Bir ülkedeki dış ticaret makası açıldıkça, yani ihracat-ithalat arasındaki denge ikincisi lehine bozuldukça döviz dikine hareketlenir. Döviz kurundaki artış da fiyatların/enflasyonun yükselmesine yolaçar.
Ancak, döviz ve altın fiyatları psikolojik etmenlerle de dikine hareketlenebilir.
İmamoğlu operasyonu bunun tipik bir örneğiydi. Operasyon dövizin aşırı derecede dikine hareketlenmesine yolaçtı, MB dövizi tutmak için çok yüksek miktarda rezerv kaybına göz yumdu.
Elindeki TL birikimi olanlar bunu ya dayanıklı tüketim mallarına yatırırlar ya da faize.. Faiz yeterli değilse veya liranın değer kaybetme riski varsa, bu kez birikemler altına ve dövize kayar.
MB, dövizi tutmak için hem faiz yükseltir ve him de piyasaya döviz satar bu durumda.
İmamağlu operasyonundan bu yana böyle bir sarmak içinde piyasa...Siyasette pire zıplasa millet dövize-altına hücum ediyor !
Şu sıralar döviz yine hareketlendi. Bunun nedeni siyaset gündeminin yüklü ve sorunlu olması.
İktidar ile anamuhalefet arasındaki seçim ve anayasa değişikliği anlaşmazlığına ek olarak İBB operasyonlarının dördüncü dalgası, döviz ve altının yeniden dikine hareketlenmesine neden oldu. Dövizdeki hareketlilik fiyatlara yansıyacaktır.
Sorun şu:
Döviz rezervleri eriyen MB’nin elinde döviz hareketliliğine karşı faizden başka silah kalmadı. Faizlerin yükselmesi genel olarak ekonomiyi olumsuz etkiliyor.
Türkiye’nin siyasi istikrara ihtiyacı var. bunun yolu erken seçimdir. Yok o olmayacaksa siyasette tansiyonu düşürecek adımlar atılması gerekiyor.
Kürt sorunu, anayasa değişikliği, İBB operasyonlarının yarattığı belirsizliklerin ekonomiyi kötüye götürmesi engellenemezyoksa...
Yeni Ufuk
Haber :








