Zonguldak

Deniz Yavuzyılmaz binlerce madencinin hayatını kurtardı

Zonguldak Tarih isimli Facebook sayfasının yöneticisi Hayati Yılmaz, TTK'da üretimin durdurulma sürecine yönelik önemli bir paylaşımda bulundu.

Abone Ol

 

Açıklama şöyle:

14 Ekim 2022 tarihinde Bartın'ın Amasra ilçesinde , Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğüne bağlı maden ocağında gerçekleşen ve yeraltındaki 110 işçiden 42'sinin ölmesiyle sonuçlanan olay sonrasında ;Bartın’da madenci yakınları bu zamana kadar görülmemiş bir mahkeme süreci başlattı. Bartın Platformu destek verdi. Destek verenlerin arasında CHP Bölge Milletvekilleri vardı. Bartın CHP Milletvekili Aysun Bankoğlu yapılan eylemlerde en ön saflarda yer aldı. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, elindeki belgelerle konuştu. Hem mesleği, hem Zonguldak’ta büyümesi hem de belgeci milletvekili olması; konunun Türkiye çapında yankı bulmasını sağladı. İşçi aileleri, mahkeme salonlarına doldu taştı. Sanık avukatı Zonguldak Barosundan Çağla Dursun sosyal medyadan linç edildi. İşçi ailelerin acıları feryatları öyle bir duyuldu ki; ABD’den Letony’ya, Panama’dan Umman’a dünyanın dört bir tarafından Türkiye’ye taziye mesajları yağdı. Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, "Kayıplardan üzüntü duydum, acınızı paylaşıyorum" ifadelerini kullandı.

7 Mart 1983 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Armutçuk taş kömürü ocağında meydana gelen grizu patlamasında 103 işçi yaşamını yitirmişti. Böyle bir mücadele olmamıştı. Olay adeta kabullenildi. Ölen işçilere şehit dendi , sessizce gömüldü.

3 Mart 1992 tarihinde Zonguldak'ın Kozlu ilçesindeki taş kömürü ocağında meydana gelen zincirleme patlamalarda 263 madenci yaşamını yitirmiş, 550 madenci yaralanmıştı. Dünya madencilik tarihinin en büyük kazaları arasında yer aldı. Faciada ölen işçilerden 147'sinin cesedi, yer altında devam eden yangınlar nedeniyle günler sonra gruplar halinde çıkarılabildi. Ölen madencilerin cesetleri , madende iken üretime devam edildi. En son 2 madencinin cesedi ise, kazadan 5 yıl sonra, Mayıs 1997'de ocaktan çıkarıldı. Sorumlular ceza almadı. Kimse bu işçiler neden öldü diye sorgulamadı.

Sessizce ağlandı ,sessizce rahmet okundu. Kader dendi , kabullenildi.

17 Mayıs 2010 tarihinde Zonguldak'ta, Karadon Taşkömürü İşletme Müessesesinin işlettiği kömür madeninde grizu patlaması ve oluşan göçükler sebebiyle 30 kişi yaşamını yitirdi. ‘’Ölen öldü , kalan sağlar bizim’’ dendi. Ölen madencilerin girdiği ocakta, birkaç gün sonra vardiya salladılar.

İlk defa Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan maden faciasında 301 madenci hayatını kaybettiği, 162 işçinin yaralandığı kazada isyan edildi. Eylemler yapıldı, mahkemelerde hak arandı. Hatırlarsınız işçi yakınları eylemlerde yerlerde tekmelenmişti.

Bu kazadan sonra TTK’nın Bartın maden ocağında, bu denli ölümlü kaza meydana geldiğinde Soma örnek alındı. Bu zamana kadar olmadığı kadarı , ölen işçi yakınlarının ve Bartın platformunun hak arama mücadelesi başladı. TBMM’de komisyon kuruldu. Komisyon tutanaklarında ihmaller bir bir sıralandı. TBMM kurulan Bartın'da maden kazası komisyon tutanaklarını okudum. En fazla söz alan CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz olmuş. Bartın’daki ölen işçilerin bağlı bulunduğu sendika başkanlarına yüklenmiş. Müfettiş raporlarına rağmen neden tedbir alınmadığı sorgulamış. Hatta komisyonda müfettişlerin kapatma yetkisi olmasına rağmen neden kapatılmadığı sorulmuş.

TBMM Komisyon üç ay görev yaptı. Madenciler ve aileleri ile ilgili kuruluşları dinlemesi ile oluşturulan , başka kazalar yaşanmaması için alınması gereken önlemler, maddeler halinde Meclis Başkanlığına sunuldu.

Bu zamana kadar olan maden kazaları sonrasında bu ilk defa oldu. Kazanın ardından hazırlanan iddianamelerle birlikte, maden yöneticileri, iş güvenliği uzmanları ve diğer sorumlular hakkında dava açıldı. TTK Amasra müessese müdürü Cihat Özdemir de dahil olmak üzere , maden ocağının yönetiminden ve denetiminden sorumlu 24 kişi gözaltına alındı.

TÜBİTAK raporlarıyla tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde tutuklu sanıklar Özdemir, Ekmekçi, Tural ve Soylu hakkında 43 kez "olası kastla öldürme" suçundan toplam 840 yıldan 1050'şer yıla kadar, 4 kez "olası kastla yaralama" suçundan da 4 yıl 16 aydan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Mütalaada, tutuksuz diğer 19 sanığın ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapse çarptırılması istendi. Mahkeme , tutuklu sanıklar TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'e 16 yıl 12 ay, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekçi ve İşletme Başmühendisi Mehmet Tural'a 16 yıl 6'şar ay, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu'ya "bilinçli taksirden" 15 yıl hapis cezası verdi.

Bir devlet kuruluşu olan TTK’ya karşı ilk defa bu denli bir mücadele sergilendi. İş güvenliği bu denli sorgulandı, Ve ilk defa sorumlular bu denli cezalara çarptırıldı. Bunda CHP’nin milletvekilleri Aysun Bankoğlu ve Deniz Yavuzyılmaz’ın katkısı büyüktür.

Fakat anlamadığım şu var.

Bartın’da iş güvenliği sebebi ile meydana gelen kazada bu denli mücadele eden CHP milletvekilleri TTK’nın Zonguldak’taki müesseslerini güvenlik gerekçesi ile kapatmasına karşı durmaları. İş güvenliği ve eğitim sorumlularını hapis yatıran vekiller , şimdi tam tersi müessesleri kapattığı gerekçesi ile İş güvenliği müfettişlerini suçluyor olmaları , çelişki değil mi ?

Belki sorgulanması gereken kapatma yetkisi bulunan iş güvenliği müfettişlerinin , eksikleri görmesine rağmen bu zamana kadar neden bu yetkilerini kullanmadıkları ! 7 Mart 1983’de de, 3 Mart 1992’de ihmaller zinciri ile kazalar meydana gelmişti. Neden yetkilerini kullanmadılar ?

Mesela sorgulanması gereken 2025 yıllında eksikleri tespit eden müfettişlerin, daha o gün neden kapatmadığı ! Bir süre verildi ise ; bu süre zarfında neden problemin düzeltilmediği. Mesela Bartın’da ödenek geldiği halde bu para başka yere kullanılmıştı. Sonucu onca insanın canına mal oldu. Bu geçen bir sene içinde bu denli ölümlü kaza yaşansa idi; Sorumlu kim olacaktı ? Deniz Yavuzyılmaz elindeki belgeleri ile yine çıkıp ‘’ rapora rağmen neden müfettişlerin yetkilerini kullanılmadığını televizyonlarda bas bağır anlatmayacak mıydı ?

Sorumlu kim ? Kapatma yetkisi olmasına rağmen üretime devam etmesine müsaade eden müfettişler mi yoksa eksikleri gidermeyen Müessese yetkileri mi ! İşçi sağlığına önem vermeyen ve kapatma kararını mahkemeye sunan sendika mı yoksa kapatma kararını onaylayan bakanlık mı ?

Diyeceğim o ki : maden ocakları kazalarında ilk defa, Bartın’da ciddi yargılanma yaşandı. Sorumlular hapis cezalarına çarptırıldı. Bunun sonucudur , TTK’nın bugün üretimin durdurulması. Bartın’da verilen cezalar nedeni ile müfettişler ilk defa yargılanma korkusu yaşadı. Kim 1050 yıl ile yargılanmak ister ki ?

Dolayısı ile sebep Bartın’daki kazadır. İlk defa maden kazalarında olası kast arandı. TTK yetkilileri kelepçe ile götürüldüğü mahkemede sanık sıfatı ile yargılandı. Bilinçli taksirle adam öldürme ile suçlandı.

Bu zamana kadar hiçbir Zonguldak milletvekili TTK’da iş güvenliğini bu kadar sorgulamamıştır. TTK’da üretimin durdurulması ‘’aslında ‘’ Deniz Yavuzyılmaz’ın başarısıdır.

 


Haber : 

Abone Ol