
ALAPLI’YA ARTIK BİR KADIN ELİ DEĞMELİ.../BUTLANCULARIN KOLTUK SEVGİSİ
17 Temmuz 2026 19:06:27
ALAPLI’YA ARTIK BİR KADIN ELİ DEĞMELİ
AK Parti Alaplı İlçe Başkanı Altan Güngör’ün istifasının ardından, yeni ilçe başkanını belirlemek üzere temayül yoklaması yapılıyor.
İlçe ve belde yönetimlerinden belediye başkanlarına, belediye ve il genel meclisi üyelerinden kadın ve gençlik kollarına, köy ve mahalle başkanlarına kadar oy kullanma hakkına sahip 122 parti üyesi sandık başına gidiyor.
Partililer, önceden hazırlanmış bir aday listesi olmadan, ilçe başkanı olarak görmek istedikleri kişinin ismini yazarak oy kullanıyor.
Temayül yoklamasında Faruk Yolaç, Recep Ocak, Birol Şahin ve Filiz Kılıç Ören’in isimleri öne çıkıyor.
Elbette bu isimlerin her biri geçmişte AK Parti’ye hizmet etmiş, teşkilat içerisinde emek vermiş kişiler. Ancak Alaplı’da yapılması gereken yalnızca yeni bir ilçe başkanı seçmek değil, siyasete yeni bir anlayış kazandırmaktır.
Artık AK Parti Alaplı İlçe Başkanlığı’na bir kadın eli değmelidir.
Filiz Kılıç Ören, AK Parti’ye yalnızca sözle değil, maddi ve manevi desteğiyle hizmet etmiş bir isimdir. Bölgenin önde gelen iş kadınlarından biridir. Ticari geçmişi temizdir. İsmi şaibeli, karmaşık ve alengirli ilişkilerle anılmamıştır. Yatırım yapmış, bölgesine istihdam sağlamış, üreten ve yanında insan çalıştıran bir iş insanıdır.
Siyasette artık yalnızca çok konuşanlara, her fotoğraf karesine girmeye çalışanlara ve makam kapılarında bekleyenlere değil; üretenlere, toplumda karşılığı bulunanlara ve insanlara tepeden bakmayanlara görev verilmelidir.
Çünkü ilçe başkanlığı, kartvizite yazılacak bir unvan değildir. İlçe başkanlığı; insan dinlemeyi, teşkilatı bir arada tutmayı, vatandaşa tepeden bakmamayı ve seçimden seçime değil, her gün sahada olmayı gerektirir.
İnsanlarla iletişim kuramayan, partilileri ayrıştıran, yalnızca kendi çevresini önemseyen bir kişi istediği kadar ilçe başkanı olsun, o koltuğun hakkını veremez.
Türkiye’de siyasetin en büyük sorunlarından biri, koltuğa oturan herkesin kendisini lider zannetmesidir. Oysa bir koltuğa oturmak kolaydır. Önemli olan o koltuğu taşıyabilmektir.
Toplumda karşılığınız yoksa, vatandaşın arasına kalabalık bir heyet olmadan giremiyorsanız, teşkilat mensuplarının telefonlarına çıkmıyorsanız, eleştiri duyduğunuzda öfkeleniyorsanız ve insanlara yukarıdan bakıyorsanız o makam size birkaç beden büyük gelir.
İstediğiniz kadar “başkanım” diye dolaşın. İstediğiniz kadar makam odasında fotoğraf paylaşın. İstediğiniz kadar önünüzü ilikleyen insanlarla çevrenizi doldurun.
Koltuğun hakkını veremiyorsanız başkan değilsiniz, yalnızca o makamı geçici olarak işgal eden birisiniz.
Alaplı’nın yeni ilçe başkanı; ulaşılabilir, toplum tarafından sevilen, siyaseti kişisel hesaplaşmaların aracı hâline getirmeyen, teşkilat içerisinde ayrım yapmayan ve vatandaşla aynı masaya oturabilen bir isim olmalıdır.
Filiz Kılıç Ören, bu özellikleri taşıyan güçlü bir seçenektir.
Temayül yoklamaları, teşkilatın görüşünü almak için yapılıyorsa sonuçlarına da gerçekten önem verilmelidir. Partililere sandık kurup ardından Ankara’da başka hesaplarla karar verilmesi, teşkilat mensuplarının iradesini değersizleştirir.
Sandığa giden 122 kişinin düşüncesi yalnızca bir raporun kenarına yazılmamalıdır.
AK Parti, Alaplı’da değişim istiyorsa yalnızca ismi değil, siyaset anlayışını da değiştirmelidir. Yeni ilçe başkanı belirlenirken kimin kime yakın olduğuna, kimin hangi makam sahibinin arkasında durduğuna ya da kimin daha fazla kulis yaptığına değil; kimin toplumda karşılığı bulunduğuna bakılmalıdır.
Alaplı’ya insanları ayrıştıracak değil, birleştirecek bir başkan gerekiyor.
Alaplı’ya koltuğundan güç alan değil, o koltuğa güç katacak bir başkan gerekiyor.
Alaplı’ya vatandaşa tepeden bakan değil, vatandaşla yan yana yürüyen bir başkan gerekiyor.
Açıkça söylemek gerekirse, AK Parti Alaplı İlçe Başkanlığı’na artık bir kadın eli değmelidir.
Bu isim neden Filiz Kılıç Ören olmasın?
BUTLANCULARIN KOLTUK SEVGİSİ
Zonguldak’ta CHP İl Başkanı Devrim Dural ve Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden’in görevden alınmasının hemen ardından, Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan da bugün görevden alındı.
Bu isimlerin neden görevden alındığını bilmeyen yok.
Kendileri gibi seçilmiş bir genel başkan olan Özgür Özel’i destekledikleri için bedel ödediler. Partinin delegelerinin iradesiyle genel başkanlığa seçilen Özgür Özel’in yanında durdular, siyasi davalarına ve örgütlerinin kararına sahip çıktılar.
Görevden alınacaklarını da biliyorlardı.
Bu karar onlar açısından beklenmedik bir sonuç değildi. Buna rağmen geri adım atmadılar, saf değiştirmediler, koltuklarını korumak uğruna siyasi duruşlarından vazgeçmediler.
Asıl mesele de tam olarak budur.
Bir tarafta görevlerini kaybetmeyi göze alarak seçilmiş genel başkanlarının yanında duranlar var. Diğer tarafta ise görevden almaları dört gözle bekleyen, köşelerde pusuya yatıp koltukların boşalmasını izleyen butlancılar…
Görevden alma kararlarının ardından bazı isimlerin sevindiği görülüyor. Neden sevindiklerini tahmin etmek zor değil.
“Koltuklar boşaldı, acaba bize de bir görev düşer mi?”
Bütün hesapları bu.
Siyasi duruş yok, örgüt iradesine saygı yok, seçmenin tercihine kulak vermek yok. Tek dertleri boşalan koltuklardan birine oturabilmek.
Koltuk sevdası insanın gözünü bu kadar mı karartır?
Bugün Devrim Dural’ın, Nazmi Özden’in ve Merve Arslan’ın görevden alınmasına sevinenler, yarın örgütün ve seçmenin karşısına hangi yüzle çıkacak? Seçilmiş genel başkanına sahip çıkanları suçlu, koltuk uğruna sessiz kalanları haklı mı ilan edecekler?
Butlancıların anlayamadığı önemli bir gerçek var.
Zonguldak’taki CHP seçmeni Özgür Özel’in arkasında duruyor. Özgür Özel’in Zonguldak ziyaretinde nasıl karşılandığını herkes gördü. Meydanın, örgütün ve seçmenin verdiği mesaj son derece açıktı.
Seçmen Özgür Özel diyor.
Siz hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel başkan olarak görebilirsiniz. Kendi aranızda görev dağılımı yapabilir, il ve ilçe başkanlıkları için hesaplar kurabilir, boşalan koltuklara kimin oturacağını tartışabilirsiniz.
Ancak unuttuğunuz bir şey var: Siyaset, kapalı odalarda koltuk paylaşmakla yapılmaz. Siyaset halkla, örgütle ve seçmenin iradesiyle yapılır.
Madem Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel başkan olarak görüyorsunuz, yeni il ve ilçe başkanlarını belirledikten sonra kendisini Zonguldak’a davet edin.
Bakalım kendisini kaç kişi karşılayacak?
Bakalım meydanda kaç kişi olacak?
Bakalım bugün görevden almalara sevinenlerin kaçı o gün Kılıçdaroğlu’nun yanında fotoğraf vermeye cesaret edebilecek?
Doğrusu biz de merak ediyoruz.
Çünkü koltukları masa başında dağıtabilirsiniz ama halkın sevgisini, örgütün desteğini ve seçmenin iradesini kararnameyle değiştiremezsiniz.
Bugün koltukların boşalmasına sevinenler şunu unutmasın:
O koltuklara oturmak kolay olabilir ancak o koltuklarda halkın ve örgütün desteği olmadan kalabilmek o kadar kolay değildir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








