
MANZARA
24 Ekim 2025 22:10:23
Ortalık tozduman…
Şimşek’in Kemerleri Sıkma Politikası kendi çevresinde dönmeye başladı. Halk kemer sıktı, daha doğrusu sıktırıldı, ama kamu sıkmadı. Bu yüzden halk daha da yoksullaştı.
Ekonomide kötü gidiş en berrak ifadesini, genelde yükselme hızı biraz yavaşlayan enflasyonunun yeniden gaza basmasında buldu.
MB’nin bir puanlık faiz indirimi ne şiş yansın ne kebap aforizmasını andırıyor. Reel sektör malını satmak için daha büyük bir indirim bekliyordu, ama MB bunu yapsa ipin ucunu tamamen kaçırırdı. Para musluğunun biraz açılması enflasyonu zıplatırdı çünkü...
Halkın yoksullaşması, satınalma güçlerini negatif etkiledi, buna koşut olarak özellikle tekstil sanayicileri zor bir sürece girdi.
Enflasyon hızı arttığı halde Merkez Bankasının politika faizini 100 baz puan düşürmesi anlaşılacak bir durum değil !
Ekonomiye güvensizlik birikimlerin altın ve dövize yönelmesine yolaçtı, birikimi olanlar “ben dümenime bakarım” felsefesinin göbek taşında ter atıyorlar…
Politika ekonominin yoğunlaşmış ifadesidir. Ekonomisi bocalayan bir ülkede siyasi tablonun şıngır-mıngır bir görüntü vermesi şaşırtıcı olur.
Güzelim ülkemize bakıyoruz…
Anamuhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayı 10 soruşturma ve davada şüpheli ve sanık durumunda ve içerde! Yetmedi, hakkında bu kez de casusluktan yeni bir soruşturma açıldı. Aynı soruşturma kapsamında tanınmış bir TV’ci olan Dr.Merdan Yanardağ da gözaltına alındı.
İddialar eğer doğru ise, vahim bir gelişmedir bu, değilse daha da vahim !..
Bir sürü belediye başkanı içerde, 580 sayfalık bir iddianamede tümü hakkından rüşvet, yolsuzluk vb. suçlamalarla haklarında onlarca yıl hapis cezası isteniyor…
Güzelim ülkemizin sorunları sadece ekonomik ve siyaset de değil. Bir de Kürt Sorunumuz var. MHP liderinin bir çağrısı ile start alan gelişmeler başlarda iyi gidiyorken şu sıralar tökezlemeye başladı.
Bu işi çözmek için kurulan Komisyon, dert dinleme merkezine dönüştü. Bitip tükenmek bilmeyen dinlemeler, son olarak yerinde dinlemeye evrildi. Sorunun esastan çözümü için ne zaman somut adımlar atılacağı belli değil.
Sorunlarımız bunlardan ibaret değil. Dışarda da sorunlarımız var. Öncelikle Suriye’de. PKK’nın Suriye kolu olan SDG, Suriye Ordusuna entegre olmamak için direniyor şu sıralar.
Bu konu hakkında daha önce de birşeyler yazmıştım. Aslında Suriye’de ne ordu var ve ne de devlet. Bunlar şu sıralar bir kuruluş süreci içinde. Şöyle bir soru açmıştım geçenlerde: SDG, Suriye Ordusunun belkemiği olursa yeni bir güç elde etmiş olmaz mı ?Ayrıca meşruiyet kazanmış olmaz mı ? Dahası aynı zamanda siyasi bir aktöre de dönüşmüş olmaz mı ? Bilindiği gibi güçlü bir demokratik devlet yapısı olmayan ülkelerde ordu daima siyasetin içinde olur. Suriye’de de böyle değil mi bu ? SDG konusundaki radikal çözüm gerekirse güç kullanarak örgütün dağıtılmasıdır. Bu şekilde Suriye’nin etnik yapısı içinde çok da geniş bir varlığı olmayan Kürtlerin terör örgütünün gölgesinden çıkıp özgür kalmalarıdır.
ETİKETLER : Yazdır







