Ekonomi

Umudumuzu yitirmedik !

2025’in son günlerini yaşıyoruz…

Abone Ol

2025’in ülkemiz için parlak bir yıl olduğunu en iyimserleriniz bile söyleyemez.

Özellikle ekonomide zor dönemler geçirdik. Kriz dönemlerinde uygulanan sıkı para politikası ile tasarrufu öne çıkartan kemerleri sıkma politikası, özellikle emeği ile geçinen kesimlerde yıkıcı etkiye yolaçtı.

Bunun tipik örnekleri gözümüzün önünde:

Açlık sınırı 30 bin, yoksulluk sınırı da 100 bin liraya çıktı.

Buna karşılık en düşük ücret zamla birlikte 28 bin lirada kaldı. 2026 yılı içindeki enflasyonist baskı, 28 bin liralık en az ücretin de erimesine yol açacak.

En düşük ücretle çalışanların tüm çalışanlar içindeki payının yüzde 46 olduğunu göz önüne aldığımızda durumun vahameti ortaya çıkıyor.

16 milyon civarındaki işçi ve Bağkur emeklilerinin durumu daha da kötü. En düşük emekli maaşı 16 bin lira. Ocak zammı ile birlikte en düşük aylık gelirleri , en düşük ücret olan 28 bin liranın altında kalacak..

16 milyon emekli aileleriyle birlikte bu kadar düşük bir maaşla nasıl geçinecekler ? Bu soru’nun muhatabı olanlar bunu yanıtlamalıdır.

2025 yılı siyasi istikrarın da eni-konu bozulduğu bir yıl oldu. İBB operasyonlarına koşut olarak gelen ve yılın son ayında yoğunlaşan bahis ve uyuşturucu operasyonları sıkıntılı günler geçirmemize neden oldu.

Yılın son günlerindeki IŞİD terör örgütünün 3 polisimizi şehit etmesi ve 8 polisimiz ile 1 bekçimizi yaralaması ve bu olaya ilişkin operasyonlar yılın ulusça irimizi yakan olaylarıydı.

Her şeye rağmen 2026’a umutlu girmek istiyoruz. Umudunu yitiren bir toplum bu şeyini yitirmiş anlamına gelir çünkü. Oysa Türkiye güçlü bir ülkedir, zorlukların üstesinden gelecek potansiyelimiz de var, alternatiflerimiz de.

Yeni Ufuk


Haber : 

Abone Ol