
CHP BUNU DÜŞÜNMELİ…
27 Ocak 2026 22:17:30
CHP’nin erken seçim için bastırması siyaset stratejisi açısından doğru ve yerinde bir karar gibi gözüküyor ilk bakışta.
Açayım:
Türkiye’de zaten bir erken seçimin koşulları var epeydir. Koşulları yaratan ekonomi kaynaklı siyasi gerilim.
Şöyle bir durum var:
Halk kitleleri artık şu anki koşullarda yönetilmek istemiyor, yönetenler de daha iyi koşular yaratacak imkan ve yeteneğe sahip değil gözüküyor.
Yani halk kitleleri mevcut koşullarda yönetilmek istemezken, yönetenler de yönetemez hâle gelmiş durumda. Çünkü sorunları, özellikle ekonomik sorunları çözemiyor.
Ücretler ile yaşam koşulları arasındaki büyük çelişki bunun kanıtı. 15 milyona yakın çalışan ile bir o kadar emekli açlık sınırının altında ücret alıyorlar. Sabit gelirli devlet görevlilerinin ortalama maaşı yoksulluk sınırının altında.
Erken seçimin koşullarını bu dengesiz durum yaratıyor. Erken seçimin koşullarının doğmasında, sosyal ve psikolojik nedenler de var elbette. Ama temel sorun halkın ekonomi kökenli memnuniyetsizliği !..
CHP’nin anamuhalefet partisi olarak erken seçim istemesi görevi. Kilidi açmak için de hem kitle desteğini kullanmak istiyor ve hem de iktidarın payandası durumundaki MHP’yi politik düzeyde sıkıştırıyor.
Haklı da. MHP iktidarı/AKP’yi desteklemekten vazgeçerse erken seçim yolu ardına kadar açılır.
(Ancak bu yaklaşımın yeteri kadar damıtılmış bir yaklaşım olup olmadığı da tartışmalı bence. Bu konuya döneceğim.)
Devam ediyorum: AKP durumun lehinde olmadığını biliyor elbette. Bu yüzden, erken seçime gitmemek, gidilse bile seçim şansını yükseltmek için elimden gelen her önlemi alıyor.
CHP’li belediyelerin odağını oluşturduğu operasyonlar, şu an için en önemli enstrüman olarak öne çıkıyor.
İktidarın erken seçim taleplerine karşı gardını alması normaldir. Ancak alınan önlemlerin özellikle hukuki bakımdan kendi içinde soru işaretleri taşıması normal değildir. Çünkü anormallikler yeni anormallikleri kendi içinde taşır. İpin ucu sonunda kaçabilir !
İşte tüm burada belki çok iyimser, ama yine de sorulması gereken bir soru çıkıyor ortaya:
İktidar ile muhalefet arasında bir yumuşama/uzlaşma havası doğabilir mi ?
Ben o çizgisinin aşıldığını düşünüyorum. Eğer İmamoğlu’nun diploma davası beraatle sonuçlansaydı bir umut var derdim. O da olmayınca yumuşama olasılığı da haliyle bir hayale dönüşüyor artık.
Şu da var:
Kürt ve PKK sorunları bir çözüme kavuşmadan gidilecek bir seçim güzelim ülkemizi olmaması gereken seçim ittifaklarının kulvarına sokmaz mı ?
İktidarı olası bir erken seçimde, en azından bir denge durumu yaratmak için Kürt oyların dikkate almak zorunda kalır. DEM’de toplanan 5-6 milyon civarındaki oyu ile MHP ve AKP oylarının genel toplamı, teorik olarak, her iki seçimde de iktidarı iddialı hale getirir.
Bence CHP’nin daha gerçekçi dengeler kurulabilmesi için Kürt sorunu ile PKK sorununun çözümüne destek olması ivedi bir taktik olarak öne çıkıyor. Bu sorunların çözümünden sonra gidilecek erken veya zamanındaki seçimler daha gerçekçi ittifakların kurulmasının yolunu açabilir.
Daha açıkçası CHP’nin erken seçim için Bahçeli’yi sıkıştıracağına, PKK’nın tasfiyesi ile “Kürt Sorunu”nun çözümü sorunlarını öne alan bir taktik siyaset izlemesi daha doğru olur. Böylece Kürt oylarının yapay ittifaklara akması önlenebilir.
Kürt ve Türk milliyetçileri gelecek seçimin de sonucunu belirleyecek bir konumdalar bugün de. CHP bunu dikkate almalıdır.
ETİKETLER : Yazdır







