
BOP YATTI MI ?
20 Ocak 2026 22:05:59
Dünkü yazımda da altını çizmiştim:
Suriye’de federatif bir yapı kurmak yanlıştı. Suriye üniter bir devlet olarak yapılanmalıydı.
Bunun için de başta PKK (SDG-YPG) olmak üzere tüm bölücü terör örgütleri, IŞİD ve irili-ufaklı köktendinci örgütler tümüyle tasfiye edilmeliydi. En radikal çözüm bu idi ve hâlâ öyle. Federatif bir yapılanma ülkemiz için kötü olurdu.
Suriye PKK’sının Şam yönetimine entegrasyonu, bu açıdan, ehven-i şer’dir. Yani kötülerin iyisi.
Türkiye’yi yönetenler de aynı şeyi düşünüyorlardı. Suriye ordusu PKK’yı temizlemek için radikal önlemlere başvurursa Türkiye yanında olacaktı. Olmazsa diğer çözüm olan entegrasyon hayata geçirilmeliydi.
Şam yönetimi ile PKK arasında son yapılan anlaşma entegrasyonu öngörüyor. PKK, elinde tuttuğu tüm bölge ve kentleri Şam yönetimine devredecek. Böylece Kuzeydoğu ve Batı sınırlarımızdaki PKK varlığı ortadan kalkacak. PKK ile değil, Suriye devletiyle komşu olacağız artık.
Herkesin kabul etmesi gerekir ki bu çözüm güzelim ülkemiz için bir kazançtır. Denilebilir ki Türkiye istediğini aldı.
Benim dünkü yazımda altını çizdiğim gelişme, son yapılan anlaşmanın 10. maddesiydi. Şara ile Abdi’nin imzaladığı 14 maddelik anlaşmanın 10 maddesinde Suriye’nin PKK ile ortak yönetiminden sözediliyor. Trump’ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack da bunun altını çizmiş ateşkes ve yeni anlaşma ile ortaklık kurulduğunu söylemişti.
Şöyle bir soru açmıştım:
PKK için Fırat’ın doğusundaki belirli bir alanda federe bir yapıya sahip olmak mı önemli, yoksa Suriye’yi Şara ile ortak yönetmeli mi ?
Şimdi PKK’lılar bunu tartışıyor. Kandil’in elebaşları son yapılan sözleşmeyi “provokasyon” olarak niteliyor örneğin. Dem’in de son sözleşmeye sıcak yaklaştığı pek söylenemez.
Peki niçin ?
Çünkü Suriye PKK’sının devlete entegre olması, Kürtlerin Büyük Kürdistan hayallerine limon sıkıyor ! Hani şu Irak, Suriye, İran ve Türkiye Kürtlerini tek devlet çatısı altında toplayacak ütopyaya !..
Aslında bu proje ABD’nin BOP’unda formüle edilen emperyalist bir projedir.
Sorun burada düğümleniyor işte. Son entegrasyon sözleşmesinin arkasında da ABD varsa (ki bence var) BOP’un formüle ettiği Büyük Kürdistan projesi akamete uğramış olmuyor mu ?
Ben bu satırları yazarken Şam lideri Şara ile PKK lideri Abdi arasındaki sözleşme sonrası yapılan görüşmede anlaşmazlık çıktığına ilişkin haberler dönüyordu TV’lerde.
Entegrasyonun arkasında ABD varsa, sonuçta Trump istediğini yaptıracaktır. Süreçte bazı pürüzlerin çıkması doğaldır.
Şu var ki Trump sık sık fikir değiştiren birisi, yarın yeniden Suriye’yi yamalı bohçaya döndürecek yeni bir formülle de çıkabilir karşımıza.
Şöyle bağlayacağım yazımı:
PKK’nın gerektiğinde zor kullanarak dağıtılması en doğru çözümdü. Suriye’ye entegre olması ise ABD’nin PKK’yı bir tür koruma önlemidir.
ABD ikinci sözleşme ile PKK’yı etkisizleştiriyor, ama devlet içinde görevler vererek koruyor yine de !
Entegrasyona karşı çıkan Karayılan, “Batı bizi yarıyolda bıraktı” dedi.
ABD böyledir. Alır, parlatır, kullanır ve çöpe atar ! ABD adına Türkiye’yi ve komşularını bölmek için katliamlarda bulunanlar artık yalnız ! Entegrasyon onlar için piyangodur aslında ! En azından kellelerini kurtarıyorlar !..
ETİKETLER : Yazdır







