PKK ile “Kürt Sorunu” aynı şey değildir.
PKK, bir terör örgütüdür, sanal hedefi de Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgesini vatandan ayırmak/kopartmaktır.
Kimin adına peki ?
Onu ta baştan beri destekleyen, besleyen emperyalist ABD adına !
Bu kimliğiyle PKK vatan haini bir örgüttür de.
“Kürt Sorunu” ise, Kürt etnistinin bazı taleplerini içeren bir sorundur. Bu taleplerin içinde otonomi ya da bağımsızlık gibi radikal siyasi talepler yok. Kürt taleplerini bugün DEM partisi temsil etmektedir.
Apo, PKK’nın “kurucu önderi” olarak sürecin içinde. İki süreci şeklen tek sürece dönüştüren neden de bu.
Apo, PKK’nın tasfiyesi için devletle işbirliği yapıyor. Onun işbirliği sonucu PKK kendisini feshetti ve silah bırakabileceğini bir silah yakma şovu ile gösterdi.
PKK’nın tasfiyesi için kurulan Süreç Komisyonu şu sıralar nihai raporunu tamamlamak üzere. Rapor daha sonra mecliste görüşmeye açılacak.
Suriye’de PKK tasfiye ve etnik talepler sürecine girdi. PKK şu sıralar elinde tuttuğu toprakları Suriye makamlarına teslim ediyor. Bu süreç kılçıklı bir süreç de olabilirdi, ancak herşeyi kontrol eden ABD, PKK’nın arkasından çekilince PKK’nın Kuzeydoğu sınırımızdaki bir coğrafyada otonomi ilan etmesi projesi de suya düştü.
PKK şu veya bu şekelde hem Suriye’de ve hem de Irak/Türkiye’de tasfiye olacaktır.
Kandil’in tasfiyesinin hızlanması için gerekli koşullar var. Bu yüzden Süreç Komisyonu’nun raporunu hızla tamamlanıp meclise aktarılması gerekiyor.
Bazı radikal milliyetçi partiler PKK Sürecine karşı çıkıyorlar, ama çözüm de üretemiyorlar. Bunlara sormak gerekiyor: 50 küsur yıldır PKK sorununu çözemedik. Önümüze gelen fırsattan da yararlanamazsak ne zaman çözeceğiz peki ?!..
Yeni Ufuk
Haber :



















