Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  TabNet operasyonu Ereğli’ye uzandı: 13 kişi gözaltında
  Son Dakika |  TTK’da 213 gün sonra üretim yeniden başladı: Faturası 5 milyar liraya dayandı
  Son Dakika |  AK Parti Ereğli İlçe Başkanlığı’ndan belediyeye sert eleştiri: “Algı siyaseti değil, hizmet belediyeciliği”
  Son Dakika |  Türkiye’nin 401. büyük sanayi kuruluşu Çınar Boru’nun Çınar Çelik tesisinde işçi eylemi
  Son Dakika |  TTK’da kapatılan ocaklar yeniden gündemde: Yeni yönetmelik Zonguldak’ta dikkatleri güvenlik önlemlerine çevirdi
  Son Dakika |  12. Yargı Paketi yasalaştı: İcra satışlarından idari davalara kadar birçok alanda önemli değişiklik
  Son Dakika |  Beklenen oldu.. CHP Zonguldak İl Başkanı görevden alındı
  Son Dakika |  AK Parti Alaplı İlçe Başkanı Altan Güngör görevinden istifa etti
  Son Dakika |  Ali Ünlü’den bomba iddia: “Recep Yılmaz kulübü kendi şirketine 8 milyon lira borçlandırdı”
  Son Dakika |  Zonguldak İl Genel Meclisinde bağımsız üye sayısı 3 oldu
17 Ağustos 2026 Pazartesi
  1. Gündem

17 Ağustos onların hafızasından silinmedi

 Yayınlanma : 17-08-2026 | 09 : 50 07
 Güncelleme : 17-08-2026 | 09 : 50 07
Haber Görseli
        

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. İzmir'den Gölcük'e hayat kurtarmak için giden itfaiyeciler, aradan geçen yıllara rağmen o gecenin seslerini, kokularını ve yüzlerini unutmadı. Kimi bir çocuğu enkazdan canlı çıkardı, kimi kurtaramadığı insanların acısını taşıdı, kimi ise yıllar sonra depremde karşılaştığı bir aileyle yeniden yollarının kesişmesine tanıklık etti.

İZMİR (İGFA) - Takvimler 17 Ağustos 1999'u gösterdiğinde Türkiye, sabaha karşı büyük bir felaketle uyandı. Saat 03.02'de Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkezli meydana gelen deprem, binlerce insanın hayatını değiştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nda görev yapan dört itfaiye personeli de o gün, mesleklerinin henüz ilk yıllarında, enkaz başında hayatlarının en ağır sınavlarından birini verdi. Günlerce uyumadan ve dinlenmeden çalışarak, kendi ailelerinden haber alamadan başkalarının yakınlarına ulaşmaya çabaladılar. Aradan geçen yıllara rağmen o günlerde enkazlardan yükselen sesleri hafızalarında taşımaya devam ettiler.

"ÇARESİZLİK İNSANI YIPRATIYOR"

Bugün 52 yaşında olan ve Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi İtfaiye Grubu'nda amir olarak görev yapan 28 yıllık itfaiyeci Ali Hikmet Küçükgül, deprem olduğunda 26 yaşında ve henüz iki yıllık memurdu. Gece nöbetinde olduğu sırada deprem haberini aldı. Ekip hızla oluşturuldu ve aynı sabah Gölcük'e doğru yola çıktı. Yaklaşık 13 gün bölgede görev yapan Küçükgül, bir hafta boyunca büyük bir bloğun enkazında çalıştı. Görevden döndüğünde 14 kilogram verdiğini söyleyen Küçükgül, o günleri şöyle anlattı:

"Dinlenmeden çalıştık. Çünkü enkaz çok fazla, ekip sayısı azdı. İnsanların içeriden ‘Kurtarın' diye sesleri geliyor. Yanında eşi, çoluğu, çocuğu ölen insanlar var. Onların çırpınışları ve çaresizliği insanı yıpratıyor."

Küçükgül, aradan geçen 27 yıla rağmen o günlerde yaşadıklarını unutamadığını söyledi.

"ENKAZ BAŞINDA ÇOK OTURUP AĞLADIM"

Bir enkazda baba, anne ve kız çocuğunu birbirlerinin üzerine kapanmış halde bulduklarını anlatan Küçükgül, "Evin girişindeki ayakkabılık üzerlerine yıkılmış, aile enkazın altında kalmıştı. Bebeklere ve çocuklara dayanamıyorum. Enkaz başında çok oturup ağladım. Ben de babayım, bir kızım var. O aile beni çok yıpratmıştı. Bir aile tamamen yok olmuştu" dedi.

Küçükgül, depremden sonra yaklaşık altı ay televizyon izleyemediğini belirterek bugün bile karşısına deprem görüntüleri çıktığında kanalı değiştirdiğini söyledi. Küçükgül, "Çünkü zihnimde hâlâ yanıtını bulamadığım bir soru var. Böyle bir enkaz İzmir'de olsaydı, benim çoluğum çocuğum bu enkazın altında kalsaydı ben ne yapardım? Beni hâlâ yaralayan şey bu. 28 yılda sayısız olaya gittim. Bunların içinde en zoru deprem. İnsanı bitiren çaresizlik. En büyük acı veren şey o" diye konuştu.

"BİR ENKAZ YOKTU, YIKILMIŞ BİR MAHALLE VARDI"

İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü'nde amir olarak görev yapan 33 yıllık itfaiyeci Bülent Yanaşık da depreme gittiğinde henüz yeni evlenmişti. Eşiyle balayına bile çıkamamıştı. İlk ihbarla birlikte ekipler hızla toplandı. Dört ekip, Gölcük başta olmak üzere farklı bölgelere ulaştı. Ancak karşılaştıkları manzara, hazırladıkları hiçbir senaryoya benzemiyordu.

Bülent Yanaşık, üzerinden yıllar geçse de yaşananları kelimeleri boğazında düğümlenerek, sesi titreyerek ve gözleri dolarak şu sözlerle anlattı:

"Biz oraya bir enkaza gideceğimizi düşünüyorduk. Olay yerine gittiğimizde bir tek enkaz yoktu. Yıkılmış bir mahalle vardı. İnsanlar, ekipleri gördükleri anda kolundan tutup yakınlarının bulunduğu enkaza götürüyordu. Herkesin bir yakını, bir arkadaşı, bir komşusu enkazın altındaydı. İtfaiyeciler ise bir yandan enkazlarda çalışırken bir yandan çaresizce yardım bekleyen insanlara yetişmeye çalışıyordu. Tamamen bir can kurtarmaya odaklanıyorsunuz. Biraz dinlenmek istediğinizde insanların çaresizlikleri karşınıza çıkıyor. Mola veremiyorsunuz. Günler sonra İzmir'e döndüğümde ailem beni tanımakta zorlandı. Sakallarım uzamış, kilo vermiştim. Uyku düzenimin normale dönmesi ise aylar sürdü. Şu anda bile o enkazın görüntüsü ve yaşadıklarımız hafızamda. Sonrasında başka deprem bölgelerinde de çalıştım ancak ilk kez görev aldığım Gölcük depreminin etkilerini hâlâ üzerimden atmış değilim. Allah hiç kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Şu anda bile duygulanıyorum. Enkazda ailelerinizin olduğunu düşünün. Elinizden hiçbir şey gelmiyor. Enkazın kaldırılmasını, belirli bir süre içinde bir canlının çıkarılmasını bekliyorsunuz. Çıkmıyor. Ama bu kez cenazeye ulaşmak bile önemli hale geliyor. İşte bu gerçekten çok ağır."

"İLK BAKTIĞIMDA BİR TABLO GİBİ GELDİ"

İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü'nde eğitmen olarak görev yapan Abdül Duyulur için 17 Ağustos'un bir başka anlamı daha var. Deprem bölgesine gittiğinde eşi hamileydi. 17 Ağustos'tan tam bir ay sonra, 17 Eylül'de kızı dünyaya geldi. Ancak Duyulur, günler boyunca ailesinden haber alamadı. Kocaeli Derince'de Tüpraş'ta çıkan yangına müdahale etmek için bölgeye ulaştığında, karşılaştığı manzara hayatında gördüğü en büyük yangındı. Üçüncü günün sonunda ise Gölcük'te enkaz çalışmalarına başladı.

Abdül Duyulur, "İnsanların yolların yanında, parklarda yattığını, binaların yıkıldığını, herkesin yardım beklediğini gördük. İlk baktığımda bir tablo gibi geldi. İnanamadım. ‘Bu kadar enkazı nasıl kaldıracağız' dedim. Ama bir yerinden başlamak gerekiyordu" dedi.

Enkazda çalışırken kocasının sesini duyan bir kadının kendilerine sürekli su getirdiğini anlatan Duyulur, "Kadın, eşinin kurtarılmasını bekliyordu. Ancak büyük bir artçı meydana geldi. Ses kesildi. Adamı çıkardığımızda hayatını kaybetmişti. Yıllar sonra İzmir'de bir apartmanda baca problemi nedeniyle gittiğim binada o kadınla yeniden karşılaştım. Depremden sonra İzmir'e taşınmış. Birini canlı kurtarmak dünyalara değişilmez. Ölenleri çıkarıyorsunuz. Çocuk oluyor, genç oluyor, yaşlı oluyor. Çocuk olduğunda kendi çocuklarım, ailem aklıma geliyor" dedi.

"KAPALI ALANA GİREMEDİM"

Gaziemir İtfaiye Grubu'nda amir olarak görev yapan Mümin Yavuz, deprem bölgesine gittiğinde henüz bir yıllık itfaiyeciydi ve evleneli yalnızca 36 gün olmuştu. Çınarcık'ta 12 gün görev yapan Yavuz, insanların itfaiye personelinin kollarına sarılarak "Lütfen yakınlarımızı kurtarın" diye yalvardığını anlattı.

Bölgede bir kız çocuğunu canlı olarak kurtardıklarını, ancak çalışmalarının büyük bölümünde enkazlardan cansız bedenleri çıkardıklarını belirten Yavuz, o günleri dün gibi hatırladığını söyledi. Depremden döndükten sonra yaşadıklarının günlük hayatını da etkilediğini ifade eden Yavuz, bazı kokuların kendisini yeniden deprem bölgesine götürdüğünü belirterek, "15-20 gün boyunca kapalı alana giremedim. Sanki dört duvar üzerime geliyordu. Deprem bölgesindeki kokular bende travma oluşturdu. Bir süre evde yemek yiyemedim, dışarıda yemek yedim" dedi.

Bugün iki çocuk babası olan Yavuz, yaşadıklarının ardından ailesini de depreme hazırlamaya karar verdiğini söyledi. Yaşadığı acının kendilerini hazırlıklı olmaya yönelttiğini belirten Yavuz, evde deprem tatbikatları yaptıklarını, güvenli alanları konuştuklarını ve deprem çantasında bulunması gerekenleri birlikte belirlediklerini anlattı.


Haber : İGFA

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 0 )

    Henüz bir yorum yapılmamış
    Erikli Çevre ve Güç Birliği Derneğinden Özcan ve Yıldırıma ziyaret
    Erikli Çevre ve Güç Birliği Derneği'nden Özcan ve Yıldırım'a ziyaret
    İzmirde fil ailesine doğum günü hediyesi
    İzmir'de fil ailesine doğum günü hediyesi
    Ağrı Doğubayazıt Belediyesinden hizmet seferberliği
    Ağrı Doğubayazıt Belediyesi'nden hizmet seferberliği
    İki bakanlıktan Süper Lig maçında kardeşlik mesajı
    İki bakanlıktan Süper Lig maçında kardeşlik mesajı
    Bursa İnegölde atıktan saksıya, saksıdan yaşama etkinliği
    Bursa İnegöl'de 'atıktan saksıya, saksıdan yaşama' etkinliği

     Haber Yorumları


    • Aydon
      Afferin Ereğli halkına bu takım küme düşer
    • H BAKİ YÜKSEL
      CHP iktidar olacak
    • Sebahattin özarslan
      Kirada oturan asgari ücretliye acilen Kira yardımı yapılsın ikinci işte çalışan emekli kayıt dışı maaşının yarısı kesilsin örnek Er... DEVAMI
    • orhan
      Sadece hayır yetmez milletin partisi millet kurdu dediniz millete rağmen genel başkanınız evet oyu vereceğini solandıra dolandıra gazi meclis... DEVAMI
    • chpli erol
      Milletin kurduğu partiydi dimi bu chpde mücadele edecektiniz ayrılmayacaktınız bi sürü belediye başkanı yolsuzluktan tutuklandı lider özgü... DEVAMI
    • Ereğlili
      İşçiden kısılarak edilen kar tatmetal maaşları yakında Erdemir maaşlarını geçecek
    • Kazim öztürk
      Elinize emeğinize saglık çok iyi düşünülmüş pureje kandili tekrar hayat bulacak.
    • Tufan
      Helal
    • Cengiz GÜZEL
      Başkana teşekkür Ederim Sağolsun ,10 senedir mendirekte Her yaz Aileden temizlik terbiyesi Almamış pis insanların Çöplerini toplayıp Kon... DEVAMI
    • Ereğlili
      Ereğli Futbol Kulübünü Erdemir'i özelleştirenler düşünsün ve sahip çıksınlar. Erdemir özelleştirilmeseydi sponsor olurdu ve para probl... DEVAMI
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
    Detay