Körfez ülkeleri ile Ortadoğu’daki diğer ülkelerde bulunan ABD üslerinin o ülkeler için gerçekte birer saatli bomba olduğu son İran saldırıyla bir kez daha kanıtlandı.
İran’ın elinde binlerce kilometre ötedeki ABD’yi vuracak menzile sahip füzeler yok. Bu yüzden ABD’ye, bölgedeki üslerini vurarak misilleme yapıyor.
İran’ın vurduğu ülkelerin hemen tümü İslami
kurallara göre yönetilen ve hatta İran ile mezhepsel bağı da olan ülkeler !
Yani, İran’a yönelik İsrail-ABD saldırıları bölgedeki Müslüman ülkelerin savaşa istemeyerek de olsa müdahil olmalarına yolaçtı.
Türkiye’de de ABD üsleri var. Ancak, Türkiye’nin daha baştan İran’a sahip çıkan ve İsrail’e tavır alan tutumu İran tarafından doğru değerlendirilerek topraklarımızdaki ABD üslerinin hedef alınmasını önlüyor.
Erdoğan’ın bir satranç ustası inceliğiyle yürüttüğü politikaları sonucu, Türkiye’nin bölgedeki dokunulmazlığının bir kez daha altı çizildi. Türkiye, barışçı ve dengeleri iyi gözeten konumu ile Ortadoğu’da biraz daha güç kazandı.
Şu var ki İsrail’in ne yapacağı belli olmaz ! Netanyahu’nun Türkiye düşmanlığı bilinmeyen bir şey değil. netanyahu’nun avunturist tutumuna karşı yine de dikkatli olmamız gerekiyor. Kaldı ki Trump da güvenilir biri değil !
İsrail-ABD saldırıları İran’a büyük zarar verdi. Ancak saldırılar İran’da bir rejim değişikliğine yolaçabileceği iddiaları hâlâ soyut iddialar ! Bunun tam tersinin de olabileceği, özellikle Hamaney’in öldürülmesinin İran'da halkın rejim etrafında birleşmesine de yolaçabileceği güçlü bir olasılık..
Eğer öyle olursa İran rejimi daha da güçlenmiş olarak savaştan çıkacaktır.
Yeni Ufuk
Haber :





















