
İKTİDARIN SORUNU CHP DEĞİL !
12 Eylül 2025 21:57:01
Daha önce de yazdım:
İktidarın CHP ile sorunu yok; CHP’nin mevcut yönetimiyle sorun var, Değişimcilerle!
CHP’deki Değişim Hareketi, özellikle son seçim yenilgisinden sonra üzerine ölü toprağı serpilmişe dönen Kılıçdaroğlu’nun CHP’sini ayağa kaldırdı, yerel seçimleri kazandırdı, CHP’yi iktidar alternatifi bir partiye dönüştürdü. CHP bugün de bu özelliğini koruyor, sık sık yapılan anketlerden birinci parti olarak çıkıyor.
İktidarın temel sıkıntısı bu ! İktidar, oyu % 23-24 bandında oynayan ve Kılıçdaroğlu gibi bir tutucunun yönettiği CHP istiyor. Hiçbir koşulda elini iktidara uzatmayacak bir denge unsuru !
İktidar da biliyor ki CHP’siz bir Türkiye’yi dünya demokrasi liginde tutmak olası değil. Rejimi demokrasi liginde tutabilmek için CHP’ye ihtiyaç var.
İktidarın tek partili bir rejim düşürdüğünü savunanlar var gerçi, ama ben buna inanmıyorum. Çünkü tek partili otokratik bir rejimi taşıyacak sosyal altyapısı yok iktidarın. Türkiye’nin “demokrasi” profilini korumak zorundalar bu yüzden.
İmamoğlu’nun siyaseten nötralize edilmesinin nedeni de bu, CHP yönetiminin yeniden Kılıçdaroğlu’na teslim edilmek istenmesinin nedeni de !..
İmamoğlu bir sürü soruşturma ve dava ile siyasetin dışına itildi. Şimdi sırada CHP’nin edilginleştirilmesi var. CHP’ye ilişkin davalar iktidara bu fırsatı veriyor. Davaları açanların CHP’liler olması iktidarın işini kolaylaştırdı.
Özel ve diğer CHP yöneticilerinin kayyım olaylarına karşı agresif bir siyaset izlemesi bu açıdan anlaşılabilir bir durumdur. Özel şunu biliyor: Mahkeme 15 Temmuz’da “mutlak Butlan” kararı alırsa CHP’nin yönetimi ellerinden kayacak !
Özel’in son çarelerden birisi olarak Kılıçdaroğlu’nun kayyım yönetimine karşı açıklama yapmasını istemesi aslında çaresizliğin de bir itirafı !
Özel yönetimi kayyıma karşı eylem kararı aldığını açıkladı. Olağanüstü kongreye kadar altı gün kayyıma direnilecek…
Dün bu konuda hem Bahçeli ve hem de Erdoğan peş-peşe açıklamalar yaptılar. Bahçeli, Özel’i sakin olmaya çağırırken, Erdoğan da sokakların karıştırılmasına izin vermeyeceklerini söyledi, iktidarın sopasını gösterdi.
Yerel seçimleri farklı kazanmış ve halen iktidarın bir numaralı adayı olan bir partinin bu noktaya gelmesini sadece iktidarın antidemokratik uygulamaları ile izah edemeyiz. Özel yönetimi, yerel seçimden sonraki süreci iyi yönetemedi. Özellikle parti-içi muhalefete karış takındığı saflık derecesindeki uzlaşmacı siyaset Kılıçdaroğlu ve ekibinin gündemde kalmasına yolaçtı. Bu ekibin CHP’nin tüzel kişiliğine açtığı davalar bile Özel yönetimi için uyarıcı olamadı. Doğru siyaset CHP’yi içerden sabote eden girişimlere karşı tasfiye politikası izlenmesi gerektirirken bunun tam tersi yapıldı.
Buradan baktığımızda CHP eğer önümüzdeki dönemde bölünme çizgisine doğru yürürse bunda sadece Kılıçdaroğlu’nun ateşli kariyerizmi değil, Özel yönetiminin gereksiz uzlaşmacı siyasetinin de rolü olacaktır.
CHP için şu an için tek umut, Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin bütünlüğünü sağlayarak özverili bir karar almasıdır.
Peki böyle bir şey olabilir mi ?
Ben buna pek ihtimal vermiyorum ama, olabilir de ! Kılıçdaroğlu’nun suskunluğunun altında politik bir harakiri de yatıyor olabilir !..
ETİKETLER : Yazdır







