
ABD/İSRAİL NE DİYOR ?
08 Ocak 2026 21:59:16
PKK’nın Suriye’nin de başına bela olacağı belliydi.
İşte görüyorsunuz, Suriye Ordusu PKK’dan kurtulmak için kendi topraklarını bombalıyor şu günlerde !
PKK bu ironik durumu bize de yaşatmadı mı vaktiyle !
Terör örgütleri böyledir. Hem dışardan ve hem de içerden vururlar. Üstelik nereden vuracaklarını da çoğu kez kestiremezsiniz…
PKK son yarımyüzyılda güzelim ülkemize de aynı acıyı yaşatmadı mı !
Suriye Ordusu Halep’teki bazı PKK mevzilerine “nokta atışı” yöntemiyle saldırıyor. Anlaşılan amaçları sivil halka zarar vermeden entegrasyon sorununu çözmek.
Ölümü gösterip barışa razı etme gösterisi !..
Şu da gelmiyor değil aklıma:
Bu “sınırlı” uzaktan yoklamalar Davut yıldızlı bir tiyatronun fragmanı olabilir mi ?
Anımsatacağım:
İsrail ile Şam yönetimi birkaç gün önce “ABD’nin himayesinde” bir işbirliği anlaşması imzaladılar. Bir diğer deyişle İsrail bu kez resmen Suriye’de ABD’nin vurucu gücü olarak görev aldı. PKK’ya “sınırlı” nokta atışlarıda akabirde başladı.
Normalde El Şara yönetimi böyle bir karar alamaz. Bu kararın ardından normalde ABD/İsrail olmalı..Zaten HTŞ’nin belkemiğini oluşturduğu derme-çatma yeni Suriye Ordusu arkasına İsrail’i almadan PKK’ya sınırlı nokta operasyonu bile yapamaz.
Kaldı ki Türkiye’yi yönetenler açık açık El Şara yönetimine seslenerek, “Sen operasyonu başlat, biz arkandayız “ demiyorlar mı !
Empati yapacağım:
PKK’yı/SDG’yi yönetenler salak değil elbette. Eğer Şam’ın arkasında ABD, İsrail ve Türkiye varsa, direnmenin anlamsızlığını onlar da bilirler.
Direndiklerine göre bu “sınırlı nokta atışları” bir oyun olamaz mı ?
ABD/Trump susuyor, Tom Barrack gevezesi bile susuyor ! Ama İsrail SDG’ye sahip çıktı!
Daha önce de yazdım: Türkiye için en radikal çözüm, SDG/YPG’nin dağıtılmasıdır. 10 Mart mutabakatı ya da entegrasyon ehven-i şerdir. Çünkü entegrasyon bir “eritme”den çok paylaşım niteliği taşıyacak. SDG/YPG entegrasyonla hem yasallık/meşruiyet kazanacak, ama öte yandan Suriye yönetiminde bir şekilde görev almış olacak. Ordunun da belkemiğini oluşturacak. Görünüşte Suriye bütünleşse de aslında Kürtler/PKK içerdeki varlıklarını koruyacaklar.
Kaldı ki İsrail’in de Suriye topraklarından çekilmeye niyeti yok. Onun himaye ettiği Dürziler de görevde hazır kıta ! Öteki köktendinci terör örgütleri ile aşiretleri saymıyorum bile…
ABD/İsrail ikilisi sanıyorum hala federatif bir yapılanma peşindeler. Bu oyunda PKK’yı/Kürtleri büsbütün ellerinden çıkartmaya niyetleri de yok.
Acaba PKK/SDG bunu bildiği için mi 10 Mart mutabakatına direniyor ?
PKK’nın Türkiye’deki legal örgütü DEM’i yönetenler SDG’yi mutabakata uymaya çağırdılar. Daha önce Apo da bu doğrultuda bir çağrı yapmıştı zaten. Suriye devletine her anlamda entegre olmuş bir terör örgütünün gerçekte varlığını koruyacağını onlar da farkında. DEM’in korkusu SDG/YPG’nin tümüyle tasfiyesi !
DEM, aynı şeyi değişik bir şekilde Türkiye’de de yapmaya çalışıyor. Kandil’i gözden çıkartıp Türkiye’yi iki toplumlu bir ülke haline getirme hayalleri hala diri !
MHP’nin son yaptığı açıklamalar DEM’in hevesini kursağında bırakacak şekildeydi. MHP’nin de, tıpkı CHP gibi, devletin üniter yapısı kırmızı çizgisi !
Ben bu köşede ısrarla Kürt taleplerinin mecliste masaya yatırılmadan önce Kandil PKK’sının tasfiye edilmesi gerektiğini yazıp çiziyorum.
İki sorunu demokratik bir süreç olacak iç-içe sokarsanız süreç uzayıp gider. Kandil’i ilk düğüm olarak görüp onu çözerseniz ilkten, Kürt taleplerinin ele alınacağı zemin de daha elverişli hale gelir.
ABD/İsrail, SDG/YPG’nin tasfiyesine karar verip bunu açıklamadan Şara yönetiminin silahlı gösterileri “sınırlı” ve “nokta” forumundan öteye geçemeyecektir.
Bugün-yarın ses vereceklerdir. İsrail verdi bile !..
ETİKETLER : Yazdır







