
İRAN’A NASIL YAKLAŞMALI ?
02 Ocak 2026 22:40:20
Komşumuz İran’daki halk gösterilerine nasıl yaklaşmalı ?
Göstericiler görünüşe göre ülkede yükselen enflasyonu protesto ediyorlar.
Kabul edilmesi gerekir ki kitle gösterileri vurup kırmamak koşuluyla bir demokratik haktır. Kaldı ki gösterilerin öznesini enflasyon gibi tüm halkın yaşamını olumsuz etkileyen bir ekonomik sorun oluşturuyor.
İran zengin bir petrol ve doğalgaz ülkesidir. Böyle bir ülkede halk üzerinde enflasyonist bir baskı oluşmuş ise bunun bir nedeni olmalıdır.
Bu neden biliniyor. Geçen yılki ABD/İsrail saldırıları ! Saldırılar sonucu İran’ın nükleer tesisleri çok büyük zarar görmüştü. Savaş skısa sürmüş, ama İran savunma sanayisi ile genel olarak ekonomisi büyük yara almıştı.
Bugün komşuda yaşamın ekonomik krizin nedeni bu.
Gösterilerin şiddetlenmesi ve ölümlerin meydana gelmesi akla başka soruların gelmesine de neden oluyor. Soruların ekseninde şu soru var: Gösteriler, rejime muhalif kesimler ile CIA ve MOSSAD gibi İran düşmanı ülkelerin istihbarat örgütleri tarafından ajite ediliyor mu ?
Trump’ın yaptığı son açıklama akla bunu getirdi. Ne dedi Trump ? İran yönetimine seslenerek “halka zarar verirseniz karşınızda bizi bulursunuz. Ellerimiz tetikte” dedi.
Bu sözleri söyleyen Trump çok mu insanseven birisidir, çok mu İran halkının dostudur ?
Hadi canım siz de !
Trump, bu kez İran’daki rejimi değiştirmek ve ülkeyi bölmek için bahane arıyor. Büyük bir olasılıkla CIA ve MOSSAD’ın da parmağı olan kitle gösterilerini bahane yapmasının nedeni bu !
Aslında bu yeni bir şey değil. ABD’nin BOP’u, Irak, Libya ve Suriye’den sonra İran’ı da bölmeyi öngörüyor. Sırada Türkiye var.
Aslında ABD’nin İran’daki şeriatçı rejim hiç umurunda değil. Körfez ülkelerinde de monarşik/şeriatçı rejimler var, ABD onlara dokunmuyor. Onun derdi rejim değil, ülkenin Batıya ve özelde ABD’ye tavrıdır.
Irak’ta Saddam Hüseyin, Libya’da Kaddafi, Suriye’de Esad rejimleri millici ve anti-Amerikan tutumları nedeniyle devrildiler. İran da aynı nedenle hedefte. İran yönetimi Körfez ülkeleri gibi doğal kaynaklarını ABD’ye açıp siyaseten de biat etseydi, ABD’nin hedefi haline gelmezdi.
ABD, İran’ı dinci rejimi için değil, kendisine karşı olduğu için devirmek istiyor. Yoksa ABD’nin dış politikasına hep pragmatizm egemen olmuştur. ABD’ye biat eden selefi/vehhabi körfez monarşilerine kimsenin dokunmaması bu açıdan öğreticidir.
Trump, halk gösterilerini bahane ederek her an İran’a saldırabilir. Halkın spontane gösterilerini rejime karşı yöneltmesi için de CIA ve MOSSAD ajanları cirit atıyanlardır oralarda…
Bu gerçeği gören İran başbakanı Pezişkiyan’nın enflasyonist baskıya özeleştirel bir açıdan yaklaşması, yani savaşı bahane göstermemesi örnek ve akılcı bir yaklaşımdır.
Artık net şekilde görülüyor ki molla rejimi ya ABD/İsrail’e biat edip varlığını koruma yolunu tutacak ya da başını dik tutup emperyalist/Siyonist ittifakına karşı mücadelesini sürdürecek…
Bence Türkiye komşusunun yanında olmalıdır.
ABD/İsrail saldırganlığı hiç değilse İran’da durdurulamazsa sıranın bize gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Şu sıralar bazı yazanlar (örneğin Ege Cansen) İsrail ile barışmamızı öneriyorlar. ABD ve İsrail’in yanında saf tut,böylece dokunulmazlık kazan politikası öneriyorlar. Bir tür körfezleşme !
İsrail ile kavga ederken ABD’nin önünde ceket iliklemem politikası elbette yanlış, ama bu tuhaflığı İsrail’e boyun eğerek düzeltmeye çalışmak daha da yanlış ! Ortadoğu’yu yutmak isteyen bu iki canavara bir yerde dur demek gerekiyor. Yoksa yutulursunuz !..
ETİKETLER : Yazdır







