Kdz.Ereğli

8 Ağustos 2022: Ereğli Birleşim Grup Metal kuruluyor

(2) Tarih burada önem kazanıyor.

Abone Ol

Özborsan dosyası

1969 yılında Hasan Özdemir tarafından kurulan Özborsan Boru Profil, uzun yıllar Kdz. Ereğli'nin önemli sanayi kuruluşları arasında yer aldı.

Ancak şirket yıllar içerisinde ekonomik ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldı.

2019 yılında Özborsan hakkında iflas davası açıldığı kamuoyuna yansıdı.

Daha sonra fabrika ve taşınmazlarla ilgili TMSF süreci başladı.

Fakat burada önemli bir ayrıntı var.

TMSF'ye geçişin nasıl gerçekleştiği konusunda tarafların anlatımları aynı değil.

2023 yılında yayımlanan bir haberde fabrikanın borçları nedeniyle TMSF tarafından el konulduğu ve daha sonra Ereğli Birleşim A.Ş.'ye satıldığı ileri sürüldü. Aynı haberde satış bedelinin 16 milyon 500 bin TL olduğu aktarıldı.

Buna karşılık Ereğli Birleşim Grup Metal tarafından yayımlanan tekzipte farklı bir süreç anlatıldı.

Şirketin açıklamasına göre söz konusu taşınmazlar yıllar önce bir banka tarafından icra yoluyla satın alındığı; bankaya el konulmasının ardından mülkiyetin TMSF'ye geçti ve daha sonra taşınmazlar TMSF iştiraki Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.'ye devredildiği aktarıldı.

Yani burada iki ayrı anlatım var.

Ve gazetecilik açısından yapılması gereken, bu iki anlatımı birbirine karıştırmadan ortaya koymak.

8 Ağustos 2022.

Ereğli Birleşim Grup Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. ticaret siciline tescil edilerek kuruluyor. Şirket de kendi tekzip metninde kuruluş tarihini bu şekilde doğruluyor.

Ve şirketin ortaklık yapısı dikkat çekiyor.

Sermaye değişikliği belgesine göre şirketin toplam sermayesi 40 milyon TL.

8 Ağustos 2022 tarihinde kurulan Ereğli Birleşim Grup Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sermaye yapısına ilişkin ticaret sicili kayıtlarında 13 ortak yer alıyor.

Ortaklar arasında Arslan Keleş, Halil Bozkuş, Fatih Çapar, Ahmet Çapar, Alperen Fatih Şahin, Batuhan Bozkuş, Mevlüt Özdemir, Kadir Çaygeç, Gökmen Baydan, Yusuf Konya, Hale Konya, Tuğba Asena Özdemir ve Turgut Tanyıldız bulunuyor.

Aynı kayıtlara göre şirketin toplam sermayesi 40 milyon TL, Arslan Keleş'in sermaye payı ise 5 milyon 600 bin TL ve %14 olarak dikkat çekiyor.

Yani söz konusu şirket yalnızca Keleş'in adının geçtiği bir şirket değil.

13 ortaklı ve 40 milyon TL sermayeli bir şirketten söz ediyoruz.

11549 sayı numarasıyla 25 Mart 2026 tarihinde yayınlanan Resmi Gazete’ye göre; Arslan Keleş, Fatih Çapar ve Halil Bozkuş, 25.03.2029 tarihine  kadar temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olarak seçiliyor.

Bu bilgiyi de paylaşmak gerekiyor.

12 Eylül 2022: TMSF iştirakiyle sözleşme

Şimdi tarihler peş peşe geliyor.

8 Ağustos 2022: Ereğli Birleşim Grup Metal kuruluyor.

12 Eylül 2022: Şirketin kendi tekzip metnine göre, TMSF iştiraki Birleşim Varlık Yönetim A.Ş. ile 12.09.2022 tarihli sözleşme imzalanıyor. Şirket, satışa çıkarılan taşınmazları satın alma girişiminde bulunduğunu açıklıyor.

Ardından 2023 yılında satış işlemi kamuoyuna yansıyor.

Basına yansıyan haberde satış bedeli 16 milyon 500 bin TL olarak veriliyor.

Yine basına yansıyan Hasan Özdemir'in açıklamasında bu süreç sonrasında fabrikayı yeniden almak istediğini ve Arslan Keleş ile görüştüğünü ancak sonuç alamadığını söylediği aktarılıyor.

Burada yine önemli bir ayrım yapalım:

“16,5 milyon TL” rakamı basına yansıyan satış bedelidir.

Ereğli Birleşim'in kendi tekzip metni ise satın alma sürecini ve 12 Eylül 2022 tarihli sözleşmeyi doğrulamakla birlikte, bu rakamı aynı şekilde teyit etmiyor.

Şimdi asıl soru: Bu dosyalar bize ne anlatıyor?

Ortaya çıkan tablo, Kdz. Ereğli TSO seçimlerinin artık yalnızca bugünün
adaylıkları ve projeleri üzerinden yürütülmediğini gösteriyor.

Geçmişte yaşanan konkordato süreçleri, şirket devirleri, TMSF işlemleri,
ticari ilişkiler ve ortaklık yapıları bugün seçim tartışmalarının konusu haline
geliyor.

Bu yazı bir tarafın iddiasını diğer tarafa karşı kesin hüküm olarak sunmak
için hazırlanmadı.

Tam tersine, “kayyum” ve “çökme” gibi ağır ifadelerin seçim
meydanlarında havada uçuştuğu bir ortamda, sözlerin arkasındaki ticari ve hukuki geçmişi belgeleriyle araştırmak için hazırlandı.

Çünkü gazeteciliğin görevi tarafların yerine karar vermek değil; soruları
sormak, belgeleri ortaya koymak ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır.

TSO seçimleri yaklaşırken bu dosyaların burada kapanması da beklenmiyor.

Çünkü seçim sandığına giden yol yalnızca bugünün vaatlerinden değil, geçmişin kayıtlarından da geçiyor.

Şimdi ise gözler, “kayyum” ve “çökme” ifadeleriyle sertleşen bu karşılıklı atışmaların Kdz. Ereğli iş dünyasında ve TSO üyeleri arasında nasıl karşılık bulacağına çevrildi.

Bu anlattıklarım kamuoyuna yansıyanlar..

Peki ya yansımayanlar ?

Yazıyı şu canalıcı soruyla bitireceğiz: Kamuoyuna yansımayanlar seçim sonuçlarını etkiler mi ve sonuçta seçim şansı kimden yana ?

Bu sorulara da yanıtlarımız olacak. Bekleyin…

Yeni Ufuk

TSO’da iktidar savaşı - 1

 

 

 


Haber : 

Abone Ol