
Haber Bülteni-2: Milli Merkez Anayasa Forumu
15 Mayis 2013 16:26:56
Milli Merkez Anayasa Forumu oluştuğunda, daha önce hiç görmediğim, duymadığım işler zincirine zaten kocaman bir halka daha eklenmişti
Forum, Ayvalıka kadar gelince, aldığım daveti kaçıramazdım
[Fotoğraf, Milli Merkez Anayasa Forumunun 23 Nisan 2013 tarihindeki kuruluş kongresine ait. En sağda Prof Mümtaz Soysal, divan başkanı Hüsamettin Cindoruk. Düzenleme Kurulu: Hüsamettin Cindoruk, Yekta Güngör Özden, Mümtaz Soysal, Ali Topuz, Ufuk Söylemez, Kemal Anadol, Şahin Mengü, Necla Arat, Kemal Alemdaroğlu, Ferit İlsever, Zekeriya Beyaz, Ümit Ülgen, Haluk Dural, Fevzi Durgun, Sönmez Targan, Ataol Behramoğlu, Göksan Soner, Türker Ertürk, İlker Yücel, Necdet Basa, Erdoğan Özer.]

Gençliğimizdeki sol cenahta, parça-pinçik fraksiyonlara bölünerek büyümek modası(?) vardı. Bu moda 12 Eylül sonrasında allanıp-pullanarak farklı mecrâlarda yeniden kullanıma sokuldu. Hoş, zaman zaman taa Demokrat Partiden başlayarak gelen adı büyük partilerin cepheleşme faaliyetlerine de tanıklık ettik ama, bunlar da daha büyük bölünmelere işaret fişeği olmuşlardı. Parça-pinçiklerden bir kısmı meselâ TİP gibi, TKP veya daha sonra TSİP gibi partilerden kendilerini ayırmak için biz partiler üstüyüz falan derlerdi. Partiler-üstü ne menem şeydir, hiç kestiremediğim için tuhaf bakar, zahir bunlar kendilerini devlet sanıyor; MİTçi midirler, ABDye mi çalışıyorlar; nedirler? diye düşünürdüm. Birkaç partinin oluşturduğu cepheleşme olaylarına da hep bu açıdan bakmışımdır
Türkiyede ilk defa, birbirinden farklı düşünce ve kanaate sahip bu kadar çok insan biraraya gelince, önceleri yadırgamadım desem yeridir. Ne var ki, bu kadar farklı insan da meselâ rahmetli Rauf Denktaştan bu yana ilk kez İşçi Partisi ileri gelenleriyle birlikte bulunmayı, görünmeyi, müşterek metinlere imza atmayı göze alıyor, yani bir oranda kendi geçmişlerine özeleştiri göndererek büyük kariyerlerini riske ediyorlardı
Dolayısiyle bu oluşumun 23 Nisan 2013te Ankarada biraraya gelmesi, Türkiye Cumhuriyet tarihinin bir büyük dönüm noktasını daha oluşturuyordu. Bir başka deyişle böylesi bir oluşum, aynı zamanda geçmişte yaptığım Sürekli Konferans talebimin de karşılanması anlamına geliyordu
12 Mayıs günü, MİLLİ MERKEZ ANAYASA FORUMU militanları KAMER GENÇ, TÜRKER ERTÜRK, NUSRET SENEM ve ERDOĞAN ÖZER Ayvalıktaydı. Kolayca militan diyorum, çünkü şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy gezerek büyük bir heyecanı oralardaki insanlara aktarmak için biyolojik yaşlar ne olursa olsun çok genç yürekler gerekir; yani genç yüreklilerin yaşı olmaz
Şu tesadüfe bakın ki aynı gün Ayvalıkta, sosyal demokrat Murat Karayalçın önderliğindeki AB Projeleri Hazırlama Eğitimi ve AB İlişkileri Seminerinin son bölümü de vardı. Bunun benim için önemli ve tüylerimi diken diken eden tarafı, Seminer organizasyonunun Alman istihbaratının yakın koruması altındaki Friedrich Ebert Vakfı tarafından yapılmış olmasıdır. Çünkü, adına vakıf kurulan bu Friedrich Ebert, Almanya Sosyal Demokrat Partisinin 19. yüzyılda yetişmiş sendikacılarından birisiydi. Partinin August Bebel gibi bir liderinden sonra başkanlığına getirilmiş, 1. Dünya Savaşı için tüm SPD milletvekillerinin parlamentoda olumlu oy kullanmasını sağlamıştır. Bu nedenle de kapitalizme, emperyalizme verdiği hizmetleri nedeniyle daha sonra Cumhurbaşkanlı da yapılacaktır
Bitmedi: Devrimden, günahım kadar nefret ediyorum demiş olan bu eski sendikacı, sadece nefretiyle kalsa iyiydi. Halbuki o, dönemin genelkurmay başkanı Feldmareşal Hindenburgla gizlice anlaşarak bir zamanlar Partiden hocası olan Roza Luxemburg ile Karl Liebknechtin ölüm emrini veren kişidir de
(AB işlerinin hangi kaynaklarla, düzeneklerle çalıştığının, yani kimlerle dans edildiğinin tekrar ve tekrar edilmesinde yarar vardır). Neyse
Ayvalıktaki İsmet İnönü Kültür Merkezinin devâsâ denebilecek olan salonuna can havliyle girerek, oturulacak son koltuklardan birine iliştim. İliştim ama hemen farkettim ki üzerinde Türk bayrağından bir tişört olan 80 yaşlarındaki bir büyüğüm etrafa bakınıyor; hemen yer verdim. Nihayet, ADD Ayvalık Şubesi Başkanı sevgili Ahmet Üzgeç toplantıyı açarken, kalabalığın coşkusuna fazlaca katılmış olmalıyım ki, ayakta da yer kalmadığını nihayet anlayabildim. (Zira not defterimi omuzumdaki çantadan çıkarabilmek mümkün olmadı; onun konuşmasının büyük kısmını kaydedemedim. Salonun üçte birini arkadan gören bu fotoğrafı da çok daha sonra güç halle çekebildim)

Milli Merkez Ayvalık Yürütme Kurulu adına toplantıyı açan ADD Ayvalık Şube Başkanı sevgili AHMET ÜZGEÇ salondakileri, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, bu vatan için şehit düşmüş asker, polis ve tüm yurtseverler için; ve ihanet çetelerinin kurbanı olarak Reyhanlıda hayatını kaybeden vatandaşlarımız için bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşına davet etti. Kısa konuşmasında, Sovyetlerin başındaki Gorbaçov kendi vatanını nasıl emperyalistlere peşkeş çekip parçaladıysa, bu kez de Anadolu toprakları için bu görev Tayyip Erdoğana verilmiştir. Ama yurtseverler, Erdoğanın Türkiyenin Gorbaçovu olmasına asla izin vermeyeceklerdir diyerek büyük alkış aldı.
Sözlerinin içinde öyle bir bölüm vardı ki, çok zihin açıcıydı; bütün zamanlar için de zihin açıcıdır
Üzgeç mealen; Sevr döneminin başbakanı Damat Ferit, işgallere karşı halkın tepkisini yatıştırmak için Heyet-i Nâsiha ( yani Nasihat Heyeti) kurdurmuştu. Bu heyet barışın, düşmanı kızdırmamakla ve sadece koşulsuz teslim olmakla sağlanacağına dair propagandaya başladı. İçimizden bu kadar hain çıkacağını tahmin edemedik; tarih tekerrür etti
Bugünkü şu benzerliğe bir bakın: ABD-AB-AKP-BDP-PKK toplanmış, BOP sürecinin değiştirme-dönüştürme sürecine karşı çıkan Anadoludaki direnişi engellemek amacıyla, Damat Ferit'in kurduğu Heyetin işini, AKPnin atadığı ÂKİLLERle yapmaya çalışmaktadırlar
[Evet, 95 yıl sonrasında tekerrür eden şu somut tarihe bir bakar mısınız?.. Şimdi, Gençliğe Hitapı bir daha okumaya (hatta ezberlemeye) ne dersiniz?..]
Mecliste 8 Kürt Bakan ile 60 Kürt Milletvekili olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Kamer Genç, doğu ve güneydoğudaki oylara göz diken AKPnin, ABD desteğiyle Kürt Sorunu diye bir mesele yarattığını söyledi. Genç bu konuyu irdelerken, aslında ABDnin master planından habersiz olan AKPnin daha sonra kendisine dayatılacak federasyon gündemini göremediğini, bu nedenle de uzun süre bocaladığını belirtti. Dolayısiyle şu anda da Kürt desteği çekildiği/çektirildiği takdirde AKPnin iktidardan düşme/düşürülme şantajıyla başbaşa kaldığını duyurdu
Genç, Belediye Başkanlığı Başbakanlık sürecindeki vurgunlar nedeniyle Tayyip Erdoğanın büyük bir servetin sahibi olmayı başardığını, kendisine has üslûbuyla vurguladı. Aslında diktatörlük özlemi içinde olan Erdoğanın Başkanlık sistemini bu servetin hesabının sorulmaması için istediğinin de altını çizen Kamer Genç, ne var ki biz iktidara gelirsek zaten onun servetini hazineye irat kaydedeceğiz diyerek izleyicilerin kahkahalı alkışlarına yolaçtı.
Daha sonra kürsüye gelen Emekli Tümamiral Türker Ertürk, diğer toplantılarda olduğu gibi bu salonda da kadınların çoğunlukta olduğunu gözlemlediğini söyleyerek konuşmasına başladı. Kadınların erkeklerle birlikte sosyal arenada yer almalarının bir kazanım olduğunu belirten Ertürk, oysa kadınların arka sıralarda sümsük sümsük oturmasını isteyen bir zihniyetin iktidarda olduğunu vurguladı. Buna karşı direnmek, isyan etmek lâzımdır; zaten bu da Anayasal bir haktır; ABD istiyor diye Suriyeye terör ihraç etmek, yine anaların ağlamasıdır ve ihanettir dedi.
Ertürk, konuşmasının bir bölümünde, emperyalizmin farklı algılanma biçimlerini hatırlattı. Maalesef bazı arkadaşlar halka umut ve moral vermek adına emperyalizmi hafife alan ifadeler kullanıyor diyen Emekli Amiral, halka gerçekleri bütün açıklığıyla bildirmeliyiz. Meselâ 10 yıl, 15 yıl öncesine oranla emperyalizm çok büyük adımlar atmıştır; iktidarları satın almayı başarmıştır şeklindeki sözleriyle alkışlandı. Nazizmin bile kendi ırkını, milliyetini öne çıkaran açık-seçik bir millî iktidar olduğuna vurgu yapan Ertürk, şu anda ülkemizde faşizm uygulayan iktidar ise gayrı millîdir, bu faşizmi ABD adına yapmaktadır dedi.
Son olarak kürsüye gelen İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem de kendisinden önceki bütün konuşmacılar gibi Hatay-Reyhanlı bombalanma olayında ölenleri rahmetle andı. Reyhanlıya bombayı kimin, kimlerin attığı birinci derecede önemli değildir! diye konuşmasına başlayan Senemin, bu olayları başlatan, sebep olan, fitili ateşleyen AKP iktidarıdır; dolayısiyle tüm sorumluluk onlara aittir şeklindeki sözleri alkışlarla karşılandı.
Senem, Türkiye büyüyor görüntüsü, propagandası altında CIAnın istediği gibi iki devletli bir federasyona sürükleniyoruz
Oysa Türkiye, Rusyanın da içinde yeralacağı çok farklı ittifaklar kurabilir ve gelişmesini bu yolla sağlayabilir dedikten sonra sözlerini, neredeyse bütün partilerde ve diğer kuruluşlarda Kemalistler, Atatürkçüler var. Bu insanların bir araya getirilmesiyle, aslında Atatürkte Birleşmenin gerçek partilerüstü tavır olduğunu herkese göstermiş olduk diyerek bitirdi. (Resim-6)

Milli Merkez Anayasa Forumunun Kuruluş Bildirisi, toplantıyı yöneten Milli Merkez İzmir Yürütme Kurulu Başkanı Avukat ERDOĞAN ÖZER tarafından okunduktan sonra, alkışlar ve sloganlar eşliğinde toplantıya son verildi. İzleyiciler, Kamer Genç ve Türker Ertürkün etrafını sararak onlarla konuşmaya başladığında son fotoğrafları çekiyordum. Diğer yandan da 2011de yazdığım (daha doğrusu, yazdığım tarihi şimdi saptadığım) serî makalelerin 4. bölümüne koyduğum başlığı düşünüyordum.() Tamamen atlamışım; kafamda birdenbire şimşek çaktı: O tarihlerde Sürekli Konferans diye adlandırdığım kongreler zinciri zaten böyle bir şey olmalıydı
Dolmuşa doğru yürüyordum ki, kendimi kötü yakaladım: ağzım kulaklarımdaydı
[Toplantı sonrasında emekli Amiral Türker Ertürk, dizüstü çökmüş halde katılımcılarla sohbet ediyor.] (Resim-10)

() ERGENEKON(?) AYIBI VEYA REZALETİ ÜZERİNE BİR DENEME başlığiyle Eylül ayında ilk makaleyi yazmış ve son bölümü olan 14. bülteni de, yaklaşık 120 kişiden oluşan adres defterime 13 Ekim 2011 tarihinde sevketmişim. Aşağıda

ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış








