Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Kdz.Ereğli Belediyespor yöneticilerine ceza yağdı
  TTK Armutçuk’ta üretim devam edecek
  Kdz. Ereğli’de Altın Piyasasında “Sürprizler Olabilir” Uyarısı
  Başkan Demir: "Prosedürler tamamlandı. 1-2 ay içerisinde başlanacak"
  Son Dakika.. Merve Kır Müftüoğlu CHP’den istifa etti
  Bakan Gürlek: “Göçükle ilgili soruşturma başlatıldı”
  Zonguldak’ta maden ocağında göçük: 3 işçiye ulaşılmaya çalışılıyor
  TTK Armutçuk Müessesesi davası ertelendi
  Son Dakika.. Bakan Tunç ve Bakan Yerlikaya görevinden alındı
  Şenol Azman yoğun bakıma alındı
05 Mart 2026 Perşembe
  1. Gündem

Özgür Özel: Asgari ücret 30 bin lira olmalı

 Yayınlanma : 13-12-2025 | 07 : 15 01
 Güncelleme : 13-12-2025 | 07 : 15 01
Özgür Özel: Asgari ücret 30 bin lira olmalı
        

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Her 100 kişiden 55'i asgari ücret alıyor. Gerçek enflasyon yüzde 60 iken yüzde 30 çıkarıyor. Yoksulluk sınırı 98 bin lira. Asgari ücret 30 bin lira olması gerekiyor. bir tiyatro yapacaklar ve 27 - 28 bin liralık bir asgari ücret belirleyecekler." dedi.ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İlke TV canlı yayınına konuk oldu. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren 2026 yılı bütçe teklifi hakkında, "Bir kez daha hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu hafta aslında Meclis'te bütçe görüşmeleri Genel Kurul aşamasına geçti. Bundan önceki cumartesi günü de Bütçe Hakkı Mitingi vardı, Ankara Tandoğan'da. Çok anlamlı bir mitingti. 70'in üzerinde bileşen, bütçe hakkı için bir araya geldiler. Ben de o mitinge katıldım. Hem emeklinin, hem emekçinin bütçe hakkı savunuluyordu. Tabii o çerçeveden bakınca zaten bugün Meclis'te yapılanlara bütçe görüşmesi demek zor" dedi. Özel, şöyle devam etti: "MECLİS GENEL KURULU ONLARA GÖRE DEKOR OLDU" "‘Yani bir meclis kurulmuş da sonra bütçeyi yapsın diye komisyon kurulmuş, o da bütçe yapmış' diye bir şey yok insanlık tarihinde. Magna Carta, tek adamın vergiyi tek başına belirleyemeyeceğini yazıya dökmesiyle, insanlık tarihinin en önemli kazanımının ilk somut adımıdır. O günden itibaren devletin vergi alan sağ eliyle dağıtan, şefkatli sol elinin dengesine meclisler karar verir. Önce 1215'te bir yazı olarak kazanım oldu. Devamında 17'nci yüzyılda damgasını vuran ‘temsil yoksa vergi de yok'... Yani bir mecliste temsil edilmiyorsam vergi de vermem. İngiliz parlamentosu, Fransız ihtilaliyle Fransız parlamentosu ve bizde biraz daha geç olmakla birlikte önce bütçe hakkı elde edildi, sonra onun konuşulacağı yere çatı yapıldı. Oraya meclis dendi. Meclisten önce kazanılmış bir hak bu. Ama şimdi Meclis'te görüşülüyor, 12 gün sonra bitecek. Diyelim ki 600 milletvekili reddetti bütçeyi. Bütçe, geçen senekinin üzerine yeniden değerleme oranı konup devam edecek Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ve tek adam rejiminde. Neden? Çünkü OHAL'de değiştirdikleri anayasaya bunu koydular. ‘Eğer bütçe geçmezse bir önceki bütçeye yeniden değerleme oranı konulur. Ona göre hükümet devam eder.' Düşünün ki milletin meclisinin tamamı bütçesini reddetmiş… Normalde bütçesi geçmeyen hükümetler dünyada düşer, yerine yenisi konulur. Türkiye siyasi tarihinde de örnekleri var. Ama maalesef bütçenin göstermelik bir şey olduğu, yani artık bizim Meclisimiz onlara göre, onların getirdiği rejime göre bir dekor orası, Genel Kurul salonda. Milletvekilleri oyuncu, halk seyirci, demokrasi de adeta orada atılan bir tirad. Yoksa bir karşılığı yok. Önce bu tespiti yapmak lazım." "BU BÜTÇE ‘-MIŞ GİBİ' YAPAN BİR BÜTÇE" "Devamında; bu bütçe nasıl bir bütçe? Bu bütçe ‘-mış gibi' yapan bir bütçe. Bu bütçe aslan payını iktidarın, iktidarın önceliklerinin; işte büyük holdinglerin, şirketlerin, onların vereceği vergilerin affedildiği veya büyük teşviklerin, Kamu - Özel İşbirliği'ne büyük paraların, Yap - İşlet - Devret'lere büyük paraların aktarıldığı ama emeğin, emekçinin ve emeklinin hakkını alamadığı bir bütçe bu. Tabii bugün 16 bin lira en düşük emekli maaşından, 22 bin lira asgari ücretten bahsediyoruz. Geçen sene AK Parti, kendi pratiğini ki o pratik de gerçekleşen bir pratik değil ama hep şunu söylüyordu; ‘Biz asgari ücretliyi enflasyona ezdirmiyoruz.' Nasıl ezdirmiyorsun? ‘TÜİK, bir enflasyon belirliyor ve biz enflasyon kadar zam veriyoruz.' Bir kez TÜİK enflasyonu belirlemiyor, orada enflasyon üzerinden manipülasyon yapıyor. Gerçek enflasyon yüzde 60 iken yüzde 30 çıkarıyor. Zaten sen oradan, emekten bir şeyler çalıyorsun. Ama geçen sene TÜİK'in, ben ‘Tayyip Erdoğan'ı Üzmeyen İstatistik Kurumu' diye kısaltıyorum onu, onun rakamlarıyla da enflasyonu vermediler. Neyi verdiler? Beklenti enflasyonunu verdiler. Yani karnede sınavda aldığı notu değil de sınava girmeden önce umduğu notu veriyor. Böyle bir eğitim sistemi, böyle bir puanlama sistemi var mı? ‘Ben enflasyonu yüzde 20'ye düşürecektim, beceremedim yüzde 40 oldu. Sana 40 vermiyorum, 20 veriyorum.' Önce düşür, sonra onu ver. Öyle olunca zaten gitgide gerçek enflasyon karşısında eriyen asgari ücret geçen sene ağır bir yara almıştı ve 22 bin lirada kaldı. Aslında 30 bin lira olması gerekiyordu. Şimdi bu 22 bin lira üzerine, bugün işte artık nihayet Türk-İş'in de katılmayı reddettiği Asgari Ücret Komisyonu‘nda oturup bir tiyatro yapacaklar ve 27 - 28 bin liralık bir asgari ücret belirleyecekler." "BUGÜNE KADAR KATILMALARI YANLIŞTI" (Asgari Ücret Tespit Komisyonu'na TÜRK-İŞ'in katılmaması hakkında) "Doğru buluyorum ama bugüne kadar katılmalarını da yanlış buluyorum. Bu kadar adaletsiz bir komisyona bugüne kadar katılmaları yanlıştı. Bu seferki doğru. Ümit ediyorum bundan sonra belirlenecek asgari ücrete ki bir küçük parantez açayım, Türkiye'de konfederasyonların şöyle bir yanılgıları var veya sorumluluğu üstlerinden atıyorlar. Konfederasyon derken DİSK öyle yapmıyor ama TÜRK-İŞ özellikle şöyle yapıyor; ‘Asgari ücret benim işim değil ki' diyor. ‘Bende işçi zaten asgari ücret almıyor.' Doğru. Ama asgari ücret, Türkiye'de temel ücret oldu. Neredeyse kayıt dışı çalışanları da katarsanız ortalama ücret oldu. En büyük toplu sözleşme. Her 100 kişiden 55'i asgari ücret alıyor. Almanya'da asgari ücret, bir yıl alınan kıdemle hızla uzaklaşılan bir ücretken Avrupa'da öyle bir ücretken Türkiye'de temel ücret. Asgari ücrete gelen zam oranı bütün ücretlere neredeyse aynen yansıyor. Yani asgari ücretin iki katı maaş alan için bile asgari ücretin nasıl belirlendiği, onun alacağı zam açısından çok önemli. Böyle bir fiiliyat var Türkiye'de. Şimdi böyle olunca bu asgari ücret meselesinde bir kez TÜRK-İŞ'in oturmaması doğru. Bütün sendikaların birden bunu kendi meseleleri yapmaları lazım. Çünkü bütün ücretlere yansıyor. Asgari ücret eğer 27 bin, 28 bin lira olacaksa bu bir yıl önce hak edilen asgari ücretin bile altında. 30 bin lira olması gerekiyor 28 binde. Bu tarihin en büyük emek hırsızlığı. Bunun karşılığında bir de emekli maaşına yapacakları zammı da düşünürseniz, o da 16 bin liranın üzerine gelecek zamla 20 bin lira gibi bir şey olması bekleniyor. Bugün için ilk kez tarihte asgari ücret verildiği gün açlık sınırının altında olacak. En düşük emekli maaşı da verildiği gün açlık sınırının üçte ikisi seviyesinde olacak. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ben meydanlarda soruyorum. İşte, yoksulluk sınırı 98 bin lira. O da TÜRK-İŞ'in rakamları. Kocam meydanda yedi, sekiz kişi çıkıyor evine 98 bin liradan fazla maaş girenler. Bir maaş, iki maaş, üç maaş. Herkes tek bir asgari ücretle geçiniyor ve açlık sınırının altında. O yüzden de ‘Bu büyük bir sosyal patlamaya, sosyal infiale sebebiyet verir' dedim. Neye göre dedim? Sokakta gördüğüm tansiyona göre, meydanda gördüm tansiyona göre." "TATBİKAT GÖRÜNTÜSÜYLE ACINACAK HALİMİZE GÜLDÜK" (Grev yasakları için) "Evet, bu örgütlü tepkiyi bastırmaya yönelik bir iş. Bütün Türkiye'de askeri darbe dönemlerini, sıkıyönetim dönemlerini aratmayacak bir şekilde. Yani hiçbir şey yokken ortada... Yani bazen hani anlamıyorum ama hani onları anlamak isteyeyim. Olağanüstü şartlar olur da çok büyük travmaların olduğu günlerde de ne bileyim 15 Temmuz darbesinden bir ay sonra da grev olur, ‘Dur kardeşim, şimdi zamanı değil' dersin. Veya böyle büyük toplumsal olaylar vardır. Türkiye belli bir sanayi koluna çok ihtiyaç duyuyordur, o milli güvenlik meselesidir. Ne bileyim işte top dökeceksindir de demir - çeliki durduruyordur adam. ‘Dur kardeşim savaşın içindeyiz, top dökeceğim. Demir - çelik durmaz; milli güvenlik…' Hiçbir şey yok ortada. Milli güvenliği tehdit diye bütün grevleri erteliyorlar. Bu anayasadaki yetkinin, zaten olmaması gereken bir yetkinin suistimali, kötüye kullanımı. Ercüment Bey biraz önce söyledi. Bugün acınacak halimize tebessüm ettik. Kahramanmaraş'ta tatbikat yapıyorlar, ‘Efendim işçiler ayaklanırsa, grev yaparsa çevik kuvvet bunu nasıl bastıracak?' Bunun tatbikatını yapıyorlar. Ama bunların hepsi örgütlü bir eylemliliğe karşı yapılan iş. Benim bahsettiğim bir sosyal patlama. Yani insanların artık burasına gelmiş, hatta daha da burasına gelmiş ve boğulmak üzere. "SOKAKTAKİ ÖFKEYİ BEN DAHA ÖNCE GÖRMEDİM" "Mesela sosyal patlamanın ilk basamağı şudur: Bir asgari ücretli bir yerde çalışıyordur. Gün boyunca ter döküyordur lokantada, mesela servis yapıyordur. O 22 bin lira maaş alacaktır. Bir beyefendi gelir, öğlen yemeğinde 22 bin lira hesap öder, gider. Bu o asgari ücretlinin içine dokunur. ‘Ya ben bir ay sabahın köründen akşamın bir vaktine kadar burada ter döküyorum. Benim aldığım maaş burada…' Bu başka bir şey. Bundan ciddi bir rahatsızlık duyar. Ama bir de o kişi evdeki çocuğunun karnını doyuramıyorsa, okula gönderdiği çocuğunun beslenme çantasına bir şey koyamıyorsa veya bir baba evladının bu durumundan dolayı sürüklendiği bunalımı veya aklından geçenleri düşünüyorsa o vakitten sonra o toplumda ne olacağını öngöremezsiniz. Ben bunu çok samimi bir şekilde söylüyorum. Ben yıllardır sokakta siyaset yapan birisiyim. Bir Genel Başkan olarak da herhalde benim kadar sokakta olan yoktur. Ben sokaktaki öfkeyi daha önce görmedim. Açık açık da söylüyorum bu vakitten sonra bu insanlara böyle asgari ücrette, en düşük emekli maaşında alay edecek ve artık sürdüremeyecekleri yani laf olsun diye değil gerçekten bıçak kemikte. Bu insanlar, sohbet ettiğin herkes diyor ki… ‘Nasıl geçiniyorsun?' ‘Borçla.' ‘Nasıl döndürüyorsun?' ‘O karttan bu karta.' Artık kart da vermiyorlar. Hepsi patladı. Tefecilerin bu kadar çok olması, İstanbul'da çetelerin bu kadar çok olması, insanların sanal bahise yönelmesi… Hiçbirisini mazur görmüyorum ama hiçbirisi de kendiliğinden olan şeyler değil. Bunların ekonomik ve sosyal altyapısı var. Bu ülkeyi yönetenler şunun farkında değiller: Bu vakitten sonra artık bu insanlar ‘Eskiden ayda üç kere dışarıda yemek yerdik, şimdi bir kere yiyebiliyorum', ‘Efendim ayakkabılarımı eskiden pençe yaptırmazdım, şimdi pençe yaptırıp giyiyorum', ‘Bu sene bir palto alamadım' değil. Bu değil adamın derdi, karnını doyuramıyor." "YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR" (Erdoğan'ın işverenlere ‘Elinizi taşın altına koyun' şeklindeki sözleri hakkında) "Erdoğan'ınki bir kere şöyle: Yavuz hırsız ev sahibini bastırır, deyim yerindeyse. Bir kere şöyle bir şey var. Asgari ücreti belirleme meselesinde son sözü kim söylüyor? Kim söylüyor, kamu otoritesi söylüyor. Her şeyin sorumlusu sensin de bunun sorumlusu mu işveren? Bu diyor ki ‘Ben asgari ücreti bu kadar belirliyorum ama' dilinin altındaki, bu asgari, sen üstünü ver. Ya nerede? Bir kere bu ülkede bir gerçeklik de var, bunun da altını çizeyim. Bazı sektörlerde asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok fazla. Bu olacak iş değil. Ama neden? Açmaz. Satranç da nasıl olur? Son hamleden dolayı artık açmaz olmaz. Oyun baştan beri yanlış kurulduysa açmaz olur. Şimdi tekstilde Mısır'daki asgari ücretle rekabet edecek adam ama verdiği asgari ücretle Türkiye'de geçinecek birisi. Öyle bir durum var ki alan için çok düşük, veren için çok fazla. Bunun için burada hükümetin devreye girip ki biz kanuni teklifimizi de sunduk. Sektöre ve çalışan sayısına göre örneğin tekstilde çalışan işçiler için 10 bin 140 lira, ya da 1-10 arasındaki küçük esnaf için 10 bin 140 lira. Bir gruba 8 bin 101, bir gruba 5 bin 400 lira sosyal güvenlik primi desteği vaat ediyoruz. O da şu, eğer tekstilde belli bir sayının altında işçi çalıştırıyorsa 10 bin 140 lira eksik sigorta ödüyor. Asgari ücret veren için 28 bin lira, alan için 39 lira oluyor. Devlet yapacaksa bunu yapacak. Erdoğan çıkmış, ‘Kefenin cebi yok…' Yani, ‘Ben asgari ücreti 28 bin lira belirledim ama varsın onlar 35 lira versin.' Hangi sermaye, hangi işveren? Bir de bu piyasa ve rekabet şartlarında böyle babasının hayrına asgari ücrete zam yapar. Yok öyle bir şey. Sorumluluktan kaçmak için meseleyi karşıya yansıtıyor. Siyasi bir akrobasi yapıyor. Buna milletin karnı tok."


Haber : İGFA

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 0 )

    Henüz bir yorum yapılmamış
    Milletvekili Bozkurt, Adalet Bakanı Gürlekin iftarına katıldı
    Milletvekili Bozkurt, Adalet Bakanı Gürlek’in iftarına katıldı
    Huawei küresel müşterileriyle 115 Endüstriyel Zekâ Vitrini yayınladı
    Huawei küresel müşterileriyle 115 Endüstriyel Zekâ Vitrini yayınladı
    Huawei Li Peng: 5G-A ve AI ile Agentik internet çağına doğru hızlanma
    Huawei Li Peng: 5G-A ve AI ile Agentik internet çağına doğru hızlanma
    İzmir Büyükşehirin iftar sofrası Foçada kuruldu
    İzmir Büyükşehir'in iftar sofrası Foça'da kuruldu
    Huawei, otonom ağ işletme ve bakımı alanında çığır açarak sektörün ilk kampüs L4 ADN Çözümünü tanıttı
    Huawei, otonom ağ işletme ve bakımı alanında çığır açarak sektörün ilk kampüs L4 ADN Çözümünü tanıttı

    Çok Okunanlar


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Milletvekili Bozkurt, Adalet Bakanı Gürlekin iftarına katıldı
      Milletvekili Bozkurt, Adalet Bakanı Gürlek’in iftarına katıldı
    • TTK Armutçukta üretim devam edecek
      TTK Armutçuk’ta üretim devam edecek
    • Kdz.Ereğli Belediyespor yöneticilerine ceza yağdı
      Kdz.Ereğli Belediyespor yöneticilerine ceza yağdı
    • Ali Boztaş vefat etti
      Ali Boztaş vefat etti
    • Erdemir 60. yılına Özel Endüstri Bölgesi olarak giriyor
      Erdemir 60. yılına Özel Endüstri Bölgesi olarak giriyor
    • Kdz.Ereğli Belediyesi üç köye daha su verecek
      Kdz.Ereğli Belediyesi üç köye daha su verecek
    • Şenol Azman yoğun bakıma alındı
      Şenol Azman yoğun bakıma alındı
    • Son Dakika.. Bakan Tunç ve Bakan Yerlikaya görevinden alındı
      Son Dakika.. Bakan Tunç ve Bakan Yerlikaya görevinden ..
    • Bakanlıkta iki üstdüzey yetkili görevden alındı
      Bakanlıkta iki üstdüzey yetkili görevden alındı
    • TTK Armutçuk Müessesesi davası ertelendi
      TTK Armutçuk Müessesesi davası ertelendi
    • Son Dakika.. Merve Kır Müftüoğlu CHPden istifa etti
      Son Dakika.. Merve Kır Müftüoğlu CHP’den istifa etti  

    Haber Yorumları


    • Ayça
      Velilerşn mağduriyetleri giderilecek mi. Tabiiki hayır peki neden milli eğitim bunun için bastırmadı neden neden neden
    • H BAKİ YÜKSEL
      AHDE VEFA GÖSTERMEYENLERİN SONU BAŞI DERTTEN KURTULMAZ
    • Evlatcuuuuğğmmmm
      Yahu nasıl bir başlık bu..”Azmin zaferi” miş.. Yaw belediye başkanı çıkıyor firmayı halka şikayet ediyor.Pardon da burada olması gerek... DEVAMI
    • Ramo
      Oda birşey mi yöneticilerden biri çıkmış küfür ediyor ha bire taraftara o ne olacak
    • paşa
      Orda bir chpli meclis üyeside var onu niye yazmıyosunuz yoksa bi transfermi olacak akpye ah bu siyaset ahh
    • kenan ş.
      Yıllardır chp ye oy veren bir aile olarak helal olsun derim. Helal olsun dememin nedeni geçtiği parti değil ! chp den istifa etmesidir. Kripto fe... DEVAMI
    • HASAN LİKOĞLU
      ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN ÖRNEK ÇALIŞKAN BİR İNSANDI YAKINLARINA SABIRLAR DİLERİM
    • Baskan ayıp etti
      Baskan 2 kulübe destek vermedi. Oysa onlar kadın futbol liginde şehrimizi temsil ediyor. Ayıp etti . Gencyildiz ve kuzeyyildizi
    • Siptar
      Osmek busmek gibi yerler açmak belediyenin sırtına yüktür oranın dogalgazi elektriği diğer giderleri hep vatandaşın cebinden karsilanmakta... DEVAMI
    • Ayhan Başaraner
      Ben ve ailem suyun ne denli değerli ve sınırlı bir kaynak olduğu bilinci ile çok dikkatli kullanmaktayız. Buna bağlı olarak aylık ortalama 5... DEVAMI
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
    Detay