ABD/İsrail-İran savaşı Ortadoğu’yu riskli bir bölge haline getirdi.
Aslında petrol bölgelerini doğal riskler taşır. Çünkü dünyanın gözleri bu bölgelerin üzerindedir. Bölgedeki zengin petrol yatakları kimi zaman sıcak savaşlara bile yolaçabilir.
ABD ile İsrail, İran’a saldırıncaya kadar bölgenin bir doğal dengesi ve ilişkileri vardı. Saldırı ve giderek savaşın kronikleşmesi dengeyi bozdu. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması özellikle Avrupa’ya petrol akışının kesintilere uğramasına yolaçtı.
Bu durumdan Türkiye’miz de etkileniyor. Gerçi biz Körfez petrolüne bağımlı değiliz, ama petrol fiyatlarının küresel yükselmesi bizim ekonomimizi de olumsuz etkiliyor.
Bu olumsuz durumun normale dönmesi için ABD-İran savaşının bitmesi gerekiyor. Ancak ABD patentli petrol tröstleri petrol sıkıntısından büyük gelir elde ettikleri için ABD savaş bitirmeye kararlı değil.
Buna İran da sessiz kalmadığı için petrol piyasası derin bir kriz içinde !
Yemen’deki Husilerin, Suudi Arabistan’ın petrol nakil tesislerine saldırıları durumu daha da içinden çıkılamaz hâle getirdi. Husiler bilindiği gibi İran yanlısı ve ABD ile İsrail’e karşılar.
Şu sıralar Mekke Anlaşması’nın bir ayağı olarak Türkiye’nin de Husi saldırılarını müdahil olup olmayacağı sorusu dolaşıyor her yerde.
Teorikman gündemde bu, ama umuyoruz böyle bir şey olmaz. Güzelim ülkemiz bunca sorunu varken bir de ateş çemberinin içine düşmez !..
Ulusal birlik ve beraberliğimizi en çok korumamız gereken bir dönem içinde olduğumuzu unutmamalıyız !..
Yeni Ufuk
Haber :








