Dünya Emekçi Kadınlar Günü güzelim ülkemizde bu kez de TV ekranlarında Feminist etiketle sunuldu.
Dünya Emekçi kadınlar Günü’nün Feminizm ile teorik ilgisi vardır, ama işin içine bu kez emek girer.
Feminizm kadın-erkek eşitliğini temel alır, daha çok cins ayrımcılığına karşı bir harekettir. Toplumsal derinliği yoktur.
Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün ise, eşit işe eşit ücret temelinde yürütülen sosyal bir derinliği de vardır. Cins ayrımcılığının emek alanındaki provokasyonun bir tepkidir 8 Mart.
Bir başka deyişle kadın emekçilerin erkeklerle aynı işi yaptıkları halde kadınlara düşük ücret ödeyen patronlara bir toplu itirazdır. Burada cins değil, emek hakkı savunulur somut olarak ! Kadın-erkek eşitliği mücadelesi tüm dünyada demokratik devrimlerle sahneye çıktı. Feodalizme karşı özgürlük bayrağını açan burjuvazi, zaman içinde emekçilerin mücadelesi sonucu kadınlara hak ettikleri özgürlükleri tanıdı.
Ama kadınlar kağıt üzerinde sahip oldukları haklarını hayata geçirmek için yine de mücadele etmek zorunda kaldılar, hâlâ da ediyorlar…
Türkiye bu konuda birçok Avrupa ülkesinin önünde yeraldı. Örneğin Türkiye’de kadınlara oy hakkı 1934 yılında tanınırken, ilk demokratik devrimi yapan İngiltere’de kadınlara oy hakkı 1943’te verilebildi !
Yeni Ufuk
Emekçi Kadınlar Günü’nü selamlıyoruz !..
Haber :





















