Baskı, dönekliğin mazereti olabilir mi ?
Nasrattin Hoca’nın evine hırsız girmiş, yükte hafif pahada ağır ne varsa alıp götürmüş.
Mahallle kahvesinde Hoca’nın etrafına toplanan arkadaşları Hoca’yı eleştirmeye başlamışlar:
“Hocaefendi, kış uykusunda mıydın, niçin duymadın hırsızı ?!..”
“Hacaefendi gece yatarken kapıyı mandalladığından emin misin ?”
“Acaba arka camı açık unutmuş olabilir misin ?..”
“Cimrilik yapmayıp bahçeye bir köpek alsan bunlar başına gelmezdi!..
Daha neler neler….
Hocaefendi boynunu bir yana büküp komşularının eleştirilerini tevekkülle dinlemiş; eleştiriler hakaret boyutlarına varınca patlamış:
“Evinmin soyulmasının suçlusu benim aptallığım ise hırsızın hiç mi suçu yok be kardeşler !..”
Teşbihte (benzetmede) hata olmaz denilir. CHP’li belediyelerin meclis aritmetiğinin değişmesiyle AKP’ye geçmesinde çokları AKP’nin baskıcı politikalarını eleştiriyor. Bu yanlış değil. ama, döneklik yapıp CHP’den AKP’ye geen meclis üyelerinin hiç mi suçu yok ?
Aldıkları oyları satanlar bunlar değil mi sonuçta ? Yahut halk iradesini soyanlar ? Madem baskılara direnecek gücünüz yoktu niçin girdiniz siyasete ? Saf değiştirmeyen üyeler de varken, saf değiştirmeleri görmezden gelip baskı gerekçesiyle dönekliğe kılıf giydirmek ne derece doğrudur ? Ayrıca baskının içeriği çeşitli vaatler de olamaz mı saf değiştirmelerde ?
Her hikayenin iki tarafı vardır. Baskı yapmak doğru değil elbette, ama dönekliğe kılıf mı olmalı bu ?
Döneklikleri baskı gerekçesiyle tolere eden bakış açısı aynı zamanda dönmeyenlere de kapı aralamış olmuyor mu ?
Yeni Ufuk
Haber :