
DOLU DOLU BİR GÜN: 10 MAYIS 2020
12 Mayis 2020 10:33:18
Hasan Hüseyin Yalvaç
Çok mu uzun zaman geçti yoksa ben mi durdurdum zamanı? Sanal bir uzatma mıdır sıkıntılarımı tetikleyen? Oysa yerinde duruyor 1525 yılından beri, avlusunda gazete kitap okuduğum Ayaspaşa Camii. Unutmuş gibi bakıyor akşamları şarabını içip televizyonunu seyrettiğim Avcılar ve Atıcılar Kulübü. Bu köpek, sokağımızın köpeği, yorulmak bilmiyor. İki aydır dışarı adım attığım yok ve şimdi yine takıldı peşime. Hayvanları daha mı iyi anlıyorum yoksa bu anlama bir beyin kurgusu mu? Alt tarafı aylar önce verdiğimiz bir iki parça yiyecek. Anlaşılıyor ki bu hayvanlar biz insanları tanıyamamış daha. Biz kırk yıl sırtımızda taşıyıp bir gün indirince hemen kötü, düşman oluruz birbirimize. Sevgi mi? O da ne?
*
Biraz önce gazeteci kardeÅŸim İlyas’tan aldığım gazeteler elimde, arşınlıyorum yeni görmüşçesine Saray’ın sokaklarını. Vize Caddesi beni Vize’ye götürür mü? Yürüme mesafesinin dışına çıkar mıyım? Sevim Hamdi Alp aÄŸabeyimin evinin önünden geçiyorum, anılar saldırıyor birden. 15 Haziren 2018 günü sonsuza yolculadık onu, evde yok biliyorum ama ya görürsem diye bakıyorum balkonuna. Ölüler görünmezler ama düşlerimize girerler sorgusuz sualsiz.
*
Saçlarımda gezinen ellerinin sıcaklığı hâlâ duruyor anne. Hani, dönmeyeceÄŸim anlamına gelen, ‘kardeÅŸlerin sana emanet’ deyiÅŸin ve hastaneye doÄŸru yolculuÄŸun Eski Foça’dan İzmir’e. An an aklımda. Günler sonra babam döndüğünde sen yoktun. Kiralık üç katlı Rum yapısı evimizin orta katından gözlerimi Büyük Deniz’e çivilemiÅŸtim, gözlerim oradadır yine. Sen ölmüştün ve kardeÅŸlerim daha küçüktüler. Ölüm tarihin 9 Mart 1965 Salı günüydü. Sonradan mezarın kaybolacaktı gömüldüğün KarabaÄŸlarda. Elli beÅŸ yıl geçmiÅŸ senin sonsuza gitmenin üstünden. Sonra benim de çocuklarımın annesi öldü anne. Anneler erken mi ölür? Bu dünyanın karanlığı annelerin erken ölmesinden midir? Ne kadar çok düşünce ne kadar sonu görünmeyen bir derinlik?
*
Bizim sılamız hiç olmadı Anne. Gerçekten sılasız ve hep gurbet ömrümüz. Bak be anam aradan nice yıllar geçmiÅŸ ve gurbetimiz sürüyor. Acaba gurbeti çok olanın vatan sevgisi daha mı niteliklidir tapusu falan olmadığından. Ah be anam, Arpaçay’dan DoÄŸu Beyazıt’a; DoÄŸu Beyazıt’tan MuÄŸla-Bodrum/ Yalıkavak’a; oradan Mersin Anamur’a; Anamur’dan İskenderun’a, Kırkhan’a ve İzmir’e; İzmir’den Kars’a; Kars’tan, İzmir/ Bayraklı/Turan’a ve sonrasında Eski Foça ve yeniden İzmir’den sonsuzluÄŸa daha 38 yaşındayken hem de. Ah be güzel anam, senin sılan nerede?
*
Ayaklarım iyice uyuÅŸmuÅŸ, kemikler kırılmasa da sızlıyor. Yürüyorum çok yakından tanıdığım ama uzun zamandır iliÅŸkimiz olmayan Saray’ın sokaklarında. Kavacıklı Hasan öğretmene rastlıyorum. Ufak ufak söyleÅŸiler yapıyoruz mesafe korunarak. Bu korku da sana yeter be insanoÄŸlu. Koronavirüs karşı köşede görüyorum gizlemiÅŸ çıplaklığını. Sonra Mehmet Durak’la söyleÅŸiyoruz kısa sözcüklerle geniÅŸ bir yelpazede. Maskeliyiz ve mesafeyi korumaktayız. Çevreme bakınıyorum ‘maskeli yüzler’ yürüyorum bir baÅŸka yöne. BaÅŸkan Özgen ErkiÅŸ’le kısa bir selamlaÅŸma. Kimi dostlara merhaba demeler. Zafer Karaca’ya, Sevinç Eczanesi’nden Ümit Asan’a ve Büyükyoncalı’dan bir iki dost. KonuÅŸamayan, dilsiz olan evleri, dükkanları, aÄŸaçları, börtü böceÄŸi unutmuÅŸ deÄŸilim, hepinize merhaba.
Sonra bir telefon trafiÄŸi Akif’le, Kamil’le ve KavgaoÄŸlu’yla gündem ve salgınla ilgili.
Bugün salgın hapishanesinden aylar sonra ilk çıkış yürüme alıştırmaları ve annem.
Analar ki en büyük yaratıcıları insanlığın. Hepsine yürekten saygı selam.
Saray, 10 Mayıs 2020.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








