Ekonomi

Hayat pahalılığı ?

Başlıktaki kavram, görece bir kavramdır. Çünkü kendi içinde şu soruyu taşır:

Abone Ol

Hayat kimler için pahalıdır ve/veya değildir ?

Hayat sözcüğünü “geçim” sözcüğü ile eşitlersek yukarıdaki soruyu şöyle bir yanıt verebiliriz:

Hayat, normal giderlerinden daha çok kazananlar için pahalı değildir. Bunun tersi de doğrudur !

Ayda 500 bin lira kazanan birisi için tarlada 6 lira olan limonun markette 100 liraya satılması “üzerinde durulmayacak bir “teferruattır” örneğin.

Buradan kalkarak şunu söyleyebiliriz: Geçim sıkıntısı çekenler için hayat sadece pahalı değildir, aynı zamanda dinmeyen bir bir acıdır da !..

Sorunun çaresi bellidir:

Hayatı ucuzlatmak için fiyatları aşağı çekmek ve ortalama geçim çıtasının üzerinde gelir sağlamak gerekir insanlarımıza.

Bir başka deyişle enflasyonu makul bir seviyeye düşürmek ve gelir ortalaması rahatça geçinilecek bir düzeye çıkartmak !.. Bu aynı zamanda hayatı pahalı olmaktan çıkartmak anlamına da gelir.

**

Türk-İş’in son yaptığı hesaplamada açlık sınırı 40 bin liranın üzerine çıktı. Buna karşılık asgari ücret 28 bin lira en düşük emekli aylığı 23 bin lira !

Ekonomi çevrelerinde ise asgari ücretin çok çok 35 bin liraya çıkartılacağı dile getiriliyor. Ocak ayında emeklilere de olası enflasyon (%28 yarısı kadar bir zam yapılabilecek. Parasal bir ifadeyle 3200 lira !

Yani toplam sayısı 34 milyon’un üzerindeki emekçi ve emeklilerin büyük bir kısmı yeni yıla yine açlık sınırının altında bir gelirle girecekler.

Aslında verilecek zamlar, asgari ücretliler için 1 yıllık, emekliler için de son 6 aylık reel gelir kaybının telafisinden başka bir şey de değildir.

İktidarın, gelecek seçimde de şanslı olabilmesi için bu sorunları çözmesi gerekiyor !..

Yeni Ufuk

 


Haber : 

Abone Ol