İki seçim arasında siyasetin kendisine özgü dalgalı bir akışı vardır.
Seçime daha ikibuçuk yıl olmasına rağmen bu rutin ambiyans- deyim yerinde ise-şirazesinden çıktı, karşılıklı suçlamalara dönüştü.
Normal seçim tarihini bilmeyen bir yabancı Türkiye’ye gelse, siyaset üslubuna ve yoÄŸunlaÅŸan olaylara bakarak Türkiye’nin seçim süreci yaÅŸadığını zanneder !..
Bir adım geriye çekilip baktığınızda ülkemizde sadece iktidar-anamuhalefet çekiÅŸmesi olmadığını görüyoruz. TBMM’nde temsil edilen tüm partiler (İyi Parti sözdışı) ülkenin baÅŸta Kürt Sorunu olmak üzere çeÅŸitli sorunlarını saptamak, üzerinde görüşmek ve çözüm yolları aramak için kurulan bir Komisyon’da el-ele vermiÅŸ çalışıyorlar…
Bu iki süreç, yani Komisyon süreci ile siyasi mücadele süreci şimdilik yan-yana yürüyor. Ama, bunun böyle devam etmeyeceği de net şekilde görülüyor. Siyasi sürecin zirve yapması bir yerde Komisyon çalışmalarını da etkileyecektir.
Bu yanlış olur gerçi, ama görünen köy de kılavuz istemiyor !..
Soru ÅŸu:
Siyasi çekiÅŸmeler beraberinde bir erken seçimi taşır mı ? Teorik olarak taşıyor zaten, ama buna elbette iktidar kanadı karar verecek, bu konuda MHP’nin tavrı da belirleyici olacak gibi…
Bu köşede ısrarla altını çiziyoruz, ülkenin rahatlamaya ihtiyacı var. Bir erken seçim bu sorunu çözecekse, bu alternatif ciddi şekilde düşünülmelidir artık.
Yeni Ufuk
Haber :
ETİKETLER : Yazdır








