Ereğli’ye ihanet etmeyin !
Erdemir öncesinin Ereğli’si kömürü (Kandilli) çileği ve balığı ile anılan bir kıyı ilçesiydi. Alaplı da Ereğli’ye bağlı bir beldeydi.
Kent, Erdemir’den sonra bu kez çeliğiyle de anılmaya başlandı.
Erdemir öncesi Ereğli; Bartın ve Karabük’ü de içine alan Zonguldak’ın sebze-meyve deposuydu. Zonguldak Ticaret Odası’nın 1930’ta yayınladığı bir yıllığa göre, Ereğli, Zonguldak’ın sebze-meyve ihtiyacının yarıdan fazlasını karşılıyordu.
Bunun yanısıra Batı Karadeniz’in en eski balık üretim merkeziydi. Bunun böyle olması da doğaldı. Çünkü Batı Karadeniz’deki tek doğal liman Ereğli’deydi.
Sanayileşme tarımsal üretimi bitirdi. Dünyaca ünlü Ereğli çileği artık nerdeyse nostaljik bir ürüne dönmek üzere.
Ama, balıkçılık Ereğli’de bugün de varlığını koruyor. Ereğli kıyıları bugün de önemli balık üretim merkezlerinden birisi.
Sanayileşme Ereğli’nin doğal yapısını da değiştirdi. Kıyı kesimlerinde deniz dolduruldu, kumsallar yok oldu. Ereğli halkı yaz aylarında güneşlenmek, denize girmek için kent merkezinden kilometrelerce uzaklıktaki plajlar mevkiine gitmek zorunda kalıyor. Ereğli halkının yaz aylarındaki tek lüksü bu kıyı artık.
Şimdi o kıyının 200 metre açığına balık çiftlikleri kurmak istiyorlar ! Bu olacak şey değildir. Ereğli’yi Ereğli yapan balıkçılık devam ederken ve denize girilebilen açık bir o kıyı kalmışken bu gerçekleri yok sayıp kafes balıkçılığı projesi geliştirmek en hafif tabiriyle Ereğli’ye ihanettir !
Balık çiftlikleri çevre kirliliğiyle ünlü en riskli yatırımlar arasında yer alır ayrıca !
Yapmayın, kıymayın Ereğli’nin son güzelliklerine Ereğli’ye ihanet etmeyin !..
Yeni Ufuk
Haber :