sahip olan ülkelerin hedefte olması bu açıdan anlaşılamayacak bir şey değildir.
Şu an saldırganlığın başını ABD çekiyor, yarın ne olur zaman gösterecek…
ETİKETLER : Yazdır







