
SAVAŞTA EŞİK AŞILDI !
11 Mart 2026 22:37:46
ABD Başkanı Trump, sesli düşünen kararsız birisi mi yoksa bir mitoman mı ? Tıp sözlüğünde mitomani teriminin karşılığında yalancılık hastalığı yazar.
Trump’ın deyim yerinde ise ağzında bakla ıslanmıyor ! Bir saat önce söylediğini pat yalanlıyor, aksini ileri sürüyor. Sözlerinin hangisi doğru, hangisi yanlış belki kendisi de bundan emin değil !
İşin ilginci Trump sarı çizmeli Memed Ağa değil, dünyanın en büyük ülkesinin başkanı. Onun ağzından çıkan her sözün piyasalar için olsun, küresel siyaset için olsun önemi büyük.
Sözgelimi iki gün önce, “savaş bitmek üzere” dedi, petrol fiyatları 10 puan düştü.
Bir gün sonra savaşın zafere kadar süreceğini söylemesi üzerine petrol fiyatları yine fırladı. Altın ve döviz fiyatları onun ağzından çıkan sözlere göre inip çıkıyor, umurunda değil !
Trump en son, İran’ın Hürmüz Boğazına mayın dökmeye başladığını söyledi. petrol fiyatları uçtu.
Aslında ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kapatılması umurunda değil, tam tersi Boğazın kapatılması ABD’nin işine geliyor. Çünkü ABD’nin kendi petrolü var, ayrıca son olarak Venezuela petrolü de ABD’ye bağlandı. İran ve Körfez petrolü daha çok Çin’e ve Hindistan’a akıyor. Avrupa ülkeleri de bundan yararlanıyor.
Petrol fiyatlarındaki yükselmeler, Türkiye dahil, özellikle bölge ekonomilerini çok olumsuz şekilde etkiliyor. Bu durum, İran’a ek bir savaş avantajı sağlıyor. Çünkü petrol fiyatlarındaki tırmanmanın faturası, Boğazı kapatan İran’a değil, İran’a saldıran ABD ile İsrail’i kesiliyor.
Sonuçta İran, aldığı her önlemi, savaş hukukuna ve etiğine uymayanlar dahil, savunma refleksine bağlıyor. Trump bu nedenle Hürmüz’le metazori ilgileniyor.
Şu an psikolojik üstünlük İran’da. Hem saldırıya uğradığı için ve hem de İsrail’in Gazze’den bildiğimiz sivil halkı hedef alan vahşetinin bazı örneklerini yaşadığı için ! Örneğin kız okulunun bombalanması olayı Trump’ı çok zor durumda bıraktı. Çünkü bu kez tetiği çeken ABD idi.
**
İran’ın yeni dini lider olarak Hamaney’in oğlunu seçmesi, Hamaney isminin psikolojik ağırlığını sürdürmeyi ve ayrıca oğul Hamaney’in Devrim Muhafızlarıyla yakın ilişkisinden yararlanmayı amaçlıyor.
Devrim Muhafızları , adı üzerinde, konvansiyonel ordunun dışındaki bir güç, daha doğrusu İslamcı rejimin ikinci ordusu. Bu imtiyazlı ordunun mensupları klasik ordudan çok daha iyi koşullara sahip olduğu gibi, bunun yanısıra İran ekonomisinde holdingleriyle önemli bir güce de sahipler. İran’ın nükleer tesisleriyle füze sistemlerini de bu özel ordu yönetiyor.
Kısaca, İran’ın silahlı kuvvetleri iki parça. Köklü bir geçmesi olan geleneksel ordu üvey evlat gibidir. İslamcı rejim bu orduya güvenmiyor.
Oğul Hamaney’in işbaşına getirilmesinin bir nedeni de savaşın sürekliliğini garantiye almak şeklinde açıklanabilir. Hamaney bir politikacı değil; bir asker ve babasının intikamı peşindeki acılı bir oğul.
İran yönetimine bu konuda hak vermek gerekiyor. Çünkü savaşta uzlaşma eşiği aşıldı, geriye dönüşü olmayan bir yola girildi.
ABD/İsrail ikilisi, İran’ı teslim alamazlarsa dünya kamuoyunda on paralık ağırlıklarının kalmayacağının farkındalar.
Ortadoğu, son anti-Amerikan devletini de ne yazık kaybetmek üzere !..
ETİKETLER : Yazdır







