ABD/İsrali-İran savaşı hızla tırmanıyor. Savaş hedef seçiminde karşılıklı bir restleşmeye dönüştü.
En son enerji tesisleri vurulmaya başlandı. Şimdi sırada altyapı tesisleri var.
SavaÅŸ, İran’ın özellikle füze teknolojisi ile üretim ve stok bakımından ne kadar ileri düzeyde olduÄŸunu da gösterdi. En son 4 bin kilometre menzilli füzelerle İsrail’in nükleer tesislerinin vurulması bunun tipik bir örneÄŸidir.
Son zamanlarda savaşın psikolojik üstünlüğünün İran’a geçtiÄŸi ve ayrıca hava üstünlüğünün de dengelendiÄŸine iliÅŸkin yorumlar yapılıyor. Buradan savaşı İran’ın kazanacağı sonucunu çıkartanlar bile var.
Ne yazık ki bu doğru değil.
Bunu İngiltere de anlamış olmalı ki İran’a karşı kullanılmak üzere üslerini ABD’ne açtı.
İngiltere gibi eski bir sömürgecinin ve emperyal savaş ustasının tavrı savaşın nasıl sonuçlanacağını gösteriyor bir bakıma.
İran, öncelikle Körfez’deki komÅŸularına saldırmayı bırakmalı ve savaşın durması için üçüncü tarafların sunduÄŸu seçeneklere yönelmelidir.
SavaÅŸ eÄŸer altyapıya da yönelirse büyük insan zayiatları olur, bundan da daha çok İran zarar görür. ABD/İsrail’in gözü dönmüşlüğü nükleer bir felaketi bile gündeme taşıyabilir.
Bir kez daha tekrarlayacağız:
ABD/İsrali’in İran’daki molla rejimini devirmeye hakkı yoktur. İran’da nasıl bir rejim olacağına İran halkı karar verir.
Bu, bir kırmızı çizgi olarak kalmak koÅŸuluyla OrtadoÄŸu ülkeleri ve halkları daha fazla zarar görmeden ateÅŸkes ilân edilmeli, sorun masaya taşınmalıdır.
Yeni Ufuk
Haber :








