
BOP REVİZE Mİ EDİLİYOR ?
27 Mart 2026 00:26:39
Emperyalist ülkelerin “böl-yönet” taktiği kökü sömürgeciliğe dayanan kadim bir taktiktir.
Göze kestirilen ülkenin dinsel, mezhepsel, etnik ve sosyal iç-çelişkileri incelenir, baskın durumdaki çelişki/çelişkiler değişik yöntemlerle derinleştirilmeye çalışılır. Bu yolla bir iç-savaşın taşları döşenir. Savaşta güçlü olan taraf desteklenerek ülke ikiye bölünür. Bu projenin aksadığı koşullarda bu kez işgal seçeneği gündeme gelir.
ABD Irak’la başlayıp son olarak İran’a uzanan “böl-yönet” provokasyonunda Kürt etnistini kullandı hep. Örneğin Irak’ta ! Suriye’de ise ilkten mezhep ayrımını (Şii-Sünni) kaşıdı; yüzde 12’lik Şii araplara dayalı Esad yönetimini köktendinci terör örgütleriyle özünde alevi bir Kürt terör örgütü olan PKK’yı kullanarak devirdi.
Suriye’nin nüfus bileşiminde sünni araplar ağırlıkta olduğu için yönetimi El-Kaide/El-Nusra kökenli köktendinci bir terör örgütü olan HTŞ’ye verdi.
HTŞ’nin lideri Colani, ABD’nin ilgili birimleri tarafından algı operasyonundan geçirildi; sarık, entari filan atıldı, takım elbise giydirildi, kravat takıldı, sakalı düzeltildi ve ismi de değiştirilerek “Batılı” bir devlet adamı (!) formuna sokuldu. Koluna milyon dolarlık saat bile takıldı !
PKK ve Kürt etnisti zaten iç-savaş sırasında güneydoğu sınırımızdaki zengin bir petrol ve su havasına çoktan çökmüştü.
Suriye PKK’sı iç-savaş sırasında Irak/Kandil’deki genç kadroları da bünyesine katmıştı. Bunların beklentisi PKK’nın elinde tuttuğu bölgede bir “garnizon devlet” kurmaktı ; aslında kurulmuştu.
Ancak, ABD Suriye’de yöntem değiştirdi. Ülkeyi böleceğine azınlıkları, bu arada Kürtleri/PKK’yı merkezi yönetime entegre etme ve böylece Suriye’yi bir bütün olarak elinde tutma kararı aldı. Suriye’de şimdi böyle bir gelişme yaşanıyor. BOP’un öngördüğünün aksine Suriye’deki Kürt/PKK azınlık, merkez yönetime “ ortak oldu.
(Tom Barrack’ın hâlâ BOP söylemini tekrar edip dört parçadan oluşacak bir Kürt devletinden sözetmesi, eğer bir zihin bulanıklığı değilse,sanıyorum, Suriye’de entegrasyona karşı çıkan Kürtlerin kafalarını karıştırma taktiği !..
İran’ın çetin ceviz çıkması ile Türkiye halkının üniter yapıyı kırmızı çizgi kabül eden tavrı, parçalı Kürt devletinin en azından yakın zamanda gündeme gelemeyeceğinin işaretleridir.
Bu gerçekler ortada iken Türkiye Kürtlerinin dolaylı yollardan ayrılığı dile getirmelerini anlamak zordur.
**
DEM Eşbaşkanı; “ilk mecliste Kürt milletvekilleri vardı” diyor, “Şimdi niye yok” demeye getiriyor !
Bunu söyleyen Bakırhan hem Kürt ve hem de milletvekili değil mi ? İlk mecliste Kürt milletvekilleri var idiyse şimdi yok mu !
Bakırhan, “eşit vatandaşlık” istiyor. Zatıâlileri “eşit vatandaş” olmasa mecliste işi ne !
Ana dilde eğitim istiyor…
100 yıldır Türkçe eğitim alan Kürt ve diğer etnik topluluklara sahip çocuklarımızın, neleri eksildi ?
Ana dilde eğitim birleştirmez, ayrıştırır! 100 yıldır Türkiye cumhuriyeti birliğini koruyorsa eğer, birleştirici ilkeleri ağırlıkta olmasına borçludur bunu !
Bakırhan “demokrasi” istiyor…
(Kim istemiyor ki !)
Demokrasi halk yönetimi anlamına gelir. Halk kavramına ise o ülkede yaşayan herkes girer.
Bakırhan eveleyip geveleyeceğine, mertçe esas niyetlerini açıklasa daha doğru bir tutum takınmış olmaz mı ?!
**
Suriye’deki entegrasyon ile İran’ın bir bütün olarak emperyalizme direnmesi, ile Türkiye’nin üniter yapısını sımsıkı koruması, Barrack’ın dört parçalı Kürt Devletinin bir başka zamanın hayali olduğunu bir kez daha göstermiyor mu ?
ETİKETLER : Yazdır







