
SÜREÇ HIZLANMALI !
23 Ocak 2026 22:10:17
Günün sorusu şu:
Suriye’deki gelilşmeler Türkiye’deki Çözüm Sürecini nasıl etkiler ? Olumlu mu, olumsuz mu ?
Kimi kalemler olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Ben’se aksini…
ABD PKK ile Suriye Kürtlerini bir anlamda oyuna getirdi, bir anlamda da korudu.
ABD’nin Esad’ı devirmek için bölgedeki Esad muhalifi köktendinci terör örgütleriyle PKK’ya ve Kürt azınlığa da ihtiyacı vardı. ABD stratejistleri, artık işlevsiz hale gelen Kandil PKK’sının eğitimli kadrolarını Suriye’ye kaydırarak sayısal gücü 100 bine ulaşan çok milliyetli bir savaş gücü yarattılar. Buna da Suriye Demokrasi Güçleri (SDG) adını verdiler. YPG, SDG’nin sahadaki koluydu. SDG daha çok idari bir yapılanmaydı.
Baas iktidarı devrildikten sonra ABD, PKK’ya Kuzeydoğu sınırımızdaki geniş bir bölgenin denetimini bıraktı. Burası petrol ve su havzasıydı. PKK burada köyler ve kentler kurdu. Petrol gelirlerine el koydu, bir anlamda “devlet”leşti. Ayrıca ABD’den burada kalıcı olacağı vaadini de aldı. Amaçları Suriye’de otonom bir Kürt yönetimi kurmaktı. O yerleştikleri arazı hem Irak ve hem Türkiye sınırıydı. Burasını “Büyük Kürdistan”ın Suriye bölgesi olarak düşünüyorlardı.
Trump’ın oyununa geldiler ! Eğer ABD’nin yazdığı entegrasyon senaryosuna evet demeseydiler, evdeki bulgurdan da olacaklardı !
Nitekim Suriye ordusu harekete geçti. Fırat’ın batısını temizleyip doğusuna yöneldi.
Hoş zaten TSK de Şara’dan talep gelmesi halinde Suriye ordusuna yardım etmeye hazırdı. ABD de arkasından çekilince PKK pes etmek zorunda kaldı. Entegrasyona evet dedi. SDG’yi yönetenler Esad sonraki süreci iyi okuyamamış, denklemi kötü kurmuşlardı.
Şara ile Abdi’nin imzaladığı 18 Ocak sözleşmesinin 10 maddesi PKK’ya üstdüzey yönetimden pay verileceğinden söz ediyor, o kadar.
Dün de yazdım:
Bu PKK açısından ABD’den yedikleri kazığın, bir tür “teselli ikramiyesi” idi. PKK ortaklığı (!) kabul etmeseydi bu kez fiziken de yok olacaktı.
Yeni durum Türkiye için avantajdır. Sadece sınırımızdaki terör sıkıntısının ortadan kalkması bakımından değil, Kandil sürecinin en elverişli şekilde noktalanmasına yolaçacak koşulların doğmuş olması bakımından da….
Görünüşe göre ABD/Batı, sadece Kandil’in değil, SDG’nin de arkasından çekilmiş durumda. Ya ABD’nin dikte ettiği koşullara evet diyecekler ya da silinip süpürülecekler.
Bu gelişmeleri Türkiye penceresinden iyi değerlendirmek gerekiyor:
Süreç Komisyonu’nda rafa kalkmış görünen ortak raporun ivedilikle yazılıp Kandil’i tasfiye edecek hukuki-yasal koşulların bir an önce yaratılması’nın zamanıdır.
Bu bir milli sorundur. Suriye PKK’sı entegrasyon ile bitirilirken, Kandil PKK’sının tümüyle nötralize edilmesinin koşulları da yaratılmış oldu. Türkiye’nin terör belasından kurtulması için çok elverişli koşullar doğdu bu şekilde.
Çözüm sürecine karşı çıkanlar Suriye’de PKK’nın tasfiyesi sürecinin Türkiye’ye büyük avantajlar sağlandığına görmelidirler artık ! Bu sadece bir sınır güvenliği değildir, aynı zamanda Kandil’in tasfiye edilmesine yolaçacak koşulların doğmuş olduğu gerçeğidir de !
Süreç hızlanmalıdır. Taşı gediğine koyma zamanıdır. “Kürt Sorunu”nun çözümü sonraki düğümdür !
ETİKETLER : Yazdır







