
EVELEME GEVELEME…
12 Agustos 2023 00:22:46
CHP Grup Başkanı Özgür Özel dönüp dolaşıp aynı şeyi söylüyor:
CHP Genel Başkanlığına aday olma kararı alırsa, bunu ilkten âilesine söyleyecekmiş, sonra da Genel Başkanına. Bu şeklide genel başkanın ne düşündüğünü öğrenecekmiş…
Diyelim ki Genel Başkan (Kılıçdaroğlu) olmazlandı, çekilecek mi adaylıktan Özel ? Aday olup olmaması Genel Başkanın tavrına göre değişecekse bunu önceden niçin yapmıyor ?
Özel, daha ilk adımda kendisini ele veren bu kırılganlığı ile cumhuriyeti kuran 100 yıllık partiyi nasıl yönetecek ?
Benim gördüğüm şu:
İmamoğlu’nun da Özel’in de CHP Genel Başkanlığı’na gözleri kesmiyor. Çünkü bir liderin sahip olması gereken irade gücüne ve cesaretine sahip değiller. İkisi de Kılıçdaroğlu’na yan yana bakıp, “Acaba çekilir misiniz ? Çekilseniz de o boşluğu biz doldursak…” modundalar. Başkanlığı koparıp alacak irade gücüne de sahip değiller cesarete de ! Bundandır Kılıçdaroğlu’nun gözlerine melül melül bakıp çekilmesini bekliyorlar.
Kötüsü gelirse, “Başkan çekildi, başka talip olmadığı için o boşluğu zorunlu olarak biz doldurduk” diyecekler. Ola ki özveride bulundukları ayağına bile yatacaklar !..
Bunu hangisinin yapacağı bile belli değil henüz !
Şu da dikkatimi çekti:
Özel, adaylığını ilkten âilesine, sonra da genel başkanına söyleyecek, bir anlamda onlardan icazet alacak. Halk kitleleri ne oluyor peki ?
CHP tabanı ?..
Özel, adaylığını ilkten CHP’nin tabanına sormalı değil miydi ilkten? Sonuçta Kurultayda onların iradesiyle koltuğa oturacak veya oturamayacak.
Ama, hayır ! O, halktan/tabanından icazet almaya gerek görmüyor; ailesi ve genel başkanı izin verirse aday olacak, sonra da adaylığını partinin tabanına ve kamuoyuna deklare edecek !
Böyle siyasetçilik olur mu hiç ?
Siyaset halkla birlikte yapılan, onunla anlam kazanan bir iş. Evlenmeye filan mı karar veriyorsun ki ilkten ailenden sonra da genel başkanından icazet alacaksın !
Yo hayır, demagoji yapmıyorum, yanlışın altını azıcık da metaforize ederek çiziyorum !..
CHP’nin şu an Kılıçdaroğlu’ndan başka adayı yok. Kendiliğinden çekilmezse Kurultayda onu kimse deviremez. Çünkü ilçe ve il kongrelerinden süzülüp Kurultaya gelecek delegelerin büyük çoğunluğu merkezin ya da Kılıçdarolu’nun arka bahçesinin mahsülü !
Kurultaya ikibuçuk ay var. Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkacak kişinin çoktan adaylığını ilan etmesi, kongrelere katılması, delege seçimlerini etkilemesi, kadrolaşması gerekirdi…
Siz ne yapıyorsunuz ? Kılıçdarolu’nun gözlerinin içine melül melül bakıp rikkate gelmesini, sonuçta çekilmesini bekliyorsunuz: Armut piş, ağzıma düş !
Bu köşede ben iki kez şunu önerdim:
Kılıçdaroğlu gitmek istemiyorsa (ki öyle görünüyor) gitmez. Eğer muhalifler onun ideolojik ve siyasi çizgisini yanlış buluyorlarsa, parti içinde güçlü bir muhalif ekip, bir türlü gölge yönetim Parti politikalarının saptanması ile uygulanmasında bir baskı gücü rolü oynayabilirler.
Yeni yönetim, Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında, ama muhalif grubun da katılımı ile dinamik bir yapıya kavuşur bu şekilde. Sürekli canlı tutulacak eleştiri-özeleştiri yöntemiyle ciddi sapmalar önlenebilir.
Bunun turnikesi Tüzük Kurultayıdır.
ETİKETLER : Yazdır
Sina bey, bir vatandaş olarak önerim şudur: Bedri Baykam'ın titizlikle üzerinde çalıştığı dijital ve demokratik bir tüzük onaylandıktan ve yerel seçimle ilgili ittifaklar ile adaylar netleştikten sonra, Kılıçdaroğlu görevi bırakmalı; Özgür Özel kurultaya kadar ( seçimden sonra ) Genel Başkan vekili olmalı; seçimden sonra da demokratik bir kurultay yapılmalıdır.
- s.
- 1







