
ENTEGRASYON MU ORTAKLIK MI ?
19 Ocak 2026 22:00:28
Birkaç gün önce yazdığım bir yazıda, Suriye’de yeni bir oyun mu kurgulanıyor şeklinde bir soru açmıştım.
Kuşkumun nedeni, Suriye konusunda Trump’ın ısrarla susmasıydı. O bir yana Trump gibi konuşmayı seven bir kişi olarak bilinen Trump’ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack da susuyordu.
Oysa Esad’ı deviren ABD/Trump’tı. Esad sonrasını kurgulayacak olan esas güç de ABD/Trump idi haliyle.
Bu suskunluğun içinde bir iş olmalıydı !
Sonunda, büyük bir olasılıkla Beyaz Saray’da kurgulanan senaryo yaşama geçirildi.
Şam ordusu ile SDG arasında sıfır zaiyatli çatışmalar yaşandı. Peşinden Şam ordusu çölün surasını-burası bombaladı. Daha sonra da tanklarını sürdü SDG’nin hükümranlık alanlarına…
Fakat o ne ! Abdi’nin açıklamasına göre 30 bini polis, 70 bini “savaşçı” olmak üzere 100 bin kişiden oluşan SDG’nin en küçük bir direniş göstermeden çekilmeye başladı. Çekilmenin üzerinden iki gün bile geçmeden Şam ile SDG arasında ateşkes imzalandığı açıklandı. 14 maddelik bir de anlaşma yapılmıştı.
Derken Tom Barrack sesini yükseltti ve özetle şöyle dedi:
“Anlaşma ve ateşkes ile ortaklık benimsendi…”
Ortaklık sözcüğünün altını çizmenin nedeni var. Çünkü 14 maddelik anlaşmanın da bir anlamda eksenini oluşturuyor.
Anlaşma metni önümde. 14 maddelik metnin 13 maddesi entegrasyonun ayrıntılarıyla ilgili. Anlaşmanın eksenini oluşturan 10. maddesi aynen şöyle:
“SDG yönetimi tarafından sunulan ve merkezi devlet yapısında üstdüzey askeri, güvenlik ve sivil görevleri üstlenecek lider adaylarını içeren liste onaylanacak; bu adım ulusal ortaklığın güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. “
Ne anlama geliyor bu madde ? Gerçi anlamı çok açık ama bir de hem üstünden geçmek istiyorum:
SDG bu anlaşma ile Suriye yönetimine ortak oluyor. Suriye’yi bundan böyle Şara ile Abdi’nin üstdüzey kadroları birlikte yönetecekler.
Tom Barrack’ın yukarıdaki açıklamasındaki ortak yönetim vurgulaması 10. maddede somutlaşıyor.
SDG, Suriye’yi Şam yönetimi ile birlikte yönetecekse, yani tüm Suriye’nin yönetimine ortak olacaksa, bu konu, Kuzeybatıdaki bir bölgeyi kontrol etmekten daha elverişli bir konum olmuyor mu ?
SDG terör örgütü entegrasyonla bir bütün olarak meşruiyet kazanıyor ayrıca teröristler Suriye devletinin silahlı gücüne dönüşüyor. Lider kadrosu da üstdüzey Suriye yönetiminde önemli mevkiler elde ediyorlar. Devlete resmen ortak oluyorlar…
Şunu da soracağım:
Suriye’deki ABD üsleri ne olacak peki ? Suriye toprağı olan Golan’daki İsrail’in varlığı ? Ayrıca onun arkaladığı Dürzilerin bağımsızlık ilânı ?..
Daha önce birkaç kez entegrasyonun güzelim ülkemiz için ehven-i şer olacağını yazmıştım. Esas çözüm SDG’nin dağıtılmasıydı. Ama anlaşılan ABD; PKK’yı tümüyle gözden çıkartmak istemiyor.
Şimdi soracağım:
SDG’nin yeni konumu onun için bir kayıp mı yoksa kazanç mı ?
Bence bu son anlaşma Suriye’yi üniter bir devlete dönüştürecek anlaşma değil. Çünkü bu anlaşma ile terör örgütü hem bir devletin içine saklanmış oluyor ve hem de o devletin yönetimine ortak oluyor !..
Trump’ın Suriye oyununun özeti bu !..
Peki bu anlaşma Türkiye açısından ne anlama geliyor ? Bu soruyu yarınki yazımda irdeleyeceğim…
ETİKETLER : Yazdır







