
KAPATILAN PARTİNİN TABANI BUHARLAŞIR MI !
04 Eylül 2025 21:53:14
Tarihe bakın…
Siyasi partilerin kapatılmasının kalıcı bir çözüm olmadığını görürsünüz.
Niçin kalıcı çözüm değildir ?
Demokrasiyi çağrıştıran bütün süslü itirazlar bir yana, her siyasal partinin belirli bir sosyal veya etnik tabanı vardır. Partiyi kapatabilirsiniz, ama o sosyal temeli/tabanı yokedemezsiniz.
Buradan bakıldığında belirli bir düşünsel akıma ve sosyal etnik temele sahip partiler, o sosyal ve etnik yapı değişmediği sürece ölümsüzdür ! Her kapatmadan sonra başka bir isimle yeniden doğarlar çünkü.
En yakın örnek: DEM! Daha önce kaç kez kapatılmıştı ! DEM’i yaşatan ne ? Etnik tabanı ! DEM’in etnik tabanı seçim barajının çevresinde, genelde üstünde. Rakama vursanız 6 milyona yakın seçmeni var. DEM’in tabanı etnik nitelikte olduğu için sosyal ayrıma kapalıdır, yani sosyal anlamda heterojen bir yapısı vardır.
Bugün DEM’i kapatsalar yarın bir başka isimde yeniden çıkar ortaya bu yüzden.
Türk siyasetinin temel partileri sayılan diğer partiler için de sözkonusudur bu hepsi de bir düşünce akımına bağlıdır ve sosyal tabanları vardır. Soldaki partilerin dışında kalan partilerin sosyal tabanı genelde homojen değil heterejendir.
Türkiye’de belli-başlı üç akım var. En yaygın da etkili akımlar milliyetçilik ile İslamcılık… İslamcı akım birkaç parti ile temsil ediliyor, önde geleni ise AKP.
Milliyetçi akım liberal-radikal diye ikiye ayrılıyor. Liberallerin en büyük partisi cumhuriyeti de kuran CHP. Radikal milliyetçilerin başını ise MHP çekiyor. DEM, Kürt milliyetçilerinin partisi. Sosyalistlerin tabanı çok dar ; buna rağmen sosyalistler birkaç partiye bölünmüş durumda.
Bu partilerin hangisini kapatsanız yarın yeniden doğarlar. Dedim ya belirli bir düşünce akımının ve sosyal tabanın partisidirler çünkü.
Şu sıralar siyaset kulislerinde şu soru seslendirilmeye başlandı:
CHP’yi kapatabilirler mi ?
Mevcut siyasal ortamda uzak ve uçuk bir olasılık bu,ama teorikman her zaman gündemde. Hatta CHP İstanbul İl örgütüne kayyım atanması ile partinin son kurultayının iptal edilmesi olasılığı bu konuda bir ön belirti bile sayılabilir.
Soru açacağım:
CHP ile niçin bu kadar uğraşıyor egemen güçler ?
Bunun yanıtını daha önce de vermeye çalıştım: İmamoğlu ve Özel ekibi CHP’yi fabrika ayarlarına döndürme yoluna girdikleri için ! CHP milliyetçi/liberal bir partidir bir partidir ama, onun özgürlükçülüğünün bir de Kemalizm terimiyle açıklanan antiemperyalist/milli kurtuluşcu boyutlanması ile devrimcilik ve devletçilik ilkelerini de içeren programı vardır. Altıokla simgeleşen bu program kapitalizmin/liberalizmin sola dönük yorumudur.
Tutucu çevreler iktidara oynayan CHP’nin özellikle 1930’lar ayarlarına dönmesini, o düşünce yapısının günümüze uyarlanmasını istemiyorlar. İstemelerinin nedeni sadece ideolojik saflaşmanın bir doğal tepkisi değil, CHP’nin kitle desteğinin gitgide büyümesi !
Yerel seçimi yüzde 36 ile alan CHP uğradığı onca belaya rağmen şu sıralar hâlâ anketlerde yüzde 30’un üzerinde gözüküyor. Sık sık yaptığı mitinglere olan geniş katılımlar da kitle desteğinin edilgen bir destek olmadığını da ortaya koyuyor. Bu, siyasette çok önemlidir.
Diyelim ki CHP’nin yönetimini bir şekilde Kılıçdaroğlu ekibine verdiniz. Bu durum iktidar için ehven-i şer olur, ama anında görülecek kitle reaksiyonları, ehven-i şer-i, şerlerin en kötüsüne de dönüştürebilir !
Tabela niteliğinde olmayan; belirli bir akımı ve sosyal tabanı temsil eder siyasal partilere yönelik, yaptırımlar bir şekilde geri teper,yaptırıma uğrayan hareket, güçlenerek çıkar baskınlardan.
Şöyle bağlayacağım yazımı:
Seçilmişler ile atanmışları karşı-karşıya getiren uygulamalar herşeye rağmen hâlâ ayakta duran demokratik rejime zarar veriyor.
ETİKETLER : Yazdır







