
ENFLASYON ORANLARININ SINIFSAL KARAKTERİ VAR !
05 Temmuz 2022 17:40:00
ENAG enflasyonu yüzde 176 olarak hesapladı.
İTO yüzde 94.
TÜİK yüzde 78.
Küsuratlarını atıyorum…
Bu fark nereden doğuyor peki ?
Sepete atılan ürünlerin ve hizmetlerin fiyatlarının farklılığından…
ENAG’ın sepetinde halkın büyük çoğunluğunun öncelikli harcama kalemleri yeralmıyor: Enerji, gıda, kira, ulaşım, vb.
İTO, halkın büyük çoğunluğunun çok da el uzatamadığı ürünleri de sepete atıyor, bu şekilde oran düşüyor.
TÜİK ise, şüphesiz kafadan atmıyor, ama onun sepetine giren ürünleri ve hizmetlerin içinde halkın çoğunluğunun kullanmadığı, yani talebi düşük olan, bu yüzden fiyatı çok fazla artmayan ürünler de yeralıyor. “İnce” kozmetik ürünleri gibi…
Sepete atılan ürün ve hizmetlerin farklılaşması, enflasyon rakamlarının da değişmesine yolaçıyor.
En gerçekçi enflasyon oranı ENAG’inki. Çünkü onun sepetinde büyük çoğunluğun asli ihtiyaçları yeralıyor…
Şunu söyleyebiliriz:
Enflasyon oranlarının da sınıfsal bir kimliği var. Çünkü farklı bakış açılarına sahipler.
Herkes TÜİK’in TÜFE’sine kafayı takıyor haklı olarak. Ama, TÜİK’in açıkladığı bir de ÜFE var: Üretici fiyat endeksi yahut. Ona bakıyoruz, yüzde 138 küsur…ÜFE yüzde 138 iken, TÜFE ya da Tüketici Endeksi nasıl yüzde 78 olabiliyor ?
Üretici pahalı üretip ucuza mı satıyor ?
Niye satsın kardeşim ! Hilal-i Ahmer Cemiyeti mi bu ?!
Buradan baktığınızda TÜİK’in uzmanları, ÜFE’yi doğru seslendirirken TÜFE’de şaşıyor!..
Ortaya çıkan TÜFE oranı, memur ve emekli maaşları ile asgari ücretin saptanmasında baz alındığı için zamlar da düşük çıkıyor.
Olay bu !
Sonuç ?
Asgari ücrete yüzde 29,3 zam yaptılar. TÜİK ‘in altı aylık enflasyon oranı ise 39,31. Buna göre asgari ücret, enflasyonun 10,01 puan altında kaldı.
Bir de ne diyorlardı:
“Emekçileri enflasyona ezdirmeyeceğiz !”
Hadi canım siz de !..
Memur ve emeklilere ise, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun 2 puan üstünde zam yaptılar. Fiyat artışları sürüyor. TÜİK’in makyajlanmış enflasyonuna göre saptanan zam, maaşlar ele geçinceye kadar eriyecek. Maaşların ele geçtiği andan itibaren de geri sayıma geçecek…
İktidar değişirse gelecek olanlar bu sorunu nasıl çözecekler bilemiyorum? Ama en iyisi enflasyonun bağımsız bir kurum tarafından saptanmasıdır.
**
Ekonominin ustaları MB’nin son dönemlerde sürekli olarak para bastığını söylüyorlar. Basılan paraların altın-döviz olarak karşılığı bulunmadığını ayrıca…Karşılığı olmayan para basarsan paranın değeri düşer. Paranın değeri düşünce de hem halkın satınalma gücü azalır, hem de döviz fiyatı fırlar. Onun yükselmesi enflasyonu tetikler.
Peki, bu kısırdöngüyü ne kadar sürdürebilir iktidar ? Sözüne güvenilir ekonomistler, iktidarın “mermiye kafa attığı” görüşündeler ! Yani ekonominin göz göre göre öldürüldüğü görüşündeler.
Anlaşılan çaresizlik çukuruna düştüler !
Bu gibi durumlarda ülkenin geleceğini düşünen iktidarlar erken seçim kararı alır. Zaten ülkede erken seçim atmosferi var. Ama onu da yapmıyorlar. Seçim öncesi halka karşılığı olmayan paralar dağıtarak, geçici bir “boom” (refah) dönemi yaratmayı düşünüyorlar herhalde.
Sonrası ?
Tufandır !
Hiç umurlarında değil !..
ETİKETLER : Yazdır







