Siyasette fanatizm !
Fanatizmi, “kör inanç” veya “kör bağlılık” şeklinde tanımlayabiliriz. Kör bağlılık, adı üzerinde akılı devredışı bırakan bir bağlılığı ifade eder.
Fanatizm toplumsal yaşamın her alanında görülebilir. Tabii siyasette de !
Fanatizm siyasette kör kamplaşmayı beraberinde taşır. Siyasi rakipler sıradan bir selama bile layık görülmeyen düşmanlara dönüşür.
Bunun son ve tipik bir örneğini cumhuriyet bayramı törenlerinde İyi Parti lideri Dervişoğlu’nun törenin yapıldığı alana gidilirken merdivenlerde MHP lideri Bahçeli'nin koluna girmesi olayında yaşandı. Dervişoğlu’nun Bahçeli’nin koluna girmesi tamamen insani bir dayanışma örneğiydi. Nitekim Bahçeli’nin öteki koluna da bir başka kişi girmişti. Amaç, yaşlı liderin bir kazaya uğramasını engellemekti.
Bu insancıl yaklaşıma, ilkten, Dervişoğlu’nun kendi partisinden tepki geldi. Bir yönetici, Dervişoğlu’nun Bahçeli’nin koluna girmesine karış çıktı. Bu insancıl dayanışmayı politik kutuplaşmanın sınırları içine taşımak istedi.
Politikada her zaman rakipler olur. Bu, politikanın doğasında var. Özellikle iktidar muhalefet cepheleşmesi politikanın olmazsa olmazıdır!
Ancak cepheleşmenin siyasi sınırları içinde kalması da siyasal etiğin kuralları arasında yer alır.
Türk siyasetinde bunu en iyi başarının siyasetçilerden birisi de Bahçelidir. Bunun en tipik örneğini Bahçeli’nin DEM’lilere olan sıcak yaklaşımı ile Apo olayında yaşamıştık.
Politik hasımlığı bireysel boyuta indirgemek fanatizmdir. Tüm siyasetçilerin bundan kaçınması gerekiyor !..
Yeni Ufuk
Haber :