Beklenen oldu, CHP kendi içinden yeni bir parti çıkartıyor…
Soruyoruz:
Bu olmalı mıydı ?
Olmamalıydı. Yerel seçimi kazanan ve o tarihten bu yana birinci parti kimliğini koruyan CHP bütünlüğünü korumalıydı. Bu şekilde gelecek seçimi kazanma şansını arttırırdı.
Olmadı ! CHP bölünüyor !..
Peki bunun suçu kimin ?
Sorunun yanıtı hiç tartışmasız şekilde tek bir isme bağlanıyor. O isim Kemal Kılıçdaroğlu’dur !
Kılıçdaroğlu butlan kararının beklendiği günlerde kendisini özellikle şöyle savunuyordu:
Partiyi ben devralmasam kayyıma gider !
“Keşke kayyıma gitseydi” diyenler gitgide çoğalıyor. CHP kayyıma gitseydi, kayyım ,
hiçbir işlem yapmadan 45 gün içinde partiyi kurultaya götürürdü, sorun çözülürdü böylece.
Kılıçdaroğlu geldi, parti karıştı. Tasfiyeler başladı, Özel ekibi CHP’den hızla hızla dışlanmaya başlandı.
Kılıçdarolu’nun yapmak istediği belliydi: “kendi” CHP’sini yeniden kurmak ! Bunun bir başka ifadesi başkanlığını yaptığı 13 yılda tek seçim olsun kazanamadığı süreci yeniden başlatmak; müzmin bir anamuhalefet partisi olarak AKP’nin yüzünü güldürmeye devam etmek !..
Özel ve ekibi CHP’den bu oyunu bozmak için ayrılıyorlar. Vizyonları sadece anamuhalefet olmak değil, ilk seçimde iktidar olmak !..
Peki, başarı şansları nedir ?
Siyasette peşin değerlendirmelere yer yoktur. Ama en azından başarılı olmak için diğer partilerden çok daha fazla şansları olacaktır.
Yeni Ufuk
Haber :
ETİKETLER : Yazdır








