Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103 yılını gurur, onur ve coşkuyla kutluyoruz.
Osmanlı imparatorluğu çok milletli bir devletti, bu anlamda bir federasyondu.
Toplumsal sistem olarak da feodalizm ’in üzerine basıyordu.
Eşitsiz gelişme yasası ve yönetsel sorunlar Osmanlının özellikle 18-19 yüzyıllarda gerilemesine neden oldu. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde çıkan 1. Dünya savaşı Osmanlı’nın yenilgisiyle sonuçlandı. Emperyalist İtilaf Devletleri Osmanlı topraklarını bölüştüler ve bunu Sevr Anlaşmasıyla resmileştirdiler.
Yenilgiyi ve parçalanmayı içine sindiremeyen milliyetçi asker ve sivil aydınlar, Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde Kurtuluş Savaşı başlattılar ve başarıya ulaştılar. Kurtuluş Savaşımız, dünyanın zafere ulaşan ilk milli kurtuluş savaşı olarak tarihin sayfalarına geçti.
Kurtuluş Savaşımızın zafere ulaşmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti bir ulus-devlet olarak doğdu.
Yeni Cumhuriyet, feodal toplumsal sistemi aşarak yeni bir toplumsal sistemi benimsedi. Cumhuriyet bu anlamda demokratik ve lâik bir karakter kazandı.
Bugün bu büyük olayın 103. yılını yaşıyoruz. Ne kadar mutlu olsak azdır !
**
Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken ulus olarak iç-sorunlarımıza boğulmadan önümüze bakmamız gerekiyor. Bunun için de Türkiye’ye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin ulusal bütünlüğe zarar verecek davranışlardan kaçınması, Türkiye’nin bütünlüğünü koruması gerekiyor.
Önce vatan ! Parolamız bugün de bu !
Çok yaşa Cumhuriyet !..
Yeni Ufuk
Haber :








