
PAZAR(TESİ) SOHBETİ
14 Aralik 2025 22:37:53
Bu satırları Pazar günü öğle saatlerinde yazıyorum. Yazılarımı yakın zamana kadar daktiloda yazıyordum, son zamanlarda daktilo beni yormaya başladı, bu yüzden yazılarımı artık elle yazıyorum.
Zehra yazıları bilgisayar ortamına taşıyor, daha sonra yazıcıdan “çıktı” alınıp tashihe giriyor, gece 24’e kadar dinlenmeye (!) bırakılıyor, saat 24’te Yeni Ufuk’un sitesine giriyor. Yazıların dinlenmesi (!) sürecinde bazen değişiklikler yaptığım da oluyor.
TV’yi açtım, yeni bir şey yok; haber kanallarında önceki gecenin haberleri dönüyor. Bunların içinde birisi yeniden dikkatimi çekti. İBB yargılamaları 12.5 yıl sürecekmiş.
400 sanığı ve 4 bin sayfalık iddianamesi olan bir davanın yıllar süreceği belliydi, ama bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim.
Eğer olağanüstü gelişmeler olmazsa, İmamoğlu sonuçta tüm davalarından beraat da etse, en az birkaç seçim kaçırmış olacak. Doğal olarak iki yıl sonraki seçimde aday olamayacağı için Cumhurbaşkanı adayı sıfatını da yitirecek.
Şu var ki siyasi davalar sürprizlere gebe davalarıdır. İBB davası gerçi siyasi bir dava değil, ama davanın başsanığı cumhurbaşkanı adayı sıfatını da taşıyan bir siyasetçi ! Bu yüzden siyasi dava diyorum. Yoksa, çok iyi biliyoruz ki, Erdoğan’ın da zaman zaman yinelediği gibi, iktidarın bu dava ile katiyen ilgisi yok !..
Neyse.
CHP, Mart’ta başlayacak İBB davasının uzun yıllar süreceğini dikkate alarak yeni bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde duruyor mu, henüz belli değil. Gerçi yedekte Mansur Yavaş var, ama yargı onu da yoklamaya başladı şu sıralar ! Bence CHP’nin yedek kulübesi daha zengin olmalı.
Tabii şu an Erdoğan’ın da aday olup olamayacağı belli değil; aday olabilmesi için anayasanın değişmesi gerekiyor. DEM ve MHP değişikliğe omuz vermeye hazırlar. Ama, anayasanın mecliste değişmesi için 400 sandalyeye ihtiyaç var. Onların bu kadar sandalyesi yok. Ortaklar açığı durdurulabilirse anayasayı istedikleri gibi değiştirebilecekler.
Daha önce de yazdım:
Erdoğan yeniden aday olmalı diyorum. Erdoğan’ı koltuğundan indirecekse halk indirmeli, hoş zaten güzelim ülkemizin daha demokrat, daha özgürlükçü yeni bir anayasaya da ihtiyacı var. Benim kırmızı çizgim ulus-devlettir. Kürt Sorunu siyasi değil kültürel bir sorun Apo/DEM Lozan’i filan geveliyorlar gerçi, ama onlar da biliyorlar ki boş lâf bunlar !..
Kendi adıma, Ulus-devletin kılına zarar verecek bir değişikliğe her zaman karşı oldum ve olacağım. Lozan’a git demek Sevr’e gel demektir. Emperyalist oyunudur bu !..
Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın zafere ulaşmış ilk milli Kurtuluş Savaşının bize armağanıdır. Onu 100 yılı aşkın süredir ayakta tutan irade bugün de dimdik ayakta. Siz ABD’nin Sömürge Valisi havalarındaki Tom Barrack’ın nanelerini ciddiye almayın ! Oltasındaki federalizm/monarşizm yemi çoktan kokuştu, farkında değil !..
ETİKETLER : Yazdır







