Ankara Bölge İdari Mahkemesinin üç yıl önceki CHP kurultayıyla ilgili olarak Mutlak Butlan kararı alması siyaset çevrelerinde tepkiyle karşılandı.
Bu, anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü bu karar demokrasi kavramı tartışma alanına taşırdı.
Aslında eleştirilmesi gereken mahkeme kararından çok o karara yolaçan hukuki zemindir. Mahkemeler yasalara göre karar alırlar. Yasada Mutlak Butlan diye bir şey varsa, yeri gelince uygulanır. Burada önemli olan bu tür kararlara yolaçan hukuk ve adalet sisteminin demokrasi karşısındaki konumudur. Hukuk ve adalet sistemi demokratize edilmeden bu tür kararlarla karşılanmamız kaçınılmaz olacaktır.
Şu an ortada somut bir durum var. Özgür Özel yönetimi mahkeme kararına uyacak mı uymayacak mı ?
CHP hukuki yollardan itirazlarını yaptığına göre şu an süreç henüz hukuk zemini üzerinde demektir.
Mahkeme kararları eleştirilebilir, ama onlara uymamak olmaz. Mahkeme kararlarına uymamak anarşi doğurur. Bu, çıkar yol değildir.
Bu durumda hukiki yollar sonuna kadar kullanıldığı halde sonuç çıkmazsa sorun CHP’nin kendi sorununa dönüşür ve orada çözülmesi gerekir.
Mutlak Butlan kararıyla yeniden CHP’deki Genel Başkanlık koltuğuna oturması sözkonusu olan Kılıçdaroğlu’nun tavrı bu aşamada önem kazanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun görevi kabul etmemesi halinde CHP yönetimi kayyıma gider.
Kılıçdaroğlu görevi devraldıktan sonra hakkından feragat edebilir. Bu durumda 1-2 ay içinde Kurultay toplanıp yeni bir yönetim seçilir ya da Özel yönetimi bu yolla yeniden göreve gelebilir.
Kılıçdaroğlu eğer hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmek isterse, hem kendisine ve hem de CHP’ye, ayrıca siyasetimize yazık olur !
Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye vereceği bir şeyi yok artık !..
Yeni Ufuk
Haber :








