Politika

Aynı tablo !

Her Eylül’de okullar açılırken aynı tabloyla karşılaşırız:

Abone Ol

Eğitim masrafları bir yıl öncesine göre biraz daha büyümüştür, buna karşılık halkın çoğunluğunun bütçesinin eğitim faslı aynı oranda büyümemiştir.

Aradaki fark her yıl geçim sıkıntısını biraz daha ağırlaştıran bir faktöre dönüşür.

Bu yıl da aynı şey oldu. Geliri giderine zaten denk olmayan halk kitleleri yeni bir yükle sarsıldılar.

Bu sorun temelde ekonomik-parasal bir sorundur. En dipte de enflasyonun dizginlenemeyişi yatar.

Üretim-tüketim, gelir-gider, dış-alım-dışsatım sapmalarının acısını sonuçta yoksul halk kitleleri çeker.

Üretken bir ülke/toplum değilseniz bu sorunu çözmek nerdeyse imkansızdır. Kemerler ne kadar sıkılırsa sıkılsın, son analizde, refaha ulaşmak kemer sıkmakla mümkün olmaz. Üretmek gerekir.

Cari açık veren bir ülkeyiz, yani dışarıya sattığımızdan daha fazlasını ithal eden bir ülkeyiz. Bu, döviz kaybı/açığı demektir. Açık, dövizde de arz-talep sapması yaratır, sonuçta döviz fiyatı ile birlikte enflasyon artar.

Şu sıralar döviz yine baskılanıyor, ama bunun da bir sınırı vardır.

Eğitim tüm çocukların ve gençlerin hakkıdır. Kaliteli bir eğitim olanağı yaratmak ise devletin/iktidarın görevidir. Bu görev layıkıyla yapılamıyorsa bunun nedenlerini ortadan kaldırmak da devletin/iktidarın görevidir.

Halk merak ediyor:

Eğitim yılına ne zaman sıkıntısız girilecek acaba ?..

Yeni Ufuk


Haber : 

Abone Ol