
HEM “DOST” HEM DÜŞMAN OLMAK !..
29 Eylül 2025 21:52:46
Son günlerin en beklenmedik olayları MHP lideri Bahçeli’nin Türkiye-Rusya Çin ittifakı istemesi ile Dışişleri Bakanı Fidan’ın Kaan Savaş uçağı ile ilgili söyledikleri oldu.
Bahçeli TÇR ittifakında ısrarlı. Üst üste yaptığı açıklamalarla önerisinin gerekçesini de açıkladı. Hepsinin özeti şöyleydi:
MHP lideri Batıya/ABD’ye karşı tavizkar bir politika izlenmesine karşı. Türkiye’nin önemli bir ülke olduğunu düşünüyor, ancak şu anki konumunun önemi ile uyumlu olmadığını söylüyor.
Jeopolitik ve jeostretejik konumu itibariyle güçlü bir ülke olan Türkiye’nin ittifak politikasının ana yönünün değişmesi gerektiğini ifade ediyor. Öncelikle ekonomik açıdan Avrasya ülkeleriyle dostane ilişkiler kurmayı istiyor. Kısacası yüzümüzü Batı’dan Doğu’ya döndürelim diyor… Bağımsızlığımızı koruyarak !
Belki ilginçtir ama Türkiye solunun da uzun yıllardır savunduğu bir politikadır bu. Ve kesinlikle doğrudur.
Bahçeli, bu önermesiyle, Kürt sorununda da olduğu gibi ezber bozan bir bakış açısı sergiliyor.
Bahçeli’nin Kürt yaklaşımına tepki gösteren radikal milliyetçi partilerden TÇR ittifakı önerisine tepki gelmedi henüz, AKP dahil öteki partilerden de gelmedi pek. Öneriye çok temkinli yaklaştıkları görülüyor..
Özellikle İyi Parti, Bahçeli’nin Kürt politikasına öylesine odaklandı ki MHP’yi milliyetçi harekete ihanet eden bir parti olarak profile etmeye çalışıyor.
Oysa milliyetçilik tam olarak Bahçeli’nin Kürt ve Doğu-Batı ittifakları konusundaki tavrının ta kendisidir.
Milliyetçilik bir ideoloji değildir; milli çıkarları herşeyin üstünde tutan bir duruştur, bakış açısıdır.
Bugün Kürt Sorununu çözmek için onu masaya yatırmak da, Avrasya ittifakı önermek de Türkiye’nin milli çıkarlarının öngördüğü politikalardır.
Bahçeli, doğru-bildiğini söylüyor. Bence amacı Erdoğan’ın Batıcı politikasının yanlış olduğunu ona da duyumsatmak. Komplo teorisyenlerinin iddialarının aksine Cumhur İttifakı’nın ipini çekmek değil amacı, Erdoğan’a doğru yolu göstermek..
Erdoğan, Bahçeli’nin TRÇ ittifakı önerisine ilgi göstermedi pek, “hayırlı olsun” demekle yetindi, bir anlamda ciddiye almadığını imâ etti.
Buna rağmen Bahçeli’nin ısrarcı olması zaman içinde cumhurda çatlak yaratır mı bilemem. Ama şuna eminim, Bahçeli’nin çıkış noktası bu değil. Onunki milliyetçi bir patlama bence.
**
Dışişleri Bakanı Fidan’ın Türkiye’nin üretim bandındaki savaş uçağı Kaan’ın ABD’nin motor vermemesi yüzünden üretiminin durdurulduğunu açıklaması tartışılıyor.
Tartışma da motor olayının doğru olup olmadığı odağında değil, Fidan’ın bunu niçin açıkladığı odağında…
Fidan’ın yaptığı açıklamadan çıkan anlam Kaan’ın motorlarının CAATSA yaptırımlarına takıldığını gösteriyor.
Bilindiği gibi CAATSA yaptırımlarını ABD “hasımlarına” (düşmanlarına) uyguluyor. Şu an bu yaptırımların kapsamında dört ülke var: Kuzey Kore, Rusya, Türkiye ve İran. Trump, Erdoğan’ın son ABD gezisi sırasında yaptırımların kalkabileceğini söylemişti, ama Fidan’ın açıklamasından da anlaşılıyor ki yaptırımlar yerinde sayıyor !
Gerçi cumhurbaşkanlığı KAAN’ın üretiminin sürdüğü şeklinde bir açıklama yaptı, ama KAAN motorsuz uçamayacağına göre ortada bir ABD dostluğu (!) olduğu anlaşılıyor.
Yeri geldi bağlayacağım: Bu, Bahçeli’nin önerisine somut bir yeni örnek de oluyor.
ABD ile borç-harç ilişkilerimiz ikinci dünya savaşından hemen sonra Marshall Planı dahilinde başlamıştı. 77 yıl oldu. Geldiğimiz nokta, stratejik müttefikimizin bizi “hasım” belleyen yaptırımlarının askeri alanda da sürmesi !..
Radikal milliyetçilerimiz Bahçeli’nin son önerisi karşısında niçin susuyor acaba ? Hatta CHP ve Sol ?..
ETİKETLER : Yazdır







