Biyolojik yaşlılığın sınırı konusunda Tıp dünyasında tartışmalar yapılıyor. Şimdiye kadar tüm dünyayı kapsayan bir takvim tarihinde buluşulamadı ama, her ülkenin bir yaşlılık sınırı var yine de.
Türkiye’de yaşlılık sınırı 65’te başlıyor. Emeklilik yaşı da 65.
Buna göre bir emekçi, prim gününü doldurmasına rağmen örneğin 64 yaşında emekli maaşı alamıyor, 65 yaşına girmesi bekleniyor.
Buna rağmen emeklilerin 6 ayda bir zamlanan maaşları gitgide küçülerek 20 bin liraya kadar geriledi. O 20 bin liraya da ancak bu yıl ulaşılabildi.
Açlık sınırı ise 31 bin liraya çıktı. Yoksulluk sınırı 100 bin lirayı aştı.
Bazı çevreler iktidarın gitgide popüler bir meslek haline gelen kuryeliğin yaş sınırını 69’e yükseltmesini emeklilere yeni bir iş kapısı olarak niteliyor.
Bu iddia pek inandırıcı değil. Çünkü biliyoruz ki motosikletle yapılan kuryelik gençleri bile zorlayan bir meslek. 65 yaşında birisinin motoruna atlayıp kapı kapı kebap servisi yapması pek akla yakın değil.
Ama imkansız da değil ! Talep olmasa iktidar böyle bir karar almazdı. Kuryeliğin yaş sınırının 65’in üzerine çıkartılması akla emeklileri getiriyor ister istemez…
16 milyon emekli ortalama 24 bin liralık maaşları ile açlık sınırının altında yaşıyor. Tümü kuryelik gibi sportif özelliğe sahip bir işin üstesinden gelemeyeceği için bu yeni imkandan da yararlanamayacak ne yazık. Pazarlarda mendil, boncuk satmayı sürdürecek. Hareket kabiliyetini yitirmiş olanlar bunu da yapamayacak ve yapamıyor da zaten !
Soruyoruz: emeklilere reva görülen bu yürek sızlatan durum ne zaman düzelecek ?
Yeni Ufuk
Haber :





















