Zor bir döneme girdik !
Belki ironiktir ama, enflasyon paranın bolluğundan doğar.
Bir ülkede para/talep çok, mal/ hizmet arzı yetersizse orada fiyatlar yükselmeye başlar. Genel kural olarak azalan herşeyin fiyatı artar. Arz-talep yasasının kabaca tarifidir bu.
Türkiye’de yüksek enflasyonu, “faiz sebep enflasyon sonuç” teorisi yarattı.
Piyasa, düşük faizli kredi pompalamasının istilasına uğradı. Talebin aşırı yükselmesi arzın görece azalmasına yolaçtı. Zaten sorunlu olan arz-talep dengesi iyice bozuldu. Arz boşluğunun doldurulması için dolarla yapılan aşırı ithalat da enflasyonun patlamasına yolaçtı.
Kemerleri sıkma ve sıkı para politikası limanına kapağı atmamızın nedeni buydu.
Bu kez ücretler kısıldı, para sıkılaştırıldı, kamunun tasarruf yapması için kağıt üzerinde önlemler alındı. Ancak bu yeni politika da çok başarılı olmadı. TÜİK bile hâlâ yüzde 30’un üzerinde enflasyon verileriyle karşımıza çıkıyor !
Az üretimp çok tüketiyoruz. Sonuçta gırtlağımıza kadar borca batıyoruz.
İran savaşı hepsinin üzerine tuz biber ekti. Petrol fiyatının aşırı yükselmesi ulaşımı, o da fiyatları tetikledi. Doları tutmak için devlet altın satmaya başladı, altın rezervlerimiz eridi.
Erdoğan bölgesel savaşın dışında kalmakla iyi bir şey yaptı, ama savaşın içerdeki sonuçlarını örtmek için aldığı önlemler yine de yeterli değil.
Esas tablo savaşın bitmesinden sonra ortaya çıkacaktır. Türkiye halkını zor bir yaz bekliyor ne yazık !..
Yeni Ufuk
Haber :