FETÖ hâlâ içimizde !..
15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin 10. yılındayız.
Ülkemiz darbe girişimlerine ve darbelere yabancı bir ülke değildir.
Osmanlı’dan bu yana epeyce darbe girişimi ve darbe yaşadık.
1950 sonrası 10’ar yıl arayla yapılan üç darbe, darbeler tarihimizin cumhuriyet dönemindeki satırbaşlarıdır.
Darbecilik antidemokratik bir müdahaledir. Kim yaparsa yapsın sonuçta halk iradesine karşıdırlar. Bu yüzden kabul edilmezler.
FETÖ darbe girişiminin biçimsel bakımdan ötekilerden farklı bir yanı yoktu. Yöntem aynıydı. Ama darbe girişiminin içeriği farklıydı. FETÖ darbe girişimi hem bölücüydü ve hem de dış kaynaklıydı.
FETÖ’nün başı Fethullah Gülen’in darbe girişimini ABD’nın persilvanya eyaletindeki malikanesinden yönettiğini biliyoruz.
FETÖ’nün arkasında ABD vardı kısaca.
FETÖ, siyasal İslamcı bir hareket görünümüne rağmen gerçekte Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan provokotif bir yapıydı.
Bu yapının kurulmasında, iktidarın, en azından başlarda, Gülen’e karşı sıcak bir yaklaşım sergilemesinin de rolü oldu. Bunu zaten iktidarın önde gelenleri de kabul ediyorlar.
FETÖ darbe girişimi halk kitlelerinin inanılmaz cesaret ve özverisiyle atlatıldı. Ama, FETÖ’cülük yine de yenilemedi. Şu sıralar bile devam eden FETÖ operasyonları da bunu gösteriyor…
Bir ülkede nasıl bir rejim olmasına halkın kendisi karar vermelidir. Darbeler halk iradesine karşı hareketlerdir, bu yüzden antidemokratiktirler. Son analizde çözüm değil, çözümsüzlük üretirler
Yeni Ufuk
Haber :