
KANDİL DİZ ÇÖKTÜ !
26 Ekim 2025 22:05:31
Kandil (Irak) PKK’sı Türkiye’deki paramiliter güçlerini çektiğini açıkladı. Gerekçeleri, “provokasyonlara yolaçmamak”…
Provokasyon ?
Açılım sürecine çomak sokacak olası çatışmaların önünü kapatmak…
İlk bakışta çok iyiniyetli bir karar gibi gözüküyor bu, ama aslında Kandil’in ne kadar aciz durumda olduğunun da itirafıdır.
Kandil’in arkasında artık ABD yok, o olmadığı için Kuzey Irak Kürt yönetimi de yok. PKK artık bunlardan silah ve mühimmat desteği alamıyor, elindekilerle idare ediyor. Kandil’deki varlığını da uyuşturucu ticareti ve haraçla sürdürüyor…
Aslında bu yeni bir olay da değil. ABD, PKK’nın Kuzey Irak’taki işlevsel kadrolarını Esad’ı devirmek için Suriye’ye kaydırmıştı. SDG ve YPG, PKK idi. ABD ayrıca Suriye ve çevresindeki tüm cihatçı örgütleri Suriye iç savaşında kullandı.
Esad devrilip, SDG/YPG ABD ile birlikte Kuzeydoğu sınırımızdaki geniş bir su ve petrol havzasına yerleştikten sonra, ABD’nin Kandil PKK’sına ihtiyacı kalmadı. Çünkü Türkiye Suriye arasında 980 kilometrelik sınırı, Irak sınırının iki katı.
Özellikle Esad’ın devrilmesinden bu yana Kandil yalnızları oynuyor !..
Bahçeli’nin Apo’ya yaptığı çağrının zamanlaması çok iyi saptanmıştı. Apo’nun çağrıya adeta balıklama dalması da bunu gösteriyordu. Kandil tasfiye edilmeye hazırdı. Fesih açıklaması ile silah yakma şovu bunun işaretleriydi, ama doğal olarak karşılığında bazı güvenceler de istiyorlardı.
İkinci açılım sürecinin tökezler gibi olduğu şu günlerde Kandil’in Türkiye’deki askerlerini (!) çektiğini açıklaması hem acizlik itirafları ve hem de sürecin hareketlerine bir çağrı…
Bunu zaten DEM de vurgulayıp duruyor ve “somut adımlar” atılmasını istiyor. Somut adımlardan kasıt da Apo’yu umut hakkından yararlandırmak, Kürttaleplerini müzakere masasına taşımak, PKK’nın dağ kadroları için af çıkartmak filan…
İktidar da biliyor ki Terörsüz Türkiye sloganının hayata geçmesi için Kandil’i, fiilen tasfiye edilmesi şart. Elbette Suriye PKK’sının da ! Ancak Suriye PKK’sının durumu Apo’yu aşıyor, orada patron Trump ! Yani Suriye PKK’sının tasfiyesi ancak ABD’nin rızası ile mümkün. Ancak ABD bu konuda ayak sürüyor, Suriye PKK’sına rejim içinde istediği zaman kullanabileceği bir rol arıyor.
Şunu kabul etmemiz gerekiyor. Suriye’nin geleceğinde ABD ve İsrail hep olacak. Suriye, hiçbir zaman bir ulus-devlet olamayacak. Bizim için önemli olan kurulacak yeni yapının Türkiye’ye zarar vermeyecek bir yapı olması. Bunun için de özellikle ABD ile dirsek temasının kaybedilmemesi edilmemesi gerektiği düşünülüyor.
Bu yaklaşım koşulların zorladığı pragmatik bir yaklaşım bence. İlkeli bir yaklaşım değil. ilkeli yaklaşım, “Suriye Suriye’lilerindir” parolasında en net ifadesini bulan Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve tam bağımsızlığını savunan yaklaşımdır. Gerçi Erdoğan bunu zaman zaman dile getiriyor, ama hayata geçmesi için şu an koşuların elverişli olmadığının da farkında. Bu yüzden hiç değilse Suriye PKK’sını zararsız hale getirecek çözümler peşinde…
**
Kandil’in tasfiyesi için son 50 yıllık tarihin hiçbir döneminde koşullar bu kadar elverişli olmamıştı.
Şu var ki iktidar bu soruna yaklaşırken iç politikayı ve yaklaşan seçimleri de düşünmek zorunda. PKK’nın tasfiyesi için Apo ve DEM’in taleplerini yerine getirmenin kitleler üzerinde ne gibi etkiler yaratacağını da hesap ediyorlar elbette.
Kürt Sorunu bazı riskler almadan çözülemez. Alınacak riskler ulus-devlete zarar vermeyecek riskler olursa, bunu demokratik bir çerçevede kitlelere sunmak kolaylaşacaktır.
Kandil teslim olmaya hazır. Süreci uzatmanın anlamı yok !..
ETİKETLER : Yazdır







