
YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI MI ?
03 Aralik 2025 22:13:57
18.ve 19. yüzyıllarda kapitalizm, tarihi ilerleten, dönüştüren bir toplumsal sistem olarak devrimlerle ortaya çıktı. Monarşiler, otokrasiler yıkıldı, yerine Avrupa’da halk egemenliğini sergileyen demokratik rejimler geldi.
Yeni toplumsal sistemin ideolojisi liberalizm’di. Demokrasi zamanla bir değerler sistemine dönüştü. Sanayileşme ivme kazandı. Yani iki sosyal sınıf doğdu, bunlara burjuvazi ve proletarya denildi.
Vesaire. Bildiğiniz şeyler…
Kapitalizm, emek sömürüsüne ve serbest rekabete dayalı bir sistemdi (ki hâlâ öyledir). Zaman içinde serbest rekabet tekelleri yarattı, rekabet serbest olmaktan çıkıp düzenlenmiş rekabete dönüştü. Sermaye sahipleri kendi içinde kademeleşti ve en tepede elit bir burjuvazi doğdu.
Sistemin ilerici-devrimci karakteri tekelleşme olayı ile karşı-devrimci bir kimliğe büründü. Sistem için için çürümeye başladı. Buna emperyalizm denildi. Yahut tekelci vahşi kapitalizm !
Emperyalizm, klasik sömürgeciliği, yeni sömürgeciliğe dönüştürdü. Mal ihracının yanısıra sermaye ihracı ile gelişememiş ülkelerin ekonomileri bağımlı hale getirildi, bunu siyasi bağımlılık izledi. Buna itiraz edenler işgal edildi, köleleştirildi.
Bu arada bir başka şeyde oldu..
Eşitsiz gelişme yasası, kapitalist-emperyalist ülkelerin kendi içlerinde güçleri oranında farklılaşmasına yolaçtı. Bu da dünya zenginliklerinin/yarı sömürgelerin yeniden paylaşılmasına yolaçtı. İki dünya savaşı bu yüzden çıktı.
Eşitsiz gelişme yasası dünya savaşlarından sonra da işledi. Bu yüzden yeni dengelerin kurulması zorunlu hale geldi. Bu da objektif olarak yeni bir dünya savaşının koşullarını yarattı. Veya yeni bir paylaşım savaşının…
Şu an dünyayı tatlı-sert yöntemlerle süper devletler yönetiyor. İsim vermek gerekirse ABD, Rusya, Çin.
Özellikle ABD’nin ve Çin’in sıçramalı gelişmesi karşısında tedirgin olan eski sömürgeci Avrupa bu yüzden kendi aralarında birleşip AB’yi kurdular. Ancak bu birlik, ortak bir savunma gücüne (orduya) kavuşamadığı için ekonomik ve siyasi düzlemde kaldı…
**
Sözü şuraya getirmek için yaptım bu eksik-gedik girişi:
Dünya yeni bir toplu savaşın koşulları içinde bugün, koşullar iyice olgunlaştı. Lokal savaşların gitgide çoğalması da bunu gösteriyor.
Ancak, nükleer silahların varlığı gezegenimizin tümünü tehdit ettiği için yeniden paylaşım başka yöntemlerle yürütüyor, diplomatik ve ekonomik yollarla nüfuz bölgeleri kısmen den paylaşılıyor.
Son bir gelişme oldu. Rusya devlet başkanı Putin, dün bir açıklama yaparak Avrupa ile savaşa hazır olduklarını söyledi. Orada da durmadı, Kremlin Putin’in üniformalı fotoğraflarını servis etti… tamam bu bir şov’du, ama plavra değildi özünde.
Putin ‘in bu çıkışı, aslında bir reaksiyondu. Çünkü ABD el altından avrupayı Rusya’yakarşı kışkırtıyor. Bunu da Ukrayna Savaşı üzerinden yürütüyor.
Yaşlı Avrupa’nın ortak ordusu yok, İngiltere’de kenara çekildi geçenlerde. Fransa, Almanya, İtalya vb. belli-başlı Avrupa ülkelerinin Ukrayna’yı kurtarmak için Rusya macerasına atılacaklarını sanmıyorum.
Ama hep birlikte görüyoruz ki dünya fokur fokur kaynıyor, hiçbir ülke tek başına güvence içinde değil. ABD’nin hava saldırılarıyla komşumuz İran’ın nükleer tesislerini yoketmesi bunun yakın ve tipik bir örneğidir.
Bu koşullarda barışı savunmak en akılcı yol gibi geliyorsa da, yeni bir toplu savaşın koşullarını ortadan kaldırmıyor bu.
Bu tehlikenin temelinde kapitalizm yatıyor. Onun sömürücü, yayılmacı, vahşi zihniyeti !
Bu yazıyı tek cümleyle şöyle özetleyeceğim:
Kapitalizm varoldukca dünya savaşı tehlikesi ortadan kalkmayacaktır.
ETİKETLER : Yazdır







