
Bülten-18: Batı?nın İstihbaratı, ABD?nin Aydınları? (1)
26 Ekim 2011 21:58:13
Fikrine ve çabasına çok değer verdiğim bir araştırmacı-yazar arkadaşın, Bülten-17’deki “Sürekli Konferans” önerimde yeralan “yabancı katılımcılar” ve “davetliler” hususunda—çok haklı—bir samimi uyarısı oldu. Aşağıda okuyacağınız makale, bu uyarı üzerine tarihten örnekler de getirilerek yapılması gereken geniş bir açıklamanın birinci bölümüdür.
18. YÜZYILDAN BUGÜNE BATI’LI AYDINLARIN DURUMU…
“O sıralarda Adam Smith, İngiliz Gizli İstihbarat Servisi’nde David Hume’un al-tında çalışan seçkin bir görevliydi, ama resmen Edinburgh Üniversitesi Ahlâk profesörü olarak görünüyordu. Hume ise Fransa’ya karşı operasyonlar yapılırken İngiliz Gizli Servisi’nde çalışan Lord Shelbourne’un yardımcısıydı. Shelbourne da, Royal Society kurucularından olan dedesi Sir William Petty gibi “Gizli Servis”in İskoçya kolundan gelen en yüksek ailelerinden birinin üyesiydi…”
[Soldan sağa: Adam Smith ? David Hume ? Lord Shelbourne]

Aydınlanma Felsefesi’nin en büyükleri arasında yeralan Hume ile “iktisat ilmi”nin kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith’in durumları böyle. Şimdi de bir ömür boyu hayranlıkla okuyup izlediğimiz diğer büyüklere bir bakalım:
“Lord Shelbourne da dedesi kadar Cizvit olmakla ünlüydü ve Voltaire gibi. . . Quesney gibi Fransa’daki (Clermont) Cizvit çevresiyle de, Paris’teki İskoç Riti’ne bağlı Büyük Mason Locası cizvitleriyle de çok yakın ilişkiler içindeydi. İşte bu David Hume’dur ki “moral prensipler” denen şeyi formüle etme öncülüğünü almıştır. Smith’le başlayan bu durum Bentham, Malthus, Ricardo ve baba-oğul Mill’ler. . . ve Keynes’le sürerek, İngiliz ekonomi politiğinin temel aksiyomatik varsayımlarını yönlendirmiştir.” [Çeviri benim. Alıntıyı yaptığım ABD’li orijinal kaynağı görmek isteyenler kitabımın 162. sayfasına bakabilir.]
Demek ki Batı dünyasında işler bu şekilde yürütülmüş… Yani elit grubun (aristokrasinin) en kalitel
i insanları öncelikle devletleri hesabına işler yapmış ve bu nedenle de adını bilim tarihine yazdırma olanağı bulmuş. Nitekim—bilindiği gibi—çok daha sonraları, 20. yüzyılda ortaya çıkacak olan ünlü tarihçi Arnold Toynbee de gerçek bir istihbarat elemanıdır.
Amerika Birleşik Devletleri’ni kurarak Okyanus’ta büyük bir üs elde eden Anglo-Amerikan “Anonim Şirketler”, herzaman ülkelerinin aydınlarını kendi elleriyle yetiştirmiştir. Bir başka deyişle, Batı dünyasında—bizim anladığımız anlamda—bağımsız aydın olmadığı gibi bağımsız bilim adamı da yoktur; olamaz. Çünkü sistem o şekilde bağlanıp kilitlenmiştir ki, kariyer falan yapacaksanız, her şeyden önce bir kanal (torpil) bularak anonim şirketlere çalışan bir lobinin ücretli personeli olmak zorundasınız.
Bunun da köklü bir tarihi vardır:
Meselâ yukarıda adları geçen Thomas Malthus ile John Stuart Mill çok uzun yıllar boyunca meşhur “İngiliz Doğu Hind Adaları Kumpanyası”nın—emperyalizmin hizmetindeki—personeli olarak çalıştı. Yani bu “Şirket”, kendi ordusu ve donanması ile okyanusları dolaşmış, başta Hindistan olmak üzere Dünya’nın tozunu atmıştır. Elbe adasının da sahibi olan “Şirket”, Napolyon’un sürgününde muhafızı olmuştur. Üstelik Büyük Britanya İmparatorluğu’nun düzenli ordusunun kökünü de, kendi imparatorluk bayrağını da bu orduya ve kullandığı çeşitli sancaklara borçludur…]

Diğeri, yani İngiltere’ye göçen bir Portekiz’li Yahudi aileden gelen ama hiçbir zaman uğramadığı Avam Kamarası’na milletvekili bile seçilen ünlü David Ricardo ise borsa spekülatörü bir zengindi. O da Adam Smith gibi aristokrat sofralarının daimî konuğu olarak anonim şirket sahipleriyle bilgi (istihbarat) alışverişleri sürecinde yaşayıp gitti… Diğer bir çok Aydınlanmacı Aydın ise köle tacirliğinin para getirdiği anonim şirketlere ait hisse senetleriyle zenginleşti. (Ama, aynı hisse senetlerinden meselâ Isaac Newton gibi 20.000 £ kaybetme lüksü olanlar da vardır...)
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’nin AYDINLARI
ÖNCELİKLE DEVLETLERİ’nin MALIDIR…
İkinci Dünya Savaşı bitmiş, Sovyetler Birliği’nden çok daha hızlı davranan ABD, 1947 Eylül’ünde CIA’yı kurarak çalışmaya başlamıştır. O sıralarda “Rus’ların Hind-Avrupa ırkından olup olmadığı”nı tartışıp duran entelektüel camiayı sollayan CIA uzmanları, “KÜLTÜREL ÖZERKLİK BİRLİĞİ” (KÖB) adiyle bir örgüt oluşturur… Üstelik ilk açılış toplantısını 1950 yılının Haziran’ında Sovyetler’in gözü önündeki Berlin’de toplayacaktır.
Kısa bir süre içinde 35 ülkede örgütlenen bu gizli “Birlik” hemen legal bir zemine taşınacak ve olayın adı “KÜLTÜREL ÖZERKLİK KONGRESİ” (İ=Congress for Cultural Freedom) olarak bilinecektir.
Adı “Kongre”dir ama aslında seminerler, tiyatrolar, caz ve opera sunumları, mitingler, fikrî çalışma grupları, bale gösterileri, ve hiç durmayan kitap ve dergi yayınları ile gerçek bir etkinlikler zinciridir. Nihaî amaç ise uzun vâdede cezbedebilmek için, fantastik-şizofrenik ögelerle yüklü “modern” Amerikan sanatını, teknolojisini, müziğini, Batı Avrupa üzerinden Sovyetler Birliği’ne sarkıtmaktır… (Nitekim daha sonraki bölümlerde görüleceği gibi, tamamen başarılı(!) sonuçlar vermiştir).
Aşağıda, bu örgütün etkinliklerini organize eden ve/veya bunlara şu veya bu şekilde katılan 70 Batı’lı “Aydın”ın alfabetik olarak sıralanmış adlarını görüyorsunuz. (ABD’li muhalif araştırmacıların kitap özetlerinden sadece bukadarını saptayabildim). Branşlarında bir numara olan bu insanların tümünü internette bulabilirsiniz:
Aaron Copland, Alexander Corda, Alfred Ayer, Anthony Crosland, Arnold Beichman, Arthur Koestler, Arthur Miller, Arthur Schlesinger Jr, Benedetto Croce, Bertrand Russell, C.A.R. Crosland, Charles D. Jackson, Clifford Odets, Czeslow Milosz, Daniel Bell, David Cecil, David Lilienthal, David Rousset, Denis Healey, Dmitri Shostakovich, Dwight MacDonald, Ernst Reuter, Franz Borkenau, Frederic Warburg, George Orwell, Hannah Arendt, Hans Thirring, Hugh Gaitskell, Hugh Trevor-Roper, Ignacio Silone, Irving Brown, Irving Kristol, Isaiah Berlin, Jacques Maritain, James Burnham, James T. Farrell, Jay Lovestone, John Crowe Ransom, John Dewey, John Robert Kerr, John Strachey, Karl Jaspers, Leo Strauss, Lillian Hellman, Lionel Trilling, Malcolm Muggeridge, Mary McCarthy, Max Eastman, Melvin J. Lasky, Michael Josselson, Nicolas Nabokov, Norman Mailer, Patrick Gordon-Walker, Philip Rahv, Raymond Aron, Richard Crossman, Richard Löwenthal, Rita Hinden, Robert Lowell, Robert Montgomery, Roderick Macfarquhar, Roy Jenkins, Ruth Fischer, Sidney Hook, Sol Levitas, Stephen Spender, T.S. Eliot, Tennessee Williams, Theodor Plievier, Victor Rothschild…
BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU…
ETİKETLER : Yazdır








