Büyüme-küçülme sarmalı !
Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte 2.5 puan daha büyüdü.
Büyüme en kaba tanımıyla ihracat artışına ilişkin milli hasıla/gelir artışıdır. Bir anlamda ülkelerin biraz daha zenginleşmesidir.
Düz mantıkla büyümenin kitlevi refahı aynı oranda arttırması gerekir.
Eğer öyle olmuyor da aksi oluyorsa burada bir mantıksızlık, bir yanlışlık var demektir.
Şuradadır o yanlış:
Ülke zenginleşirken yoksulluğun artması doğrudan gelir paylaşımındaki adaletsizliğin büyümesiyle ilgilidir.
Bu ikisi ters oranlı gelişir: Ülkeyle birlikte belirli bir kısım daha da zenginleşirken, yoksul çoğunluk daha da yoksullaşır.
Gelir dağıtımındaki adaletsizliğin doğal sonucudur bu.
Bu duruma, enflasyonist baskı ile ücretlerin sınırlandırılmasına yolaçar. Milli gelir dağılımındaki adaletsizliğin en somut sonucu ücretlerin büyüyen refah oranında artmaması şeklinde somutlaşır.
Nitekim milli gelirin paylaşımında nüfusun yüzde 20’sinin gelirin yüzde 49’nu alması, bu gerçeğin istatiksel verisidir.
**
Memur ve emekli maaşlarına bu ayın sonunda zam yapılacak. Zam oranı her zamanki gibi enflasyon oranına endeksli olacak. Her yıl Temmuz’da verilen periyodik zamlar, aslında zam değildir, son iki çeyrekteki reel gelir kaybının telafisidir. Eğer bir seçim ekonomisinden söz edilmiyorsa, bu yıl da böyle olacak bu. Emekli ve emekçiler ekonomi büyürken daha yoksullaşacaklar !..
Gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmelidir !..
Yeni Ufuk
Haber :