
ŞİMŞEK EKONOMİSİ EHVEN-İ ŞERDİR !
12 Ekim 2023 00:04:34
Şimşek ve ekibinin başarılı olmasını istiyorum diye yazmıştım.
Niçin ?
Neoliberalizmin epigonu olduğum için mi ?
Değil ! Tam tersi bütün solcular gibi ben de anti-neoliberalim. Öyleyse niçin ?
Başka seçenek kalmadığı için ! Şimşek’ler de ekonomide iyi-kötü bir denge tutturamazsa makara başa sarılacak… Sonuçta Nebati günlerini bile arar hale geleceğiz…Onun için !..
Aslında şu anki tablo Nebati döneminden daha kötü, ama hiç değilse bir “başarı” umudu var. Nebati döneminde böyle bir umut yoktu. Uyguladıkları ekonomi-politika “saldım çayıra…” politikasıydı.
Enflasyonu indirmek için, son çözümlemede, doların fiyatını/kurunu indirmek gerektiğini ekonomiyle hobi olarak ilgilenenler bile bilir.
Peki nasıl olacak o ?
Doların kurunu düşürmek için talebin üzerinde dolar lâzım. Banknot matbaasında dolar basamayacağımıza göre onu bir yerlerden bulmak gerekiyor.
Bunun sağlıklı yolu belli: İhracat !
Tamam ihracat yapıyoruz, dolar geliyor, ama ithalat ihracattan fazla olduğu için eldekiler de kayıp gidiyor…
N’olacak şimdi ?
Bunun yanıtı da belli:
Şundan bundan borç alırsın. Politika faizini yükseltip global tefecileri yemleme yolunu tutarsın. Yem (faiz) karşı konulamayacak kadar cazipse tefeci para/dolar getirir. Kağıt alıp faizini toparlar…Tefeci parasına “sıcak para” denilmesinin nedeni kullanımının şıpınişi olmasıyla ilgilidir.
Faizi yüzde 30’a çıkarttılar, tefecilerden tık yok. Daha yükselmesini bekliyorlar. Arapların kapısını çaldılar, anlaşmalar sözleşmeler filan imzaladılar. Ama, onlardan da tık yok. Maliye Bakanı Şimşek şu günlerde yeni bir arap seferine çıkıyor…
Ne kalıyor geriye ?
Yastıkaltındaki altınlar ile bankalardaki döviz hesaplarını dolaşıma sokmak. KKM ile bunu denediler; halktan topladıklarını rantiyelere pompaladılar, yeni zenginler yarattılar; ama onun da sonu geldi. Çünkü batak bir projeydi.
Dış ticaret açığı büyüyor…Cari açık büyüyor…Bütçe dengesi altüst…
Peş peşe saldıkları vergi ve harçların nedeni bu. Yılbaşında yenileri de gelecek…
Bu duruma düşmüş bir ekonomiyi “kurtarmak” için normalde IMF’nin kapısını çalmak gerekir. Çaldılar da: Dünya Bankasından gelecek para, gerçekte IMF parası, çünkü bu iki kurum iç-içe !
IMF’ye resmen başvurulmamasının nedeni ise sır değil:
IMF bir tür Düyun-i Umumiye: Ekonominin dizginlerini ona teslim ettiniz mi her şeye burnunu sokuyor. Örneğin öncelikle devleti de kemer sıkmaya zorluyor. Bir anlamda itibardan tasarruf ediyor ! Bu da haliyle ülkeyi yönetenlerin işine gelmiyor. Bu yüzden IMF’siz bir IMF programı izlemeye çalışıyorlar…
Maliye Bakanı Şimşek, emekli maaşlarının arttırılmasına karşı çıkıyor. Hâttâ emeklilere Kasım’da 5’er bin liralık ikramiye verilmesine de karşı ! Bu yüzden “çalışan” emeklileri dışlayarak ikramiyenin bütçeye yapacağı yükü biraz hafifletme yolunu tuttular. Bile bile haksızlık ve hukuksuzluk yaptılar…
Peki niye ?
Bunu da maliye bakanı Şimşek açıkladı yine. Sabit gelirlilerin ücretlerinin/maaşlarının artmasının enflasyonu yükselteceğini söyledi.
Oysa sabit gelirliler sadece ihtiyaçlarını karşılamak için alış-veriş yapıyor; gelirleri giderlerinin altında kaldığı için temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar.
Esas yüksek harcamaları zenginler yapıyor, devletin kendisi yapıyor. TÜİK’in ekonominin büyüdüğünü gösteren veriler (!) aslında betona ölü yatırımlara ve şatafata dönük harcamalardan kaynaklanıyor. Sağlıklı değil, sağlıksız/yapay bir büyüme bu. Üreterek değil tüketerek büyüyorsun !..
Peki ben, bunları göre göre niçin hâlâ Şimşek’in başarılı olmasını istiyorum ?
İnanın bu son şansımız çünkü !
Ekonomiyi öylesine batırdılar ki ABD ve İngiliz emperyalizminin turnikesinden geçmiş bir ekip “kurtarıcı” haline geldi !
Gerçekte ehven-i şer !
Şöyle bir söz vardır:
“Ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür.”
Ne yapalım ki hayat bunu dayatıyor bize bugün.
Arafta gibiyiz ! Ama kapısında beklediğimiz cennet de yapay bir cennet aslında !..
ETİKETLER : Yazdır







