Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Eren Holding’den fabrika kapatma kararı
  Bakan Bayraktar’ın ziyaretinde Mesut Özil detayı
  Tazminat parasıyla köpeklere mama aldı
  Kdz.Ereğli Belediyespor yöneticilerine ceza yağdı
  TTK Armutçuk’ta üretim devam edecek
  Kdz. Ereğli’de Altın Piyasasında “Sürprizler Olabilir” Uyarısı
  Başkan Demir: "Prosedürler tamamlandı. 1-2 ay içerisinde başlanacak"
  Son Dakika.. Merve Kır Müftüoğlu CHP’den istifa etti
  Bakan Gürlek: “Göçükle ilgili soruşturma başlatıldı”
  Zonguldak’ta maden ocağında göçük: 3 işçiye ulaşılmaya çalışılıyor
22 Mart 2026 Pazar
  1. Gündem

Sevmek bazen vazgeçmektir

 Yayınlanma : 11-08-2021 | 15 : 50 02
 Güncelleme : 11-08-2021 | 15 : 50 02
Sevmek bazen vazgeçmektir
        

Sevmek bazen vazgeçmektir

Hikayeyi çoğunuz bilirsiniz ,Hazreti Süleyman zamanında iki kadın bir çocuk üzerinde münakaşa ediyor ikisi de bir çocuğa sahip çıkıp ''Bu çocuk benim" diyorlarmış.

Anlaşmazlık şuradan ileri geliyordu. İkisi de kıra çıkmışlardı. İkisinin de kundakta olan çocukları varmış, Bir kurt gelmiş ve çocuklardan birini kapmış götürmüş, iki kadın birden elde kalan çocuğa sahip çıkarken mesele Hazreti  Süleyman'a kadar gelip çözülmeyi beklemeye başlamış.

Hazreti Süleyman  "Madem bu çocuğu paylaşamıyorsunuz, ben bunu ikiye parçalayacağım. Yarısı birinizin, yarısı da birinizin olsun razı mısınız?"diye sorduğunda   Kadınlardan birisi " Razıyım Madem o da çocuğun kendisine ait olduğunu iddia ediyor, hiç olmazsa yarısını alacağım" derken, diğer kadın  "Aman kesmeyin ben hakkımdan vazgeçtim, Tek çocuk onun olsun, yeter ki çocuğa zarar gelmesin." diyor.

Bunun üzerine Hazreti Süleyman "Çocuk kesilmemesini isteyen ve hakkından vaz geçen kadınındır. Eğer öbürü çocuğun annesi olsaydı, kesilmesine razı olmazdı" diyerek çocuğu öz annesine teslim ediyor.

Galiba hayatımızın her alanına egemen olan "Sevmek bazen vazgeçmektir" fedakarlığı ilk olarak bu dönemde ortaya çıkmış durumdadır, Bir annenin dokuz ay karnında taşıdıktan sonar doğurduğu çocuğunun başına bir kötülük gelmesin diye başka birisine terk etmek istemesi "Sevmek bazen vazgeçmektir" şeklindeki fedakarlığın en üst noktadaki fotoğrafıdır.

Biz "Sevmek bazen vazgeçmektir "şeklindeki ifadeyi bundan uzun yıllar önce Ülkü Ocaklarının efsanevi  başkanı Alişan Satılmış kardeşimizin bir yazısı vesilesi ile duymuştuk, kendimizi çok akıllı, çok iyi düşünen ve düşündüklerini de nerede ise otuz yıldır kaleme alıp yazmak gibi bir yeteneğimizin olduğunu düşündüğümüz anlarda "Alişan Satılmış'ın  "Sevmek bazen vazgeçmektir"  ifadesi birden bire bizi uzayın boşluğuna düşmüş ve nereye gideceğini bilemeyen bir astronot durumuna dönüştürmüştü.

O andan sonra  dostlarımız, arkadaşlarımız, akrabalarımız rahat etsin diye, sırf onların gönülleri kırılmasın, rahatları bozulmasın diye nelerden vazgeçtiğimizi, hayatımızdan neler feda ettiğimizi düşündüğümüzde vazgeçmenin ne kadar büyük bir erdem olduğunu daha iyi anlamaya başladık.

Çok iyi bildiğimiz bir konuda tartışmaya başlarken karşımızdakinin boş teneke gibi olmayan işleri gerçekmiş gibi anlattığını bile bile sırf incinmesin diye bütün yanlışlarını doğru Kabul ederek vazgeçtiğimiz doğrularımız.

Siyasette beraber yürüdüğümüzü sandığımız dost olarak bildiğimiz ancak sırf kendi menfaati için bizimle yürüdüğü belli olan siyaset bezirganlarına "aman bir neferi olarak bildiğimiz davamız zarar görmesinde biz olmayalım sen ol" dediğimizde vazgeçtiğimiz siyasi değerlerimiz.

Hiç sevmediğimiz bir yemeği sırf bizi ağırlayan dostumuz kırılmasın diye midemizin perişan olmasına rağmen "vay be bu kadar muhteşem bir lezzet varmıymış.?" diyerek sağlığımızdan vazgeçtiğimiz zamanlar.

Milletvekilliği sıralamasında, Meclis üyeliği sıralamasında sırf cebi biraz şişkin diye "Eğer teşkilatımız ekonomik katkı sunacaksa ben fedakarlık edip bir hatta iki sıra aşağıya ineyim" diye bile bile kalbimize ihanet ettiğimiz zamanlar.

Velhasılı kelam "Sevmek bazen vazgeçmektir" diyerek bir ömür bırakmak, terk etmek zorunda kaldığımız

"O kadar çok kale

o kadar çok saray,

o kadar çok makam,

o kadar çok mevki"

Oldu ki yazmaya kalksak  rahmetli Cem Karaca'nın  "Toplamsam o öğütleri burdan köye yol olur".. dediği yere kadar gelir dayanırız.

Farkına vardık ki son otuz yılda bizi bir adım geride bırakanların tamamı "Sözde"

hep akıllı (!)

hep bilgili(!)

hep olağanüstü (!)

Hep dava adamı (!)

hep kariyer sahibi(!)

hep tevazu sahibi (!) 

ancak ne hikmetse onların rahatı bozulmasın diye kendisini "Sevmek bazen vazgeçmektir" diye feda eden sürekli biz olmuşuz.

Ticaret yaparken özel günlerde çalıştırdığımız personel bayrama harçlıksız girmesin diye cebimizdeki son kuruşuna kadar verdikten sonra akşam saatlerine  beş parasız evin yolunu tutup balkonda bizi bekleyen rahmetli annemin "Yüksel galiba sen yine paraları dağıttın, sana bir şey kalmadı yarın bayram al bu banka kartını, bayrama parasız grime" şeklindeki hadise kaç bayram yenilendi bugün bile sayabilmiş değiliz.

Sonraları farkına vardık ki bir zaman sonra bizim yaptığımız fedakarlık çevremizde bulunanlar tarafından bir vazife olarak görülmeye başlamış,

Kendi rahatlarından bir milim bile fedakarlık yapmayan çok sayıda eş-dost "Yüksel Ercan sevmek çoğu zaman vazgeçmektir, burada fedakarlık sana düşüyor, gerekeni yap" diyerek bizi gece gündüz koşturmakta hiç bir beis görmemişler.

Bu "Vazgeçme" meselesi artık dayanılmaz bir noktaya gelip problem daha fazla uzatmanın kimseye bir faydası olmadığını daha da kötüsü bizim vücut sağlığımızı, ruh sağlığımızı toptan bozmaya başladığını anlayınca "madem öyle bende sevdiğim ne varsa hepsinden bir çırpıda vazgeçiyorum" dedik ve uygulamamaya geçtik. 

"Sevmek bazen vazgeçmektir "diye sigarayı bıraktık.

"Sevmek bazen vazgeçmektir "diye uzun yıllar yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan vazgeçtik.

Dün doğru olduğunu bildiğimiz ne kadar değer varsa bugün "yanlış çıktı "diye kendimizi bildik bileli siyaset yaptığımız siyasi organizasyondan vazgeçtik.

"Sevmek bazen vazgeçmektir" ilkesi ile nereye kadar gidebileceğimizin hesabını yaparken bir baktık ki Rahmetli Atsız'ın

"Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim,
Bir ülkünün mehabetinin zirvesindeyim.
Dünya denen mezellete dalsın her isteyen,
Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim.

Herkes bir özleyişle yaşar... bende öylece
Altaylar'ın ve Tanrıdağ'ın çevresindeyim.
Merdanelikle şöyle bakıp ayrılıklara 
Son menzilin hüzün dolu kaşanesindeyim.

Artık veda zamanına pek fazla kalmadı;
Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim..."

dediği noktadayız.

Pişmanlık var mı…?

Belki var..

Ancak  bu kadar vazgeçmişlikten sonra da geriye dönmeyi de asla düşünmüyoruz.

Zira insan hayatında başka değerlerinde olduğunu ve karşımızdakinin gözlerimizin içine baka baka bize yalan söylediğini  görünce  belli bir süredir "Sakin göllerin kuğusuyduk

Salınarak suyun yanağında

Yarılan ekmeğin buğusuyduk.

Gözüm yaşarıyor, yüreğim kanıyor

Olmasaydı sonumuz böyle

Biri saksımızı çiğneyip gitti

Biri duvarları yıktı, camları kırdı

Fırtına gelip aramıza serildi

Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri

Her şeyi kötüledi, bizi yaraladı

Biri şarabımızı döktü, soğanımızı çaldı

Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu

Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor

olmasaydı sonumuz böyle

Gözüm yaşarıyor, yüreğim kanıyor

Olmasaydı sonumuz böyle."

şeklinde bir seçeneğin olduğunu da artık biliyoruz.

"Sevmek bazen vazgeçmektir" şeklindeki son derece yüksek bir idealden "Olmasaydı sonumuz böyle" diye olağanüstü bir karamsarlık içeren noktaya gelmek kolay değil..

Ancak hayat herkese eşit davranmıyor….


Haber : İGFA

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 0 )

    Henüz bir yorum yapılmamış
    Vali Gülden yaralılara ziyaret
    Vali Gül'den yaralılara ziyaret
    Bursalı kadın hentbolcular Avrupada yarı final için avantajı kaptı
    Bursalı kadın hentbolcular Avrupa'da yarı final için avantajı kaptı
    Yerli patent başvuruları 11 binin üzerine çıktı
    Yerli patent başvuruları 11 binin üzerine çıktı
    Bayram dönüşü yoğunluğu
    Bayram dönüşü yoğunluğu
    Fatihte son durum: 1 Ölü, 10 yaralı
    Fatih'te son durum: 1 Ölü, 10 yaralı!

    Çok Okunanlar


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Eren Holdingden fabrika kapatma kararı
      Eren Holding’den fabrika kapatma kararı
    • Rektör Özölçerden BEUN Hastanesine Ziyaret
      Rektör Özölçer'den BEUN Hastanesine Ziyaret
    • Felâketi önleyin
      Felâketi önleyin !
    • Erciyes A.Ş. bayram sevincini pistlere taşıdı
      Erciyes A.Ş. bayram sevincini pistlere taşıdı
    • Düzce Akçakoca da zincirleme trafik kazası
      Düzce Akçakoca'da zincirleme trafik kazası
    • PKK süreci hızlanmalı
      PKK süreci hızlanmalı !
    • Kdz Ereğli Bakkallar ve Manavlar Esnaf Odası Kemal Demirtaş oldu
      Kdz Ereğli Bakkallar ve Manavlar Esnaf Odası Kemal ..
    • Cilas Metal dahili işleme izin belgesi aldı
      Cilas Metal dahili işleme izin belgesi aldı
    • Çanakkale Zaferi
      Çanakkale Zaferi
    • Petrol kumarı
      Petrol kumarı !
    • Kdz. Ereğlide Altın Piyasasında “Sürprizler Olabilir” Uyarısı
      Kdz. Ereğli’de Altın Piyasasında “Sürprizler Olabilir” Uyarısı
    • TTK Armutçukta üretim devam edecek
      TTK Armutçuk’ta üretim devam edecek
    • Kdz.Ereğli Belediyespor yöneticilerine ceza yağdı
      Kdz.Ereğli Belediyespor yöneticilerine ceza yağdı
    • Kdz.Ereğli Belediyespor 52 Orduspor maçı sırasında gerginlik
      Kdz.Ereğli Belediyespor 52 Orduspor maçı sırasında gerginlik  
    • Tazminat parasıyla köpeklere mama aldı
      Tazminat parasıyla köpeklere mama aldı

    Haber Yorumları


    • Ayça
      Velilerşn mağduriyetleri giderilecek mi. Tabiiki hayır peki neden milli eğitim bunun için bastırmadı neden neden neden
    • H BAKİ YÜKSEL
      AHDE VEFA GÖSTERMEYENLERİN SONU BAŞI DERTTEN KURTULMAZ
    • Evlatcuuuuğğmmmm
      Yahu nasıl bir başlık bu..”Azmin zaferi” miş.. Yaw belediye başkanı çıkıyor firmayı halka şikayet ediyor.Pardon da burada olması gerek... DEVAMI
    • Ramo
      Oda birşey mi yöneticilerden biri çıkmış küfür ediyor ha bire taraftara o ne olacak
    • paşa
      Orda bir chpli meclis üyeside var onu niye yazmıyosunuz yoksa bi transfermi olacak akpye ah bu siyaset ahh
    • kenan ş.
      Yıllardır chp ye oy veren bir aile olarak helal olsun derim. Helal olsun dememin nedeni geçtiği parti değil ! chp den istifa etmesidir. Kripto fe... DEVAMI
    • HASAN LİKOĞLU
      ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN ÖRNEK ÇALIŞKAN BİR İNSANDI YAKINLARINA SABIRLAR DİLERİM
    • Baskan ayıp etti
      Baskan 2 kulübe destek vermedi. Oysa onlar kadın futbol liginde şehrimizi temsil ediyor. Ayıp etti . Gencyildiz ve kuzeyyildizi
    • Siptar
      Osmek busmek gibi yerler açmak belediyenin sırtına yüktür oranın dogalgazi elektriği diğer giderleri hep vatandaşın cebinden karsilanmakta... DEVAMI
    • Ayhan Başaraner
      Ben ve ailem suyun ne denli değerli ve sınırlı bir kaynak olduğu bilinci ile çok dikkatli kullanmaktayız. Buna bağlı olarak aylık ortalama 5... DEVAMI
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
    Detay